TBB Başkanı Feyizoğlu: İnsan detoksu yaptım

0
30
Metin Feyzioğlu

Türkiye Barolar Donanması (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Özgürlük’ten Oya Armutçu’ya açıklamalarda bulunmuş oldu.

Feyzioğlu’nun Armutçu’nun sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Danıştay’ın 146. kurum yıldönümü töreninde son zamanların Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın size reaksiyon gösterdiği ana dönmek isterim. O an ne hissettiniz?

Bir yanlış idrak etme bulunduğunu düşündüm. Hala da o şekilde düşünüyorum. Bir yanlış idrak etme olmalıydı, başka bir şey değil.

Ben de törendeydim. Kürsüde asla sinirlenmediniz, fazlaca sakin kaldınız.

Şundan dolayı reel ötesi benzer biçimde gelişti her şey. Ben kriz anlarında fazlaca soğukkanlı olurum. Tüm krizleri fazlaca soğukkanlı yönetirim. İstemeden öfkelendiğim fazlaca nadirdir. İzin vermezsem öfkelenmem.

‘Devletimle kavga etmem’

Sayın Erdoğan ile daha sonraki görüşmelerinizde bu mevzu açıldı mı?

Bu vakadan sonrasında Sayın Cumhurbaşkanıyla görüştüm. Görüşüyoruz da. O vakadan sonrasında Türkiye bir darbe yaşadı. Bu mevzuda bana birkaç defa takıldı. Ben devletimle kavga etmem. Devleti yönetenlerle de köprüleri atacak halde bir diyaloğa girmemek icap ettiğini düşünürüm. Son aşama memnunum bunu sükunetle atlatabildiğimize. Hepimiz birbirine adım attı. Bu adımların atılması da ülke menfaatine ve meslek menfaatine oldu.

‘Diyorlar ki sen değiştin’

Size daha ilkin ‘CHP Genel Başkanlığı’na oynuyor’ diyorlardı, şimdi ise ‘AK Parti müstakbel mebus’ yakıştırması yapanlar var.

Ben gülüp geçiyorum fakat Türkiye’de mevzular birtakım dönemlerde akıl süzgecinden geçirilmiyor benzer biçimde geliyor. Benim önüme Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin temel ilkelerine karşı bir cümlemi getirsinler, getiremezler. Ya da eleştirinin ötesinde saygısız bir ifademi koysunlar, bir siyasal parti yöneticisine, bir bakana karşı… Onu da koyamazlar. Fakat eleştiririm. İnsanlar teveccüh gösteriyorlar, dün bir yere yakıştırıyorlar, bugün başka bir yere yakıştırabiliyorlar. Sorunları kiminle çözeceksem, onunla görüşürüm. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, Sayın Cumhurbaşkanı bununla birlikte idarenin de başı. Dolayısıyla birinci sırada onunla çözmem lazım. ‘Yeşil geçişlik için bizi sattın’ deyip, ilk yeşil pasaportu alanlar da var. Benim aslına bakarsanız 25 senedir yeşil pasaportum var. İhtiyacım da yok. Fakat 40 senedir birlik başkanlarının tamamı yeşil geçişlik olmalı demiş. Siyaseten yaptıklarını biliyorum. Baro ve barolar donanması tarzı için yapıyorlar. Fakat meslektaşlarımız görmüş oldu bunu. Taban hizmet edenle çarpıcı söz atanın değişik bulunduğunu görmüş oldu. Hizmet edeni istiyorlar. Bana diyorlar ki, ‘Sen değiştin’. Evet ben değiştim, doğal değiştim. Oldukca şükür değiştim. Benim sabahımla akşamım aynıysa, sabahtan akşama kadar geçen vaktimi ziyan etmişimdir. Doğal ki değişeceğiz, her gün bir şey öğreneceğiz, yanlışımız var ise düzelteceğiz.

Karşı mahalleden yardımcı

Size reaksiyon yayınlayan yol arkadaşlarınızla dostluğunuza son verdiğiniz oldu mu?

Olmaz olur mu? Reel arkadaş ve yol arkadaşlarıma hürmet gösteriyorum, durumu izah ediyorum. Fakat hakikaten arkadaşım ve yol dostum olduğu için ötürü benim için kaygılananlara. Fakat bir de yol dostum benzer biçimde davranıp ilk fırsatta “Mahallenin görüşü buraya kaydı, şimdi kendimi güvence dibine alayım” diyerek, değişik kayığa atlayanlar da oldu. Bu tarz şeyleri görmekten asla mutsuz değilim. İnsan detoksu yapıyorsunuz. Bu tavrımla karşı mahalleden de fazlaca kişiden yardımcı gördüm.

‘Mahalle çocuğuydum’

Iyi mi bir çocuktunuz?

Oldukca sakin, sessiz. Mahalle evladı derler ya. Benim çocukluğum şimdinin Ankara Farabi Sokak’ta geçti. Yoldan üç dört otomobil ya geçer ya geçmezdi. Bir de troleybüs. Taştan kaleler koyar, orada futbol oynardık.

