Öztrak: Erdoğan, ülkeyi seçimlere OHAL yetkileriyle götürmek istiyor

0
18
Faik Öztrak

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Erdoğan şahsım hükümeti; ülkeyi bir sonraki seçimlere de beş senedir kullandığı, OHAL yetkileriyle götürmek istiyor. 31 Temmuz’da sona ermesi ihtiyaç duyulan, OHAL yetkilerinin kullanım süresinin, bir poşet yasayla, üç sene daha uzatılmasını, mutlaka merhametli bulmuyoruz,” dedi.

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Idare Kurulu (MYK) toplantısı arkasından CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Öztrak’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Hakkını arayan Somalı madenciler Ankara’ya sokulmadı. Bitkin, argın memleketlerine geri dönmek mecburiyetinde bırakılan, Ali Faik İnter ve Tahir Çetin trafik kazasında hayatlarını yitirdi. Hepimiz her iki emekçimize de Allahtan rahmet, üzüntülü ailelerine başsağlığı dilerken, Erdoğan şahsım hükümetinden Somalı madencilere meydana getirilen zulmü, bir an öncesinden bitirmesini istiyoruz.

OHAL YETKİLERİNİN UZATILMASI

Erdoğan şahsım hükümeti; ülkeyi bir sonraki seçimlere de beş senedir kullandığı, OHAL yetkileriyle götürmek istiyor. 31 Temmuz’da sona ermesi ihtiyaç duyulan, OHAL yetkilerinin kullanım süresinin, bir poşet yasayla, üç sene daha uzatılmasını, mutlaka merhametli bulmuyoruz. Bu; milletin malına, mülküne kayyum eliyle dilediği şeklinde çökme yargısız infaz kılıcıyla, devlet memurları üstünde baskı kurma ve gözaltı sürelerini fiilen tutukluluğa çevirerek milleti hazmetme girişimidir. Erdoğan bunu niçin yapıyor? Bundan dolayı Erdoğan artık sandıktan çıkamayacağını görmüş oldu. Ulus iradesinin, şu demek oluyor ki sandığın terazisiyle iyi mi oynayabilirim diye, kendince çareler arıyor. Soluk kesen Hal’i bir üç sene daha olağan hale getirerek, kaçınılmaz mukadderatından kurtulurum sanıyor fakat milletin sabır taşı çatlamıştır. Erdoğan, İstanbul seçimlerinde icra ettiği mızıkçılığa, milletimizin attığı şamarı unutmamalıdır. Milletimiz Erdoğan şahsım hükümetinin, zam, zulüm, işsizlik, zaruret bulunduğunu yaşayarak görmüştür.

Üç sene ilkin, 10 Temmuz 2018’de, Resmi Gazete’de piyasaya çıkan, bu kararla, Erdoğan şahsım hükümeti fiilen işbaşı yapmış oldu. Erdoğan, damadını da ekonominin başına getirdi. Erdoğan şahsım hükümeti işbaşı yaptığında; dolar 4 lira 54 kuruştu, bugün 8 lira 70 kuruş; avro 5 lira 34 kuruştu, şimdi 10 lira 29 kuruş. Türk lirası, dolar ve avro karşısında, son üç yılda yüzde 50 kıymet yitirdi. Dünyada parası dolar karşısında en fazlaca kıymet kaybeden iki ülkeden biri olduk. Öteki de Arjantin pesosu. Erdoğan şahsım hükümeti paramızı pul etti. Kayınpeder ile damat bir oldu, Merkez Bankası’nın kasasındaki 128 milyar doları, bankanın arka kapısından istedikleri şeklinde, istediklerine sattılar. Dalgalı kur diyetinde hem dövizi, bununla birlikte faizi denetim edebileceklerini sandılar. Feyk istikrar görüntüsü verip, koltuklarını koruyabileceklerini sandılar. Milletin 128 milyar doları gitti fakat ne kur ne ürem ne de enflasyon dikiş tuttu.

İŞSİZLİK VERİLERİ

TÜİK, bugün mayıs ayı işsizlik verilerini ifade etti. Mevsim etkilerinden arınmış verilerle, reel işsizlik oranımız yüzde 27,2. Erdoğan şahsım hükümeti işbaşı yaptığında aynı nispet, yüzde 16,2 idi. Reel işsizlik payı üç yılda 11 puan sıçradı. Tekrar mevsim etkilerinden arınmış verilerle, Erdoğan şahsım hükümeti göreve başladığında, 5 milyon 528 bin birey işsizdi. Şimdi 9 milyon 671 bin birey işi olmayan. Reel işsizlerimizin sayısı, son üç yılda 4 milyon 143 bin birey arttı. Bir iktisat yönetiminin başarısı, çalışmak isteyen yurttaşlarına ne kadar iş imkânı sunduğuyla ölçülür. Erdoğan şahsım hükümeti vatandaşlarımıza iş yaratamadı. İşi olan vatandaşlarımızın işini de elinden aldı. Erdoğan şahsım hükümeti iş başı yaptığında, çalışan sayısı 28 milyon 957 bin kişiydi. 2019’da çalışan sayısı 28 milyon 243 bine düştü. Pandemi gelmeden ulus işini kaybetmeye başladı. Bugün çalışan sayısı ise 27 milyon 844 bine geriledi. Üç yılda 1 milyon 113 bin yurttaşımız işinden oldu.

