Tehlike dolu sessiz bekleyiş

0
31
Ankara Altındağ

Ankara Altındağ’daki Lider Mahallesi’nde yaşanmış olan olayların peşinden koca bir mahalle adeta sessizliğe gömüldü. Mahallenin derhal her noktasında saldırıların izine rastlamak olası. Evlerinden çıkamayan Suriyelilerin vehamet dolu sessiz bekleyişleri ise sürüyor.

Ankara’da bir yurttaşın öldürülmesi ile sonuçlanan kavganın peşinden önceki gün Altındağ ilçesine bağlı Ulubey, Lider ve Battalgazi Mahalleri’nde yaşayan Suriyeli mülteciler, saldırıya uğradı. Ev ve iş yerlerine hücum eden ırkçı öbek, ara sıra tekbirler getirdi. Suriyeli sığınmacılara dönük ırkçı sloganların da atılmış olduğu saldırıda, birtakım sığınmacıların yaralandıkları görüldü. İş bölgeleri de basılan sığınmacıların bir kısmı, yaşadıkları mahalleleri terk etmek mecburiyetinde bırakıldı.

EVLERİNDEN ÇIKAMIYORLAR

Saldırının gerçekleştiği mahalleler, sabahın ilk ışıklarından itibaren polis ekipleri tarafınca çevrildi. Derhal her sokağın başlangıcında bekleyen polis ekipleri, ara sıra araçları ve yayaları durdurarak hüviyet kontrolü yapmış oldu. Saldırıya uğrayan mahallelerde, mahallelerini terk etmeyen Suriyelilerin evlerinden de çıkmadıkları görüldü. Dükkânları ve evleri zarar kabul eden sığınmacıların, saldırının izlerini bile silemedikleri göze çarptı.

DÜKKÂNLARI AÇAMADILAR

Tehlike ve kaygı içinde sokak aralarında yaşananları izleyen sığınmacılardan dükkânları zarar görenler de ertesi gün kepenklerini açmadı. Birtakım dükkânlar beyaz brandalarla kapatılırken birçoğunda hiç bir tedbir alınmadı. Dükkân sahiplerinin tekrar saldırıya uğrama korkusuyla dükkânlarını açmadıkları konuşuluyor. Suriyelilerin yanı sıra bölgedeki birçok esnaf ve hatta zincir marketlerin de kepenklerini açmaması dikkat çekiyor.

Suriyeli sığınmacıların yoğun olarak yaşamış olduğu Ulubey, Lider ve Battalgazi Mahalleri’nde, saldırıya uğrayan dükkânların yanında işyerleri olan mahalle sakinleri, kendi dükkânlarını branda üstüne yazdıkları yazılarla korumaya çalıştı. Dükkânlarına gelen esnaf, üstünde, ay ve star çizili olan ve “T.C. Türk Dükkânı” yazan brandaları dükkânlarının ön cephesine astı.

Saldırıda evleri zarar kabul eden sadece polis ekiplerinin mahalleyi ablukaya almasının peşinden bir tek balkona çıkabildiğini söyleyen bir Suriyeli mülteci, yaşadıklarını SiyasiPortal’aanlattı.

Kendisinin ve ailesinin can güvenliğinden kaygı duyduğu için bir tek balkondan anlatabileceğini söyleyen mülteci, adını de aynı gerekçelerle paylaşmadı. Evlerinin saatlerce taşlandığını, bilhassa evlatların çok önemli bir vehamet yaşadığını özetleyen Suriyeli mülteci, “Oldukca fazla taş atıldı, küfürler edildi. Dükkânlar taşlandı, yağmalandı. Oldukca kalabalıklardı. Gelenlerin hepsinin bu mahalleden bulunduğunu düşünmüyorum fakat hangi binada Suriyelilerin oturduğunu biliyorlardı. Bilhassa birtakım binalara daha çok taş attılar, bunlardan biri bizim yan binamızdı. Benim evim üst katta fakat ona karşın taşlar isabet etti. Asla dışarıya çıkmadık, camlardan uzak durduk. Bizlere şimdi ne olacak bilmiyoruz” dedi.

KORKU İÇİNDEYİZ

Aynı saldırının yeniden yaşanmasından korktuklarını söyleyen Suriyeli mülteci, şunları söyledi:

“Yine gelebilirler diye bekliyoruz. Normalde çalıştığım iş yerim mahallemden uzak. Fakat evden bile çıkamadığım için işe gidemedim. Evden çıkmaya korkmasam bile işe gidemezdim şundan dolayı evdekileri sadece bırakmak istemiyorum. Bakkala gidip ekmek almaya bile korkuyoruz. Kaç gün daha evden çıkmayacağız, bilmem. Şu an her yerde polis var fakat tedirgindim. Yandaki komşumun otomobili vardı o vakalar şiddetlenmeden aracını başka bir yere götürdü. Olaylardan sonrasında da zarar görmeyen birkaç aracı polis çekti, yeniden atak olursa zarar görmesin diye. Şayet bu şekilde devam ederse Suriye’ye dönmekten başka şansımız yok. Bizler burada bir tek yaşıyoruz o Suriyeli çocuk, bir Türk vatandaşını öldürdüyse, bizim suçumuz ne?”
Senelerdir sığınmacılarla bir arada yaşadıklarını sadece büyük sorunlar yaşamadıklarını özetleyen bir mahalle sakini ise “Her şey aniden başladı” dedi. Suriyelilerin yaşadıkları evlerin taşlandığını ve otomobillerinin ters çevrildiğini söyleyen mahalle sakini, “Saldırganların tüm bunlar erkekti. ‘Evde çocuk var, bayan var, yaşlı var’ demeden uzun bir müddet evlere saldırdılar. Mahallede bu saldırıyı meydana getirecek kadar Türk yok. Başka mahalleden de erkelerin geldiğini biliyorum, bilhassa Karapürçek’ten gelenlerin olduğu konuşuluyor” diye konuştu. Bir başka mahalle sakini ise yaşanmış olan vakası şöyle söyledi: “Benim evim öldürülen çocuğun evinden birazcık uzak. Saldırıların mühim bir kısmı, birazcık daha uzakta oldu ama her mahalleye sıçradı. Seslerin duyulmasından sonrasında hızla kalabalıklaştılar. Suriyelilere ilişkin bildikleri ne kadar dükkân, ev var ise taşladır, yağmaladılar. Otomobillere zarar verdiler. Hiç bir Suriyeli tahsisat vermedi, kimse dışarı çıkmadı. Polis geldi fakat vakalara o kadar da müdahale etmedi. Birçok evin, dükkânın camı kırıldı, harabeye döndüler. Saldırıdan sonrasında yaşlı, genç, bayan, adam ayrım etmez, hiç bir Suriyeli sokağa inmedi.”

İKİNCİ NEDEN EKONOMİ

Saldırıların yanlış bulunduğunu, bir numaralı gerekçenin ise ırkçı söylemler bulunduğunu kaydeden bir öteki mahalle sakini, ikinci en mühim nedenin iktisat bulunduğunu söyledi. Siteler mahallesinde sığınmacıların ucuz iş gücü olarak kullanıldığını söyleyen mahalle sakini, “Gayri muntazam ve kayıtsız iş gücü haline gelen mülteciler, ekonomik gerekçelerle de hedef oldu. Tekrar de bu saldırıları mutlaka durdurmalılar. Minnacık çocuklar yaralandı” dedi.