Pervin Buldan’dan Emine Erdoğan’a ‘porsiyon’ yanıtı: Utanmazlık

0
20
Pervin Buldan

Partisinin öbek toplantısında AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın “Porsiyonları küçültün” açıklamasına değinen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Halkın kemerinde ne sıkacak delik ne tabağında küçültecek porsiyonu kalmamıştır. İnsanların çöplerden, pazar artıklarından karnını doyurmaya çalmış olduğu şu ülke ortamında bu açıklamalar utanmazlıktan başka bir şeyle açıklanamaz” dedi.

Buldan, HDP’ye İzmir’de meydana getirilen saldırıyla alakalı olarak “Hususi olarak eğitilen İzmir tetikçisini hangi nefret siyasetini yetiştirdiğini oldukça iyi tanıyoruz. Deniz’i katleden zihniyet, zulümle, baskıyla başaramadıklarını katliamla başarmaya çalışanlardır. Deniz’i katleden zihniyet, hanımı, Kürt’ü hedef yayınlayan faşist zihniyettir” yorumunda bulunmuş oldu.

“Zulümle pes etmediğimizi, vazgeçmediğimizi oldukça iyi bilirler” diyen Buldan, “Bir defa daha haykırıyorum: İzmir katliamı hak mücadelemizi daha da pekiştirmiştir. Bizlerden aldığınız her bir canın hesabını hüküm önünde kesinlikle soracağız” ifadelerini kullandı.

“KADINLARIN DİRENDİĞİ MEYDANLAR KAZANACAK”

Buldan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden resmi olarak çekilmesine de reaksiyon gösterdi. “Oldukça aleni ve net olarak anlatım etmek isterim, AKP bu ülkede bayanların başına gelmiş en büyük felakettir” diyen Buldan, laflarına şu şekilde devam etti:

“Sosyal muhalefetini kırmak amacıyla her türlü baskı ve zor yönetimini kullanan adam iktidar şunu görmüş oldu ki, bayanlar baskılar karşısında yılmamaktadır. Bayanlar bugün itibariyle bir tek cins mücadelesi yönetmiyor, adam mafya düzenini gönderme mücadelesine reel bir öncülük de yapıyor. Bayanlar ne onların yalanlarına kanmakta, ne baskısıyla sinmektedir. Hepimiz de bayan mücadelesinin parçası ve temsilcisi olarak, bayan mücadelesiyle oldukça daha umutluyuz ve başarmaya oldukça daha yakınız.

(İstanbul Sözleşmesi) Hepimiz fesih ederiz onlar da kabullenir sananlar yanıldılar. Bayanlar ne kabul ettiler ne biat ettiler. AKP-MHP adam iktidarının inşa etmiş olduğu faşizme karşı bayanlar barikatları yıkarak dur dedi. Yasaklarınız, fesihleriniz, engelleriniz değil bayanların direndiği meydanlar kazanacaktır.

İstanbul Sözleşmesi bayan haklarını geliştiren ve sakınan, bayanlara yönelik suçları önleyen bir metindir. Çocuk istismarını önleme ve faal mücadeleyi gerektiren bir sözleşmedir. Bayanlar için gereklidir, vazgeçilmezdir. Ama tek bir erkek; adam ittifakıyla, camianın bütün kesimlerinden bayanların haklarını güvence dibine alan sözleşmesi hedef aldı.

Danıştay, başvuruyu reddetti. Danıştay da bu ülkede adam yargısının var bulunduğunu bu kararla birlikte kanıtladı. Hepimiz bayanlar, bu tek insanın dayatmalarına, tek imzayla haklarımızı gasp etmelerine boyun eğmeyeceğiz.

20 Mart’tan bu yana her alanda mücadeleyiz, olmaya devam edeceğiz. Bu iktidarı gönderir göndermez İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe koyacağız, faal bir halde uygulanmasını sağlayacağız. “

“ŞİDDETLE DEĞİL, KADINLARLA MÜCADELE HALİNDELER”

AKP-MHP iktidarının hanıma yönelik şiddetle değil, hanımlarla savaşım halinde bulunduğunu vurgulayan Buldan, AKP iktidarı süresince 16 bine yakın kadının katledildiğini belirtti. Buldan şu şekilde konuştu:

“Hanıma yönelik sertlik, görülmemiş miktarda terfi etmiştir. Bir tek hakkaniyet bakanlığı verilerine gore 145 bin 939 çocuk istismarı davası açılmıştır. 2 milyona yakın bayan hayatta kalmak için koruma istek etmiştir. Bayan işsizlik payı resmi rakama gore yüzde 45’e ulaşmıştır. Hanımefendilerin tüm hakları AKP hükümeti tarafınca tehdit edilmiş, saldırıya uğramıştır. Bu mudur sizin hanıma yönelik şiddetle mücadeleniz? Yargısından medyasına tüm kurumlarına kadar, hanımı her türlü şiddete mahkum etmek için elinizden geleni yaptınız.”

