Soylu atamaların hesabını veremedi

0
8
Süleyman Soylu

FETÖ bağlantısı nedeniyle görevden alınan kaymakamlarla ilgili açıklama yapan Süleyman Soylu her sıkıştığında yaptığı gibi gerçekleri yazan medya kuruluşlarını hedef tahtasına oturttu. Yapılan haberleri yalanlayamayan Bakan, yalan ve hamaset dolu açıklamalarla laf kalabalığı yapmaya çalıştı.

Kaymakam operasyonları sonrası dört gün suskun kalan Bakan Soylu konuyla ilgili ilk kez dün konuştu. Basın karşısına çıkan Soylu, kaymakamların FETÖ ile ilişkili oldukları için görevden alındığı bilgisinin doğru olmadığını söyledi. Soylu, kaymakamlarla ilgili “Bazen bu soruşturmaların sonucunda soruşturmaya yer olmadığı kararı, kimisine beraat çıkar, kimisine de idari işlem uygulanır. Bu durumda ya kişi görevine iade edilir ya da kurumdan uzaklaştırılır. Tüm kurumlarda süreç böyle devam eder” direk suçlamalardan dolayı kendisinde oluşan rahatsızlığını iletti.

Soylu’nun bu tutumuna rağmen daha ilk gün yine atamasında kendi imzası olan Erzurum Valisi alenen bir FETÖ operasyonundan bahsetmişti.

‘ATAMALARI BEN YAPMADIM’

Soylu bir yandan kaymakamların FETÖ’cü ilan edilmesinden rahatsız olurken diğer yandan da atamaları kendisinin yapmadığını ifade etme gereği hissetti. Soylu, “Bu kişilerin hepsi 2008-2013’te 8 ve 12 yıllık kaymakamlardır. Birtakım kötü niyetli insanların dediği gibi yeni kaymakamlar değildir” diyerek okları kendisinden uzaklaştırmaya çalıştı. Bununla birlikte dört yıldır aynı bakanlıkta olan Soylu’nun, kaymakamların kayyum olarak atanması dahil şimdi bulundukları konumla ilgili tüm görevlendirmelerde imzası var.

BİR DE İSTEYEREK OLSA

Soylu basın toplantısında hem partisinden hem de kamuoyundan gelen tazyikten etkilenmiş olacak ki hafif de olsa özür dileme tonunda açıklamalar yaptı. Bakan Soylu, “Bu hadiseyi saçma sapan mesnetsiz iddialarına kanıt yapanlara bizim sözlerimiz açıktır. Bilerek, isteyerek böyle bir atama yapılması söz konusu değildir. Burası İçişleri Bakanlığı’dır; öyle kafana göre bir işlem olmaz” diyerek olası sonuçlara karşı da tedbirli olmaya çalıştı.

ERAT’I KİM ATADI?

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, çok sayıda vali yardımcısı ve kaymakamın ‘FETÖ’ iddiası ile görevden alınmalarını hatırlatarak, “Ahlat Kaymakamı Erkan İsa Erat, Malazgirt Zaferi etkinliğinde devletin zirvesi ev sahipliği yaptı. Süleyman Soylu’ya soruyorum, 28 Ağustos 2019’da göreve başlayan kaymakamı kim atadı?” dedi.


Ahlat Kaymakamı Erkan İsa Erat, 26 Ağustos’ta yapılan Malazgirt Zaferi etkinliğinde devletin zirvesini ve MHP Lideri Bahçeli’yi ağırlamıştı.

HEDEFTE YİNE BİZ VARIZ

Süleyman Soylu her sıkıştığında yaptığı gibi gerçekleri yazan medya kuruluşlarını hedef tahtasına oturttu. “Cumhuriyet gazetesi, Odatv, BirGün gazetesi saldırıyor, ana muhalefet partisinin sözcüleri saldırıyor” diyen Soylu, isim vermeden gazeteci Barış Terkoğlu’nu da eleştirdi. Yapılan haberleri yalanlayamayan Bakan Soylu, yalan ve hamaset dolu açıklamalarla kafaları karıştırmaya, laf kalabalığı yapmaya çalıştı.

BAŞI NE ZAMAN SIKIŞSA HEDEF GÖSTERİYOR

Kamuoyunun ortaya atılan iddialar hakkında tatmin edici yanıt beklediği sırada, İçişleri Bakanı Soylu’nun muhalif medyayı tepki göstermesine CHP, İYİ Parti ve HDP’den tepki geldi.

İçişleri Bakanı’nın FETÖ ile mücadele edeceğine “muhalif” olarak gördükleri basın kuruluşlarını hedef aldığını kaydeden CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Bir İçişleri Bakanı’nın, gazetelerle, gazetecilerle uğraşıyor olması, onun bazı gerçekleri saklama ihtiyacı hissetmesinden kaynaklanmaktadır. Soylu, parti içinde ne zaman sıkışsa, ne zaman sorgulansa, kendisine yeni düşmanlar yaratmaya çalışmaktadır. Şu bilinmelidir ki, CHP, mesleklerini ilkeli biçimde icra eden gazetelerle ve basın kuruluşlarıyla dayanışmayı sürdürecek, onları İçişleri Bakanı’nın hadsiz ve hasmane bir üslupla eleştirmesine izin vermeyecektir” diye konuştu.

YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ

HDP Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de Soylu’nun açıklamalarına tepki gösterdi. İçişleri Bakanlığı’nın görevinin ortaya atılan iddiaları araştırmak olduğunu, gazetecileri tehdit edemeyeceğini vurgulayan Tiryaki, SiyasiPortal’ayaptığı açıklamada şunları söyledi:

“İktidar, uzunca bir süredir medyadan dikensiz gül bahçesi oluşturmaya çalışıyor. Yürüttükleri politikaları sert bir şekilde eleştirenleri bir yana bırakın en basit bir açıklamaya bile tahammül edemiyorlar. Türkiye’de basın özgürlüğü açısından neredeyse son sıradayız. Bu yetmiyor. Hala gazetecileri, özgürce mesleğini yapmak isteyenleri tehdit ediyorlar. Bu kabul edilemez bir durum. Asıl yapmaları gerekeni yapıp gazeteleri rahat bırakmalılar. İktidarlarının sonu yaklaştı. Basın özgürlüğü bir gün herkese lazım olacak. Muhalif medyayı asla yalnız bırakmayacağız.”

SOYLU MODAYA UYDU

İYİ Partili İsmail Koncuk ise İçişleri Bakanlığı’nın sorumluluğu ile hareket etmediğini söyledi. Muhalifleri hain ve terörist olarak suçlamanın iktidarın alışkanlığı haline geldiğini bildiren Koncuk, “Bir kuruma ve kişiye, bağımsız yargının olduğu hukuk devletlerinde ‘hain, terörist’ dediğin zaman bunun delillerini ortaya koyacaksınız. İktidar sürekli hain ve terörist suçlamalarını yöneltiyor. Bu ülkenin İçişleri Bakanı’nın ciddi yetkileri vardır. İstihbarat örgütleri elinin altındadır. Muhalif gazetelere terörist diyorsa gereğini yapacak. Delillerini ortaya koyacak. Önüne gelenlere hain demeyi gelenek haline getirdiler. Gazetelerin yaptığı haberler gayet normal ve yapmaları gereken haberlerdir” dedi.