Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar: Kıbrıs’ın tümünün AB’ye katılması, bir bakıma Türkiye ile bağlarımızın koparılmasıdır

0
63
Erdoğan ve Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Ersin Tatar

Şimal Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar, bir takım ziyarette bulunmak suretiyle dün akşam Elazığ’a geldi. ilk olarak tv kanallarının genel gösterim yönetmenleri ile bir araya gelen Tatar, zamanı Harput Mahallesi’ne geçerek burada hem ziyaretlerde bulunmuş oldu bununla beraber zamanı mekanları gezdi.

Tatar ve heyetinin Harput’taki programına Elazığ Valisi Erkaya Yırık, AKP Elazığ milletvekilleri Metin Bulut, Sermin Balık, Zülfü Demirbağ, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları ile şehir protokolü katıldı.

Elazığ’a ziyaretlerinin oldukca anlamlı bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, “Bizim aramızda çok büyük bağlar vardır, gönül bağı vardır. Bu ziyaretimde Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, binbaşı sonrasında tuğgeneral Nihat İlhan’ın oğlu, ben başbakanken beni ziyaret etmiş, ben de Elazığ’ı ziyaretimizde Mürüvvet kadın ve çocukları Hakan, Kutsi ve Murat’ın kabirlerini ziyaret etmek istiyordum. Tanrı nasip etti cumhurbaşkanı olarak geldim. Dolayısıyla Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak Elazığ’a olan bu ortak bir dizi yaşadığımız vakalar, gönül birliğimiz, yazgı birliğimiz var. Bu acıları da hep yüreğimle paylaşmak isterim. Bir kere daha şehitlerimize rahmet arzuluyorum. Onları hiç bir vakit unutmadık, unutmayacağız. Ben 1960’lı doğumluyum. O 3 çocuk, 3 şehit benim yaşlardaydılar. İşte o şekilde bir yazgı, katledildiler. Kıbrıs’ta yaşanmış olan o vakaları hiç bir vakit Türk ulusu unutmamalıdır. Zira Kıbrıs’ın Yunan adası olması için her türlüsü yapılmıştır. Fakat hamdolsun Türkiye’nin de desteği ile direndik, direnmeye de devam ediyoruz. O bakımdan ben vefa örneği 20 Temmuz’un arifesinde KKTC’de her sene kutladığımız ‘Kıbrıs Sulh Harekatı’nın 47’nci sene dönümüdür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan büyük bir heyetle KKTC’yi ziyaret edecektir, mesajlar verilecektir” diye konuştu.

‘Güvenliğimiz ve geleceğimiz Türkiye ile beraber oluşturduğumuz siyasete bağlı’

Güvenliklerinin ve geleceklerinin Türkiye ile beraber oluşturdukları siyasete bağlı olduğuna dikkat çeken Şimal Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar, “Hepimizin ortak temennisi ve yüreği kuvvetli bir Türk ulusu, kuvvetli bir Türk milleti ve emniyet içinde yaşayan bir Kıbrıs Türk halkı. 1571’de de 70 bine yakın şehit verilerek devam eden savaşlarda Kıbrıs’ın kurtarılışı oluyor. O günden beridir Kıbrıs’ta bir savaşım verilmektedir. Yunanlara karşı, İngilizlere karşı fakat neticede bizim orada şu anda bir devletimiz vardır. Benim cumhurbaşkanı seçilmem de biliyorsunuz ki yeni bir bürokrasi oluşmuştur, geliştirmiştir. O vizyonda Kıbrıs’ta yan yana yaşayan iki ayrı bağımsız devletin iş birliğiyle sadece bir anlaşmanın olabileceği, zira bugün Yunanistan Avrupa Donanması’ndedir, Kıbrıslı Rumlar Avrupa Donanması’ndedir fakat Türkiye Avrupa Donanması’nde değildir. Kıbrıs Türkleri devamlı Türkiye’nin yanında olmuştur. Dolayısıyla federal bir çatı altında Kıbrıs’ın tümünün Avrupa Donanmasına katılması bir bakıma Türkiye ile bağlarımızın koparılmasıdır. Hiç ve kata Türkiye ile bağlarımızın koparılmasına izin ve müsaade vermeyiz. Aramızdaki köprülerin, bağların siyasal, ekonomik, kültürel ve her türlüsüyle daha da güçlendirilmesi lazım” diye konuştu.