“GERÇEK REFORM, İKTİDARIN GİTMESİYLE OLUR”

Buldan, yeni hüküm paketi hikayesinde ise şu değerlendirmeyi yapmış oldu:

“Yeni hüküm paketinde çocuk istismarında ve hanıma yönelik suçlarda ceza için koşul getiriyorlar. Doğrusu, suçluyu cezalandırmamak için bin dereden su getirenler yasama eliyle faillere yol açmaya çalışıyorlar. Mevcut iktidarın düzeltim ismi altında icra ettiği malumun ilanıdır. Reel bir düzeltim olacaksa, bu AKP-MHP iktidarının gitmesiyle olur, bu da bu şekilde olacaktır. Tüm bayanlara bunun sözünü veriyorum. Camia sadece bu şekilde soluk alır, refaha, huzura, hukuka kavuşur. Bu reformun mimarı da hepimiz bayanlar olacağız.”

“GERGERLİOĞLU DERHAL TAHLİYE EDİLMELİ”

Anayasa Mahkemesi’nin hakkındaki hak ihlali sonucu verdiği Ömer Faruk Gergerlioğlu’nın hapiste bulunmasına da değinen Buldan, “Gergerlioğlu hemen tahliye edilmeli ve vekilliğe iadesi bir an ilkin sağlanmalıdır” dedi. Buldan şunları kaydetti:

“Cezaevlerinde çıplak aramayı ortaya çıkartan, hakikati ortaya çıkardığı için hukuksuzca tutuklanan milletvekilimiz Ömer Faruk Gergerlioğlu için AYM ihlal sonucu verdi. Mahkeme, günlerdir AYM kararını uygulamıyor. Milletvekilimizi tahliye etmiyor. Bu hukuksuzluğa son verilmelidir.”

“AŞI ÜCRETLİ OLSA, 15 EURO’YA SATARDINIZ”

Buldan, Erdoğan’ın Avrupa’da aşının ücretli olduğuna yönelik iddiasını ise “Güya Avrupa’da aşı ücretliymiş, yalanın biri bin Euro! Aşı Avrupa’da ücretli olsaydı, iktidarınız o aşıyı burada minimum 150 Euro’ya yapardı. Aşının parasını aslına bakarsan zamlarla, vergi artışlarıyla fazlasıyla halktan çıkartıyorlar. Aşıyı pazarlayamıyorlar ya, asılsız satmaya çalışıyorlar. Bu yalanların hiç bir alıcısı artık yok” laflarıyla yorumladı.

“SARAY’IN SALTANATINDAN HİÇBİR TASARRUF YOK”

Ekonomik bunalım hikayesinde da değerlendirme icra eden Buldan, Emine Erdoğan’ın “Porsiyonları küçültün” açıklamasına göndermede bulunarak şu şekilde konuştu:

“Tek erkek kendi saltanatını muaf tutarak tutum tedbirleri ifade etti. Bir senelik harcanması 2,8 milyar dolar olan saray ailesinin ferdi ise halka ‘kemerleri sıkalım, porsiyonları küçültelim’ telkinleri veriyor. Ama halkın kemerinde ne sıkacak delik ne tabağında küçültecek porsiyonu kalmamıştır. İnsanların çöplerden, pazar artıklarından karnını doyurmaya çalmış olduğu şu ülke ortamında bu açıklamalar utanmazlıktan başka bir şeyle açıklanamaz. Sarayın saltanatından hiç bir tutum yok. Her ay 3-5 maaş alanların refah hakkından tutum yok. Yandaşların vergi affından hiç bir tutum yok. ÖSO ve çetelerine ödenen maaşlardan, harbe aktarılan dev gibi bütçeden hiç bir tutum yok. Patronlara halkın cebinden peşkeş çekilen vergi affından tutum yok.”

“ŞİMDİKİ HEDEF TÜTÜN ÜRETİCİLERİ”

Buldan, tütün satışına yetki belgesi zorunluluğu getirilmesini ise şu şekilde eleştirdi:

“Halkın nerede geçim deposu var ise oraya gözlerini dikmiş durumdalar. Şimdiki hedef tütün üreticileri. Tütün satışına yetki belgesi zorunluluğu getirdiler, ÖTV, stopaj, KDV dahil üreticilere 70’lere varan vergi yükü getirdiler. Bu vicdansız iktidar vergi yüküyle tütün üreticilerinin alın terini gasp etmektedir. Tütün üreticisi bu kadar vergiyi iyi mi ödeyecek? Bu yasa kararı müstahsil tütün ekemeyecek, dağ köylüleri göç etmek zorunda duracak. Adıyaman’ın yüzde 70’i tütün üretiyor, yasak devam ederse onların hayatı da kalacak. Tütün toplayıcılarının yüzde 80’i bayan emekçileridir. Bayan yoksulluğu, halkın yoksulluğu daha da artacaktır. Vicdansız iktidara soruyorum, halk ne yemek, ne meşrubat? Bu soruna hemen çözüm bulunmalıdır.”