Sol Parti İstanbul: “Acilen bütünlüklü ve kamusal bir sağlık hizmeti sağlanmalıdır”

0
17
Sol Parti

Sol Parti İstanbul İl Örgütü, salgın yönetimine dair bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, ayrıcalıklı kişilere düzenli test yapıldığı ve yurttaşların teste ulaşamadığı belirtilirken, sağlık hizmetlerinin de yetersiz kaldığının altı çizildi.

Sol Parti İstanbul İl Başkanı Leyla Koç Üzüm’ün okuduğu açıklamada, iktidarın salgını yönetemediği, Bakanlığın verileri şeffaf bir şekilde paylaşmadığı ifade edildi.

Salgının toplumsal eşitsizliği iyice gözler önüne serdiği belirtilen açıklamada, “Epidemiyolojinin ilkelerine aykırı olarak COVID-19 pozitif vakalar ile aynı evde kalan yakın temaslılara bile test yapılmazken milletvekillerine, danışmanlara, mecliste ve sarayda çalışanlara, futbolculara, AKP yöneticilerine ve ayrıcalıklı kişilere sırf tarama amaçlı test yapıldığı” ifade edildi ve sağlık çalışanlarına bile düzenli test yapılmadığının altı çizildi.

AKP iktidarının elinde sağlığın bir sektöre dönüştüğü ifade edilen açıklamada, özel hastanelerin salgını fırsata çevirerek koronavirüslü hastalardan para talep ettiği belirtildi. Açıklamada ayrıca, özel hastanelerin yoğun bakım yataklarının neredeyse yarısına sahip olduğu ve bu hastanelerin para kazanabilmek için koronavirüslü hastalara bakmak yerine yoğun bakım yataklarını endikasyonsuz hastalarla doldurduğunun altı çizildi ve “Bütün özel sağlık kuruluşları başta yoğun bakım servisleri olmak üzere hızla kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır” denildi.

Salgın döneminde kamu hastanelerinin birçoğunun pandemi hastanesine dönüşmesiyle özellikle kronik hastalığı bulunan hastaların özel hastanelere mecbur bırakıldığı ifade edilen açıklamada “Toplumun cepten sağlık harcamaları önceki dönemlere göre kat kat artmış olup hizmet alabilmek için yeterli gelire sahip olmayan yurttaşlar sağlık hizmetinden mahrum kalmaktadır” denildi.

Toplumun bütün kesimlerinin pandemiyle mücadelede yalnız bırakıldığının altı çizilen açıklamada “İşçiler covid-19 salgınının dahi önemsenmediği şartlarda, güvencesiz koşullar altında çalışmayı sürdürüyor. Pandemi bahane edilerek onbinlerce işçi, işten atılıyor veya sınırlı ödeneklerle hayatını sürdürmeye çalışıyor. TÜİK verileri dahi henüz Nisan ayında, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre işgücünün 3 milyon kişi azaldığını gösteriyor” ifadeleri kullanıldı.

Sağlık hizmetinin yetersiz olduğu ve yalnızca parası olana hizmet sağlandığı ifade edilen açıklamada, acilen, bütünlüklü ve kamusal bir sağlık hizmeti sağlanması için alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:

“*Özel hastaneler kamu denetimine alınmalı, tüm hastanelerde ücretsiz sağlık hizmeti verilmelidir.

* Aile Hekimliği sistemi ve parçalı birinci basamak yapısı çökmüştür, hızla bütüncül, bölge tabanlı hizmet veren, ekip merkezli, kamusal birinci basamak sistemine dönülmeli test ve filyasyon bu şekilde yürütülmelidir.

*Şehir Hastaneleri nedeniyle kapatılan kamu hastaneleri açılmalı ve milyonların sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırılmalıdır. Şehir hastanelerinin uzun kuyruklarında insanların risk altına girmeleri önlenmelidir. Vatandaşlar Covid dışındaki hastalıkları için özellere gitmeye mecbur bırakılmamalı, Şehir Hastaneleri gibi devasa hastaneler salgınla mücadeleye ayrılırken kentin içine dağılmış olan kamu hastaneleri salgın dışındaki sağlık hizmetlerinin devamı için organize edilmelidir.

*Zatürre aşısı 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar için yeterli sayıda tedarik edilmeli ve ücretsiz olarak yapılmalıdır.

*Herkese ücretsiz test yapılmalı ve maske dağıtılmalıdır.

*Önlemler yalnızca salgınla ya da çeşitli hastalıklarla temas edildiğinde değil, çok daha öncesinde alınmalıdır. Devlet tüm yurttaşların; temiz gıda, su ve barınma ihtiyaçlarını karşılamalı ve sağlık hizmeti bütünlüklü olarak verilmelidir.

*Salgının yayılmasını azaltmak amacıyla kamu çalışanlarına getirilen esnek çalışma risk gruplarının idari izinli sayılması uygulaması kamu-özel farketmeden tüm işkollarına getirilmeli, işten çıkarmalar yasaklanmalıdır. Sanayi bölgeleri gibi çok fazla insanın sağlıklı olmayan koşullarda çalıştırıldığı alanlarda koruyucu önlemler alınmalı, rutin test uygulanmalı ve hastalık tespit edilen işçiler bilimsel veriler ışığında izole ve tedavi edilmelidir.

*Sağlık emekçilerinin iş yükü azaltılmalı, acilen iş güvenceli sağlık çalışanı ataması yapılmalı, tüm sağlık çalışanlarına rutin PCR testi uygulanmalı, tüm hastanelerde ve sağlık kuruluşlarında koruyucu sağlık ekipmanı eksiklikleri giderilmeli ve sağlık çalışanlarına şiddet engellenmelidir.

Açıklamanın sonunda ise, ücretsiz ve kamusal sağlık hakkımızı almak, tüm hastaneleri halka ücretsiz açmak için birlikte mücadele çağrısı yapıldı.