SOL Parti’den demokratik muhalefete anayasa mektubu: Anayasa tuzağını toptan reddedelim

0
16
SOL Parti

SOL Parti, AKP’nin ortaya attığı ‘yeni anayasa’ gündemi hakkında demokratik muhalefetle paylaşmak üzere hazırladığı mektubunu HDP’nin ardından KESK ve TTB ile paylaştı. Mektupta, geçmiş AKP’nin geçmiş anayasa deneyimleri de vurgulanarak, “İktidarın bu anayasa oyununu toptan reddetmeliyiz” deniliyor.

SOL Parti Başkanlar Kurulu üyeleri Gizem Kürekçi, İlknur Başer ve Önder İşleyen’in katıldığı ziyaretlerde anayasa konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. SOL Parti’nin önümüzdeki günlerde de ziyaretlerle paylaşmaya devam edeceği mektupta anayasa gündemi muhalefete kurulan yeni bir tuzak olarak tanımlanıyor.

ÖNCELİK ANAYASA DEĞİL, İKTİDARA SON VERMEKTİR

SOL Parti mektubunda, iktidarın amacının Saray merkezli düzeni pekiştirmek olduğunun altını çiziyor. Mektupta, “İktidarın bu anayasa oyununu toptan reddetmeliyiz. Toplumun gündeminde yeni anayasa yoktur. Birinci öncelik bu baskıcı, talancı, dinci, mezhepçi, yoksulluklara batmış iktidara son vermektir. Toplumsal muhalefetin de görevi ülkemizde derin bir yoksulluk, işsizlik, adaletsizlik yaşanırken laiklik, aydınlanma değerleri görmezden gelinerek toplum gericileştirilirken bu rejime karşı mücadeleyi yükseltmek, yeni anayasa gündemiyle birlikte dolaşıma sokulan yalancı reform, demokratikleşme söylemini teşhir etmektir” vurgusu yapılıyor.

GEÇMİŞİN ANAYASA DERSLERİ UNUTULMAMALI

AKP dönemindeki anayasa deneyimlerine değinilen mektupta, şu hatırlatmalar yapılıyor: “Hatırlanırsa 2007, 2010, 2017’de de dönemin konjonktüründe farklı ittifaklarla demokratikleşme, sivilleşme, vesayet rejimini tasfiye etme mesajlarıyla mevcut anayasada değişiklikler yapıldı. İktidarın bu tuzağına her dönemde düşen, kandırılmaya açık kesimler ortaya çıkabildi. Bunun karşısında her seferinde bu girişimlere karşı kesin tavır koyduk, itirazımızı yükselttik, buna karşı muhalefeti örgütledik. Nitekim bu aşamaları geçen iktidar, yargıyı aparatı haline getirdi, Meclis iradesini ortadan kaldırarak tüm yetkileri Saray’da toplayan tek adam rejimini kurdu. Türkiye, bu sürecin sonunda fiili bir din devletine dönüştürüldü.”

YENİ BİR TUZAK KURULUYOR

Anayasa tartışmasının hemen ardından AKP’li yetkililer tarafından da dile getirilen 1921 Anayasası vurgusunun da değerlendirildiği mektupta, laikliğin tümüyle rafa kaldırılmaya çalışıldığı ifade ediliyor. Mektupta, bu konuda şunlara yer veriliyor: “1921 anayasasına referans verilmesinin altında da bir yanıyla laiklik ilkesini kaldırarak Cumhur ittifakında yer almayan muhafazakar çevrelere, bir yanıyla da ulus devlet öncesi bir dönemde yazıldığı için muhafazakar Kürtlere hitap etme amacının yattığı hissediliyor. Saltanat ve hilafetin henüz kaldırılmadığı, cumhuriyetin sözünün bile edilmediği bir döneme denk gelen 1921 anayasasının temel alınmasının Türkiye’yi daha da geriye götürmekten başka işlevi olamaz. Bu tür hamleler açık ki iktidarını artık sürdüremez hale gelen AKP ve MHP’nin muhalefet blokundan parça koparmaya yönelik bir girişimidir. Bu girişim tüm demokratik muhalefet güçlerince dikkate alınmalı ve anayasa tuzağı boşa düşürülmelidir.”