‘Kıbrıs’ın gerçeklerine nazaran bir siyasal antak kalma istiyoruz’Ersin Tatar

Şark Akdeniz’de yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Tatar, konuşmasına şöyleki devam etti:

“Değişen konjonktür, enerji kaynakları bağlamında stratejik haliyle hem mavi vatanımıza hem göklerde haça sahasında esasen bunların ne kadar mühim bulunduğunu her gün yeniden halkımızla paylaşıyoruz. O bölgelerde güçlenmekteyiz. Dolayısıyla orada bir tehlikeye hiç bir vakit gelmeyiz, gelmeyeceğiz. O bakımdan Kıbrıs’a hakkaniyet, eşitlik istiyoruz. Kıbrıs’ın gerçeklerine nazaran bir siyasal antak kalma istiyoruz. 60 senedir Kıbrıs Türk Devleti, Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak vardır, var olacaktır. Egemenliğimizle Türkiye Cumhuriyeti ile şuanda mevcud her türlü anlaşmalar ve bir dizi yakınlıklar devam edecektir. Su projesinden sonrasında başka türlü büyük projelerle de KKTC desteklenmesi ve daha kuvvetli bir devlet haline gelmesi esasen Türkiye Cumhuriyeti’nin de bir öngörüsüdür. Zira milli çıkarlarımıza baktığımızda bu tartışmaların içinde Şark Akdeniz’de her insanın pozisyon almaya çalmış olduğu bu mühim bölgede bizim Türkiye ile milli duruşumuzun ve gücümüzün muhafaza edilmesi ve daha da güçlendirilmesi bu siyasete bağlıdır. Dolayısıyla bizler Kıbrıs’ta onun içindir ki iki ayrı devleti savunuruz, federasyon geçmişte kalmıştır, o defter kapanmıştır. Bunu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da söylemiştir. Pozisyon budur, seka budur. Bu biçimde meseleyi milli çıkarlarımız bağlamında değerlendirmek ve ona nazaran başkalarının oyununa gelmemek lazım.”

‘Kıbrıs’ta iki eşit devletin iş donanmasına varız’

Kıbrıs’ta bir mücadelenin bulunduğunu aktaran Tatar,  şu ifadeleri kullandı:

“Tüm dünya bunu görsün, Kıbrıs’ta bir savaşım vardır, Türklük mücadelesidir. KKTC’nin ilelebet yaşayabilme meselesidir. Zira bizler bunu hak ediyoruz. Ayrı bir halk, ayrı bir devlet ve arkamızda 85 milyon, ileride 100 milyon kuvvetli bir Türkiye. Şark Akdeniz’deki hak ve çıkarlarımızı koruması bakımından bu seka ve gönül birliğiyle ilelebet sürmesi lazım. Dolayısıyla bütün Türkiye’ye bir kere daha şükranlarımı ve minnet duygularımı paylaşıyorum. Ben telefon açtım, ‘Bunu bizzat üzüntüyle izliyoruz, sonuç itibarıyla aynı adada yaşıyoruz. Bu şekilde bir yıkım, bir yangına ikimiz de ihtiyaç duyulan desteği vermeye hazırız’ dedim. Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile görüştüm. Görüşmemizde ‘Helikopter ve öteki destek sunar verilebilir mi’ dedim. O da ‘Memnuniyetle’ dedi. Dolayısıyla o mesajı da ilettim. Karşılığında bir yanıt alamadım. İnşallah yangın söndürülmüştür. Fakat bizler gereğini yaptık. Zira insanlık ve uygarlık bunu gerektirmektedir. Kıbrıs’ta iki eşit devletin iş donanmasına varız. Onun için görüşme yolu, anlaşmanın da hepimiz için iyi olacağını hem Kıbrıs’taki Türk ve Rumlar için bununla beraber yöresel olarak Şark Akdeniz’deki dengelerin oluşması bakımından Türkiye ve Yunanistan arasındaki gerginliklerin, tansiyonun azalması için orada bir antak kalma her insanın faydasına olacaktır. Fakat hep onların söylediği şeklinde, hep onların hakimiyetinde Türkler azınlıklar, federasyondurlar ve Türkler esasen Avrupa Donanması’nde yok. Dolayısıyla Kıbrıs’ı bir tüm almak ve Türkiye’yi Kıbrıs’tan çıkartmak hayaline hiç bizim müsaade etmemiz mevzubahis değildir.”