Libya konferansında ‘yabancı güçler gecikmeksizin çekilmeli’ sonucu: Türkiye şerh koydu

0
23
Libya konferansı

Libya temalı İkinci Berlin Konferansı’nın netice bildirgesinde, “Bütün yabancı güçler ve paralı askerler gecikmeksizin Libya’dan çekilmelidir” denildi. Türkiye maddeye şerh koydu.

Hükümet, Türkiye başta olmak suretiyle bölgede bulunan birçok ülkeden askeri varlıklarının ülkeden çıkarılmasını istiyor.

PARALI ASKERLER ÇEKİLSİN

Konferansta konuşan Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, “Libya’daki emniyet mevzusu, paralı askerlerin ve siyasal yönelimli askeri güçlerin varlığı sebebiyle istikrarsız durumda” dedi. Dibeybe, ülkenin güneyi ve öteki birtakım bölgelerde terör unsurları ve askeri güçlerin varlığı sebebiyle siyasal sürece ilişik endişeler bulunduğunu söylemiş oldu. Libya Başbakanı Berlin’e, “Birinci Berlin Konferansında katılımcılar tarafınca verilen taahhütleri yenilemek ve Libya’nın istikrarını, toprak bütünlüğünü, birliğini desteklemenin yanı sıra ülke halkı ve milli egemenliğinin korunması için en iyi çözümler üstünde Libya’nın arkadaşlarıyla ittifak sağlamak” için geldiğini kaydetti. Aralık ayında yapılması planlanan seçimlere atıfta bulunan Dibeybe, “Önümüzde birçok güçlük var, sadece demokrasiye ulaşmak ve Libya halkına dürüst ve adil seçimler yöntemiyle temsilcisini seçme hikayesinde emniyet verilmesi için büyük bir fırsat var” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.

Ülkede geçici hükümetin 24 Aralık’ta seçime gitmesi planlanıyor. Ateşkesin 24 Aralık’a kadar sürebilmesi ve adil şartlarda bir seçim yapılabilmesi de konferansın gündem maddelerinden bir tanesiydi. Savaşın dış aktörlerinden Rusya menşeili Wagner şirketine ilişkin paralı askerlerin çekilmesi de talepler içinde. Rusya ise şirketle bağını reddediyor. Wagner, bilhassa bölgedeki operasyonları nedeniyle SADAT ile benzerlikler taşıyor. Saray diyeti, daha ilkin Libya’ya Suriyeli savaşçı gönderdiğini kabul etmişti. Bunun yanında İHA ve SİHA desteği verildiği de biliniyor. Geçtiğimiz aylarda gösterilen BM raporunda bir Türk SİHA’sının anonim olarak Hafter güçlerini vurması da reaksiyon çekmişti.

Türkiye’nin iç harpte müdahil olmasının bir nedeni de Mavi Vatan projesi dahilinde Şark Akdeniz’de faaliyet oluşturmak istemesiydi. Bu niyetle Libya’da Milli Mutabakat Hükümeti ile anlaşarak bölgeye çıkarma yapılma, Mısır ve Yunanistan başta olmak suretiyle birçok ülkeyle ilişkiler gerilmişti. Biden seçildikten sonrasında Amerika ile ilişkileri ilerletmek namına Mısır ile de normalleşme dönemi başlatmak isteyen Saray, Libya’da ve Şark Akdeniz’de iddialarını geriye çekmişti.

SONUÇ BİLDİRGESİ

Konferansın netice bildirgesinde, iştirakçilerin, ilk başlarda 19 Ocak 2020’de düzenlenen Berlin Konferansı’nda verilen taahhütleri yineledikleri ve yine onayladıklarına işaret edildi.

Libya Başbakanı Dibeybe’nin, ülkedeki seçimlerin zamanında gerçekleştirilmesine bağlılığını yinelediğine işaret edilen bildirgede, “24 Aralık 2021 için belirlenen Milli Başkanlık ve Parlamento seçimleri, Libya Siyasal Diyalog Forumu tarafınca Tunus’ta Kasım 2020’de belirlenen Yol Haritasında anlaşmaya varıldığı suretiyle gerçekleşmeli ve seçim neticeleri bütün taraflar tarafınca kabul edilmelidir. Lüzumlu anayasal ve hukuki düzenlemeler uygulanmalıdır” ifadesine işaret edildi.

Libya’daki “çatışmaların altında yatan sebeplerin ele katılması ve deşifre etmek için daha fazlasının yapılmasının gerektiğine” işaret edilen konferansın netice bildirgesinde, “Bütün yabancı güçler ve paralı askerler gecikmeksizin Libya’dan çekilmelidir.” maddesi de yer aldı. Sadece maddeye Türkiye’nin şerh koyduğu açıklandı.

Bildirgede, şunlar kaydedildi:

“Emniyet sektörü reformdan geçirilmeli ve birleşik, sivil ve gözetime doğal olarak bir otoriteye sıkı bir halde bağlı olmalıdır. Ülke genelinde kaynakların saydam ve adil dağılımı sağlanmalıdır. İnsan hakları ihlalleri ile internasyonal hukuka yönelik ihlaller ele alınmalı ve kapsayıcı, kapsamlı ve hak temelli bir milli uzlaşı ve geçiş süreci adaleti dönemi başlatılmalıdır. Libya içi kapsayıcı diyalog devam etmelidir.”

Libyalı taraflara, “yeni bir sayfa açma ve geçmişteki çatışmaları geride bırakma” çağrısı meydana getirilen bildirgede, taraflardan, devlet kuruluşlarının birleştirilmesi ve siyasal geçiş dönemlerinin sona erdirilmesi yönünde ciddi adımlar atmaları istendi.

Bildirgede ek olarak katılımcı ülkelerin, “Libyalıların öncülüğünde BM tarafınca yürütülen siyasal sürece ve Libya’nın egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve milli donanmasına olan kuvvetli bağlılıklarını yineledikleri” vurgulandı.

BM öncülüğünde 23 Ekim 2020’de Cenevre’de imzalanan ateşkes anlaşmasının desteklendiği vurgulanan netice bildirgesinde, “bütün Libyalı taraflara, daha çok rötar olmaksızın ateşkes anlaşmasını tam olarak tatbik, BM’ye üye bütün devletlere de anlaşmanın tam olarak uygulanmasına hürmet duyma ve destekleme” çağrısı yapılmış oldu.