TBMM’de 6284 Sayılı kanun için skandal laflar: Koruyucu tedbir için kanıt aranmalı

0
19
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu

Meclis’te konuşan Hakim Ziraatçi, ‘Şiddete karşı koruyucu tedbir için kanıt aranmamasının suiistimallere yol açtığını savundu. Hakim Ziraatçi’nin sunumunu ‘yıkım’ olarak nitelendiren HDP’li Filiz Kerestecioğlu, “Kanıt ve belge ararsanız hanımefendi öldü, gitti” dedi.

TBMM Hanıma Yönelik Şiddetin Nedenlerinin Bütün Yönleriyle Araştırılarak Katılması Ihtiyaç duyulan Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun önceki günkü toplantısında sunum icra eden Ankara Adli Hüküm İlk Aşama Mahkemesi Hakkaniyet Komisyon Başkanı Yılmaz Ziraatçi, 2012 senesinde yürürlüğe giren Ailenin Korunması ve Hanıma Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da değişim yapılması önerilerinde bulunmuş oldu.

Kanunun kapsamının net olmadığını korumak için çaba sarfeden Ziraatçi, şu kritik ve önerilerde bulunmuş oldu:

BELGE ARANSIN: Koruyucu önlem sonucu verebilmek için şiddetin uygulanmış olduğu hususunda kanıt ve belge hususu bazı suiistimallere de niçin olmaktadır. Bundan dolayı kolluk yahut savcılığa meydana getirilen başvurularda beyanlar alınıyor, raporlar alınıyor, bazı belgelerle evrak tamamlanıyor fakat kişilerin direkt meydana getirdiği başvurularda bir tek iki satır bir dilekçeyle başvuru durumu mevzubahis olmaktadır. En azından bu tür durumlarda, kişi başvurularında şikâyet bilgisine, şikâyet olgusuna ilişik olarak informasyon ve belge aranmalı diye düşünüyoruz.

MAĞDURUN RIZASI VARSA: Sertlik uygulayanın ortaklaşa konuttan uzaklaştırma tedbirine karşın, mağdurun rızasıyla ortak konutta yaşamaya devam etmesi, önlem kararının ihlali olarak yahut verilen kararın ortadan kaldırılması kararı benzer biçimde değerIendirilmemelidir. Bu tür durumlarda sertlik mağdurunun rızasıyla ortak konuta almış olduğu kişi ile alakalı şikâyeti olmadığı hâllerde basınç hapis cezasının uygulanmaması icap eder.

ARABULUCULUK: Aile Arabuluculuğu Kurumu’nun düzenlenmesi yerinde olacaktır. Hukukçu yahut psikologlar eşliğinde aile ara buluculuğu müessesesinin yürütülmesinin kabulü şiddetin önlenmesinde etken bir çözüm olabileceği değerlendirilmektedir. En azından fiziki sertlik içermeyen mevzularda arabuluculuk müessesesinin olması meseleyi çözme anlamında yardımı olur.

BOŞANMALARDA UYGULANMAMALI: Boşanma davalarında 6284’ün uygulanması cezai boyutuyla kanıt olarak dikkate alınmamalı, önleyici önlem niteliği korunmalıdır. Bu durumun tarafların boşanma davalarında fena niyetle kullanılmasının da önüne geçebileceği değerlendirilmektedir.

NAFAKA KANUNDA OLMAMALI: Nafaka ve çocukla şahsi birlikteliğin kanunun kapsamında yer almaması icap ettiğini düşünüyoruz. Yasaya gore, lüzumlu araştırmaya girmeden evrak üstünden karar vermiş olduğu için birtakım negatif sonuçlara da yol açabilmektedir. Tarafları dinlemeden ve kanıt toplamadan bu mevzularda karar vermek hem taraflar için bununla birlikte ortaklaşa çocuklar açısından bazı zamanlar mağduriyetlere niçin olmaktadır.

ÇÖPE ATMAK

HDP’li Filiz Kerestecioğlu, bu önerilerin kanunu çöpe atmak anlamına geldiğine dikkati çekerken “Kanıt ve belge ararsanız hanımefendi öldü, gitti” dedi.
CHP’li Aysu Bankoğlu, basınç hapsi uygulanmaması önerisine reaksiyon göstererek, “Şiddetin olduğu yerde aslına bakarsan serbest irade ve rıza beyanından bahsedemeyiz. O yüzden bu önerinizi lütfen yine değerlendirin, hakikaten kabul edilemez, yıkım bir sunum” diye konuştu.

***

Kravat indirimini savundu

AKP Mebus Hacı Ahmet Özdemir, “Kravat indirimi meselesinde birazcık fazla yüklendik. Bence hakikaten haksızlık yapıyoruz zira bu hukukun en temel kurallarından bir tanesi, ağır cezalarda şüpheli durumlar var ise cezaların hafifletilmesi ilkesi tüm dünya hukuk sistemlerinde geçerli bir ilkedir” dedi. Özdemir, eşini aldatan adamın “mağduriyeti” hakkında konuşmasında şunları söylemiş oldu: “Bayanı, arkadaşımızın tanımış olduğu bir aile reisinin çapkınlıklarından bıkmış, son olarak yakınma ediyor. Şikayetle de evden uzaklaştırma sonucu verilmiş mahkemece. Doğal, şikayete maruz kalan zat, valizini hazırlarken bayanı geliyor, diyor ki, ‘Nereye gidiyorsun?’ ‘Şikâyet ettin, evden uzaklaştırma aldım, valizi hazırlıyorum ben.’ ‘Sen kolay durmazsın, ben bunun için yakınma etmemiştim, ivedi valizi boşalt, evden bir yere çıkamazsın.’ ‘Kadın, mahkeme karar verdi, gitmem lazım, mahkemenin sonucuna aykırı davranamam.’ ‘Yok, bir yere gidemezsin.’ Kadın ile mahkemenin sonucu içinde kalan trajikomik bir durumdur.”