Şimdi değilse ne zaman

0
30
Şimdi değilse ne zaman 1

Türkiye’de sosyal devlet ilkesi yok edilirken Erdoğan’ın açıkladığı tedbir paketinde Anayasa’nın ikinci maddesi çiğnendi. Bugün sağlığıyla uğraşan milyonlar, yarın yaşadıklarını hatırlayarak kendilerini bu koşullara maruz bırakanları unutmayacak

Tüm dünyayı etkisi altına alan salgında Erdoğan hükümeti iki haftalık tedbirler zincirinde Anayasa’nın ikinci maddesinin neredeyse tamamını çiğnemeyi başardı. Umreden gelenlerden cuma namazlarına kadar ayrıcalıklı gördüğü kesimlerin bir araya gelişlerine karşı önlem almakta çok gecikti. Din, virüs salgınında bile önlem alma sürecini belirledi. Erdoğan, ilk vakadan bir hafta sonra yaptığı konuşmasının önemli bölümünü hadislere, dini öykülere ve Müslümanlığın şartlarına ayırmayı uygun buldu. Virüsün önlenmesi konusunda bilimsel ve örgütsel katkıda bulunacak kurumları devre dışı bıraktı. Saray’daki üç beş şakşakçıyla meseleleri istişare edip kararlar aldı.

ERDOĞAN İÇİN VATANDAŞ YOK

Bir toplum için devlet en çok kriz anlarında lazımdır. Doğal afet, savaş, büyük bir ekonomik kriz ya da yaşadığımız gibi salgın hastalıklarda devletin, kamunun yüzünü göstermesi beklenir. Bugün dünyada en liberal sistemlerin bile yaptığı aslında bundan ibarettir. Halka doğrudan nakdi yardım, işten atılmanın yasaklanması ya da özel hastanelerin kamulaştırılması bu yaklaşımın örnekleridir.

Sosyal devlet olmakla övünen, yurttaşı temel aldığını söyleyen AKP iktidarında yaşananlar ise tam tersi. Alınan hiçbir ekonomik ve siyasal önlem içerisinde halk yoktu. 100 milyar liralık diye övündükleri son derece yetersiz paket içerisinde vatandaşının yüzünü güldürecek madde ise bulunmuyor.

Yetkililer her gün “evde kal” çağrısı yapıyor. Haklı ve yerinde bir talep. Mutlaka uyulması gerekiyor. Sosyal bir devletin kurması gerektiği ikinci cümle “evde kal, başka bir şey düşünme, gerisini biz hallederiz” olması gerekmez mi? “İşini, kiranı, faturanı ve ne yiyeceğini düşünme” olması gerekmez mi?

Bugüne kadar bu başlıklara dair tek bir cümle söylenmedi. Ekranlara sürekli sağlık bakanı çıkıyor. Oysa tüm deneyimler gösterdi ki böyle bir salgına karşı mücadelenin tek boyutu yok. Kamu çok farklı başlıklarda önlemler almak durumunda.

AKP iktidarının Erdoğan ve damat eliyle yürüttüğü ekonomik programının ülkeyi adım adım felakete sürüklediği muhalif siyasal organizasyonlar, sendikalar ve ekonomistler tarafından çok defa ifade edildi. Özellikle fon adı altında tüm ekonominin denetim dışına çıkarılıp ailenin emrine verilmesi çok eleştirildi. Merkez Bankası ailenin emrine girdi. Son olarak ihtiyat akçesi de Hazine’ye devredilerek yandaş müteahhitlere peşkeş çekildi. İşsizlik fonu iş insanlarına destek fonuna dönüştü. Çok açık ki Erdoğan hükümetinin çıkarıp halka vereceği parası kalmadı.

Kalmadı çünkü peşkeş çektiler yağmaladılar, yani yediler. Kalan birkaç olanağı da yine yandaşın ihtiyacına göre düzenlediler. Bugün milyonlar sağlığıyla sevdiklerinin canı ile uğraşıyor. Ama yarın yaşadıklarını hatırlayacak, kendisini bu halde yalnız bırakanları unutmayacaktır.