Kaç evladınız var şimdi neredeler?

İki kızım var. Büyük kızım avukat. Ufak kızım bürokrasi bilimcisi ve yeni medya uzmanı. Türkiye’de üniversiteyi bitirdiler. Yurt haricinde yüksek lisansa gittiler. Şimdi her ikisi de Türkiye’de ve çalışıyorlar. Evli değiller.

Çocukken kendinizi ne olarak hayal ederdiniz?

Her yaşta başka bir meslek hayaliniz oluyor. İlkokuldayken veya daha öncesinde ne bileyim otomobille renkli plastik satan satıcılar var ya onlar benzer biçimde olmak arzu ederdim. Oldukca renkli, albenili. Hala severim. Lisedeyken hukukçu olmayı hayal ederdim. Meslek olarak bir alanı düşünmeye başladığım günden beri hukuk. Aslına bakarsan başka bir fakülte tercih etmedim. Yalnız hukuk fakültesi tercih ettim.

‘En sevinçli olduğum yer lavanta tarlam’

Çocukken savcı olmak istemiştim. Ama üniversitedeyken annemin hastalığı nedeniyle, Ankara’yı terk edememe durumum oldu. Ceza akademisyenliği ve avukatlığı hep beraber düşündüm. Gençlik hayallerimi gerçekleştirdiğimi söyleyebilirim. Son bir hayalim vardı. Toprak sahibi olup, çiftçilik yapmaktı. Onu da başardım fazlaca şükür. Ben sevinçli bir insanım. En sevinçli olduğum yer Gölbaşı’ndaki tarlam. Bir senelik. Lavanta ekimi yapıyoruz. Az az veriyor, bir ayı var.

‘Tontik torun sayılır’

45 senedir gittiğimiz Bodrum’daki yazlığımızda bir sabah yürüyüşünde karşılaştık. Tontik’i, 4-5 köpeğe karşı korumuştum. Takip etmiş, beni tanıdı. Bu bana bir koşuyor, fakat ne koşuş. Dört ayak da havada. Yüzü gülüyor. Ağzımdan o an Tontik çıktı. 2-2.5 yaşındaydı hepimiz kavuştuğumuzda. Şimdi beş yaşlarında. Üç senedir bizimle. Ben çocuklarımı büyütürken, o şekilde sabırlı bir baba falan değildim. Oldukca genç olduğum için babalığı da bilmiyordum. Beraber öğrendik. Onlar çocuk olmayı öğrendiler, bana babalığı öğrettiler. Bu torun kontenjanından geldi. Torun bakar benzer biçimde bakıyorum. Kuru mamasını et suyuna bandırıp veriyorum. Et suyu değmeyen kuru mama tanesi olursa yemiyor, bırakıyor.

‘Oldukca param olsa feza yolculuğuna çıkardım’

Oldukca param olsa feza yolculuğuna çıkardım. Yok, o yüzden ucuzlamasını bekleyeceğim. Fakat ucuzlamasını beklerken yaşam geçecek.

‘Yoğurdum fazlaca iyi meblağ’

Toplumsal medyadan manda yoğurdu tarifi vermiştiniz büyük beğeni almıştı. Sırrı ne?

Elimin ayarı fazlaca iyidir. Tanım veremem. Benim yapmam lazım. Sırrı “sonucu kadar.” Bilmem ki formülünü. Bazılarının elinin ayarı fazlaca iyi olur. Ben, o elinin ayarı iyi olanlardanım. Market sütü, AOÇ sütü ile yapıyorum. Oldukca iyi yoğurt yaparım. Oldukca iddialıyım yoğurtta.

Yiyecek yapmayı sever misiniz?

İyi yiyecek yaparım. Kadınların, ustaların yanında lafı olmaz, fazlaca iyi fava ve fazlaca iyi iç bakla yaparım. Tarifi de elimin ayarı. İç baklayı buharda yaparım, asla rengi kaçmasın.

‘Chopin de dinlerim Müslüm baba da’

Benle alakalı Spotify’ın kafası komplike durumda. Rastgele çalışta bana bir Türkü çalıyor. Türkü sonlanıyor, Chopin başlıyor, o sonlanıyor, Müslüm Baba giriyor. Bu kimdir, çözebilmiş değil. Ara ara takıntı yapıyorum. Her sabah aynı müzikle kalkıyorum. Bir iki ay aynı müzikle tıraş oluyorum, duş yapıyorum. Sabah onu dinliyorum ve arabesk. Seneler ilkin Candan Erçetin’in bir şarkısıyla Ankara’dan Muğla’ya gittim otomobille. Yalnız onu dinledim. O şekilde muadil geldi. Klasik müzik konserlerine fazlaca giderim. Keşke açılsa da gitsek, baleye fazlaca giderim.