Sınıra duvar örmek çözüm değil

0
40
Yunanistan Sınır

Yeni sığınmacı dalgasına karşı ülkeler sınırlarına duvar örüyor. Duvar örmenin bir çözüm olmayacağına dikkat çeken insan hakları hukukçusu Güler, “Çözüm somut ve insani politikalar geliştirmek” diyor.

Taliban güçlerinin Afganistan’daki yönetimi ele geçirmesinin peşinden ülkeler emniyet önlemlerini artırmaya başladı. Balonlarla devriye uçuşlarına süregelen Yunanistan’ın, Türkiye sınırına ördüğü çelik duvar 40 kilometreyi buldu. İktidar kanadından meydana getirilen açıklamalarda ise İran sınırında 242 kilometrelik emniyet duvarının olduğunu ve çalışmalarını sürdüreceği açıklandı.

Göçü engellemek için ülkelerin attığı adımları insan hakları hukukçusu Ali Deman Güler ile konuştuk. Yoğun göç hareketlerinde ülkelerin biçare kalmış olarak duvar ördüğünü sadece bu yöntemin tek başına kafi bir çözüm olmayacağını ileten Güler, “Ülkeler duvarla, sınır bölgelerinde asker sayısını artırmakla veya çağıl teknolojik aletler kullanmak benzer biçimde yöntemlerle emniyet önlemlerini artırmaya çalışıyor. Bu örnekleri daha ilkin de görmüştük. Örnek olarak, Trump yönetimi de Meksika’dan gelen gayri muntazam göçmenler için benzer bir metot kullanmıştı. ABD, Meksika sınırında bu metot nispeten etken olabilir. Zira düz bir alandan bahsediyoruz fakat Türkiye İran sınırı benzer biçimde dağlık bölgede tek başına bir duvarla göçü önlemek olası değil” ifadelerini kullandı.

Göç hareketini engellemek için sınırlarda emniyet önlemlerini çoğaltmak yerine barışçıl politikalara yönelmek icap ettiğini belirten Güler, şunları iletti: “Suriye, Irak ve İran’da da benzeri durumları gördük. Çoğulculuğu, eşitliği ve ekonomik kalkınmayı yerinde sağlamazsanız göç hareketlerini engelleyemezsiniz. Barışçıl politikaların terk edilmesi, emperyalist yayılmacı politikaların kullanılması göç dediğimiz olguyu normal olarak devam ettirecektir. Bu durumlar göz ardı ederek tek başına emniyet politikalarıyla savaşım etmek mantıklı değil. Suriye’nin içişlerine müdahale ederek, Emevi Cami’nde namaz kılarak siyaset üretirseniz, karışıklığı ateşler ve göç hareketine katkıda bulunmuş olmuş olursunuz. Bu politikalarla birlikte dönerek de ben sınıra duvar örüyorum, güvenliği sağlayacağım diyerek mantıklı davranamazsınız.”

ÇÖZÜM, İNSANİ POLİTİKALAR

Ülkelerin emniyet kaygılarıyla temel bir insan hakkı olan sığınma hakkının çatıştığına dikkat çeken Güler, “Başka bir noktaya değinmek gerekiyor. Internasyonal insan hakları hukukunun yasak kabul etmiş olduğu işlemleri bir hukuki ölçü olarak kullanan Taliban yönetiminden kaçan insanlara karşı Afganistan’ın dört tarafına duvar örmek ile insanların en temel hakkı olan sığınma hakkını elinden almış oluruz” dedi ve bilhassa savaşçı yabancıların Türkiye’ye girebileceğine değinerek şunları ekledi: “Daha ilkin Suriye sınırında da rastlamıştık. Suruç’ta, Ankara’da güvenlik güçlerine meydana getirilen saldırılarda terör bağlantılı binlerce insanoğlunun geldiğini gördük. Dolayısıyla bu durumun engellenmesi icap eder. Duvar örmek bu durumun engellenmesi için bir çözüm olması imkansız.”

Güler, Afganistan ile Türkiye’nin bir sınır komşusu olmadığını bu nedenle mecburi sığınmacı olarak kabul edilmesinin sual işareti yarattığını söyleyerek laflarını sürsürdü: “Geri gönderme yasağı diye bir vaziyet var. İnsan hakları hukukunda sığınmacı hukukunda üstün ölçü olarak en mühim ilkelerden biridir. Can havliyle ülkelerinden firar etmiş insanların bir başka sınır ülkesine geçtikten sonrasında üçüncü ülkeye varmasında bir mecburiyet var mıdır değerlendirilmesinin doğru yapılması gerekiyor. İran da resmi sayılara nazaran 950 bin Afgan sığınmacı nüfusu bulunuyor. Sadece bu rakamın gayri resmi olarak 2-3 milyon içinde olduğu söyleniyor. Bu rakamlar Taliban ülkeyi ele geçirmeden ilkin açıklanan rakamlar. Akıllara gelen sorular ise şunlar, hali hazırda bu kadar Afgan mülteciyi barındıran İran’dan insanoğlu buraya mecburi sığınma hakkını kullanarak mı geliyor? Ek olarak bu sığınma hakkını kullanmak İran da sonlandırılmalı mı?”

ÇÖZÜM, İRAN İLE KONUŞMAK

Çözüm için İran ile müzakere yapmak icap ettiğini belirten Güler laflarını şöyleki sonlandırdı: “Iyi mi ki Yunanistan, Türkiye ve AB ile görüşmelerinde Türkiye’yi üçüncü güvenilir bölge olarak kabul ediyorsa Türkiye’de aynı suali İran için sormalı. Türkiye’nin bir an ilkin İran’ın güvenilir bir ülke olup olmadığını belirlemesi gerekiyor. Sadece AKP hükümeti başından beri bunların hiçbirini düşünmeden internasyonal hukuku uygulama etmeden kendi iç mevzuatını oluşturmadan Türkiye’yi dünyanın en büyük sığınmacı ülkesi haline getirdi. Barışçıl politikalar üreterek ve etraf ülkelerle görüşerek çözüm aranmalıdır.”