Erdoğan geçtiğimiz günlerde gençlere seslenerek, ‘sahipsiz değilsiniz’ dedi. İyi de boş söz karın doyurmuyor. Tablo ortada… 38 üyeli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı içerisinde, en sahipsiz ergenler bizde. Her 100 gencimizden 30’u, ne okuyor ne de bir işte çalışıyor. Gençlerimiz ev genci olmuş, anasının babasının eline bakıyor. Gençlerimize iş vermeden, öğrenim vermeden, bir tek sözle haiz çıkılamaz. Erdoğan şahsım hükümetinin işbaşı yapmasıyla, evlerimizin, sofralarımızın da bereketi firar etti. Üç sene ilkin Ankara’da simidin fiyatı 1 lira 25 kuruştu. Bu hafta sonu 2,5 liraya çıktı. Üç yılda simide yüzde 100 zam geldi. Üç sene ilkin bir bardak çay 1 lira 25 kuruştu. Bugün o da 2,5 lira. Erdoğan şahsım Hükümetinin iş başı icra ettiği tarihte, beş benlik bir aile, üç öğün bir çay bir simit yese, aylık bin 125 lira veriyordu bugün 2 bin 250 lira veriyor. Artış yüzde yüz. Peki, aynı kuşakta asgari ücret ne kadar arttı? Yüzde 76. Hak mı, reva mı? Bu ülkede hükümet yok mu? Bu tablonun sorumlusu kim?

Kayınpeder ile damat kafa kafaya verdi. Üç yılda devletin borcunu ikiye katladılar. Bir tek devlet değil, aileler de bu zamanda borca batırıldı. Ailelerin kredi kartı ve tüketici kredisi borcu, Erdoğan şahsım hükümeti iş başı yaptığında, 515 milyar liraydı. Şimdi, 875 milyar lira oldu. Ailelerin bankalara borcu üç yılda 360 milyar lira arttı. Şirketlerin bankalara borcu da yeniden bu zamanda, 1,8 trilyon liradan, 3 trilyon liraya sıçradı. Şirketlerin bankalara borcu üç yılda 1,2 trilyon lira arttı. Ülkede hepimiz gırtlağına kadar borçlu. Gelir artmazsa, işsizlik azarsa, yaşam pahalılığı coşarsa, bir de bunların üzerine ulus, devlet borca batırılırsa ne olur? Normal olarak zaruret da şaha kalkar. Erdoğan şahsım hükümeti iş başı yaparken, fakir sayımız 15 milyon 864 bin kişiydi, şimdi 17 milyon 921 bin kişiye çıktı. Fukara sayımız üç yılda 2 milyon 237 bin birey arttı. Dünya Bankası’na göreyse, fakir sayısındaki artış, 3 milyon 232 bin birey.

“‘BİJİ SEROK ERDOĞAN’ SLOGANINA UFAK ORTAK NE DİYOR”

Ayrıca Amerika Başkanı Biden ile görüşmeden sonrasında, partisinin il istihbarat toplantısında, Erdoğan’a ‘Biji Serok Erdoğan’ çarpıcı sözleri atıldı. Erdoğan’da bu sloganlara; methiyelerle yanıt verdi. Diyarbakır’da atılan bu çarpıcı sözler ve okunan methiyeler hakkındaki Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı ne diyor? Minik ortak bu mevzuda ne düşünüyor? Aralarında bu mevzuda bir mutabakat var mı? Üç gündür gıkı çıkmıyor. Bahçeli niçin sessiz? Niçin üç gündür ağzını bıçak açmıyor? Yoksa sükûtu ikrarından mı geliyor? Milletimiz bunu oldukça merak ediyor. Bahçeli’den bir izahat bekliyor.

Faik Öztrak, basın personellerinin sorularına da cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı için İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener “Hürmet duyarım sadece Ulus İttifakı’nın alacağı karar bağlayıcı olur” demesi hakkındaki Öztrak, “Sayın Genel Başkanımız iki gündür icra ettiği konuşmada, bu mevzu ile alakalı görüşlerini ortaya koydu. Onun üstüne laf söylemek abesle iştigal olur” dedi.

Ankara Büyükşehir belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylıkları ile alakalı Kılıçdaroğlu’nun “Belediye başkanlarımızın birinci rolü halka verilen lafları tutmak” lafları için Öztrak, “Esasen değerlendirmeyi Genel Başkanımız yapmış. Doğru. Belediye başkanlarımızın birinci rolü millete hizmet etmektir” dedi.

İzmir’deki mitinge CHP ve HDP’den adların katılıp konferans yapması için Öztrak, “Miting CHP’nin değil Emek Platformu’nun düzenlemiş olduğu bir miting. Belediye Başkanımız çağrı edilmiş” dedi.