Kılıçdaroğlu’ndan Kanal İstanbul tepkisi: Niye devlet politikası, özel bir yasa mı çıktı?

0
14
Kemal Kılıçdaroğlu Ekrem İmamoğlu

İBB Başkanı İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için soruşturma açılmasına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Bu, devlet politikasıymış. MGK’da görüşüldü mü? Özel bir yasa çıktı mı? Niye devlet politikası? Çünkü bir kişinin kararı devlet politikası sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomi ile ilgili iktidara eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Yandaş ve tefeciler için ekonomi mükemmel. Ama işçi için, dul için, emekçi için ekonomi ne yaptı? Pik değil dip yaptı” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “‘Ekonomide reform yapacağız diyor’ Sayın Erdoğan. ‘Gerekirse acı reçeteyi milletin önüne koyacağız’ diyor. Soru şu: 18 yıldır ne yaptın arkadaş? Ne oldu da 18 yılın sonunda milletin önüne acı reçeteyi koyuyorsun? Ne istediysen yaptın kardeşim.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, “Çok sık eleştiriyor CHP’yi, ona o görev verilmiş çünkü. Bekçilik görevi yaptığı için o görev verilmiş” diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için soruşturma açılmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bu, devlet politikasıymış. MGK’da görüşüldü mü? Özel bir yasa çıktı mı? Niye devlet politikası? Çünkü bir kişinin kararı devlet politikası sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bütün vatandaşlarım şundan emin olsunlar. Her hafta dediklerimizin yüzde 100’ü doğrudur. Ciddi bir sorun var, sorun ciddi bir şekilde hissediliyor. Sorunu çözecek olanlar siyaset kurumudur. İktidar görevini yapmıyorsa devreye biz giriyoruz. Bu toplantının temel amacı görevini yapmayan iktidarı uyarmak ve nasıl yapması gerektiğini söylemektir.

“HUKUK VE EKONOMİK BUHRAN VAR”

Bir hukuk buhranı ve ekonomik buhran var. Her ortamda ve her yerde şunu söyledim. Bir sorunu çözecekseniz ve o çözüm milletin hayrınaysa CHP olarak biz el kaldırarak ‘evet’ diyeceğiz. Fakat ısrarla söylemde kalan sözler var. Gerçeğe dönüşmüyor, yasaya dönüşmüyor, kararnameye dönüşmüyor.

Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bunu çözecek kapasite de irade de liyakat de vardır. Bir devlet aile şirketi gibi yönetilemez. Sorunun çözümü için liyakate, enerjiye, özel sektöre, şeffaf kamu kurumlarına ihtiyaç var. Bir sorumluluk içinde devleti yönetmeniz lazım. Devlet, vatandaşları arasında ayrım yapmaz. Bendensen hizmet veririm, benden değilsen hizmet vermem anlayışı demokrasilerde ve insan haklarında olmaz. Ekonomide ya da hukukta reform yapacaksan nasıl yapacağını anlatacaksın.

İktidar sahada konuşamıyor, milletvekilleri konuşamıyor. Nereye gitseler protestoya uğruyorlar. Milletvekillerimiz meslek kuruluşları ve kanaat önderleri ile konuştu. Bu sefer sadece çözümlerimizi anlatacağız. Eğer yeterli gelmeyenler varsa onu da alacağız. Bir ekonomi masası kurduk. Ekonomi masasında görev alan milletvekili ya da milletvekili olmayan arkadaşlarımız var. Bu kez gideceksiniz, sorun yaşayan aktörlerle bire bir görüşeceksiniz ve sorunları nasıl çözeceğimizi yetkin bir şekilde hem politikacı hem de teknokrat olarak anlatacaksınız. Arkadaşlarımız Mersin’e, Adana’ya, Hatay’a gittiler. Yine gidecekler, yine anlatacaklar. Çözecek en yetkin aktör CHP’dir.

“KİMSE BİZİ MAL VARLIĞIMIZ İLE TEHDİT EDEMEZ”

Sorunu çözemiyorlar çünkü kapasiteleri yok, liyakatli elemanları yok. Biz çözeceğiz, kararlılıkla çözeceğiz. Bizim çözme konusunda bilgi ve birikimimiz var. Kimseye veremeyecek bir hesabımız yok. Kimse bizi mal varlığımız ile tehdit edemez. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimden en yaşlısına kadar herkesin sorunlarını çözeceğiz.

Gerçekten millet perişan halde. Ama saraylarda oturanlar bu gerçeği göremiyorlar. Görmek istemiyorlar, duymak istemiyorlar, pembe hayaller peşindeler. Daha 15 gün önce ‘ekonomi pik yapıyor’ diyenler şimdi ‘acı reçete vereceğiz’ diyenler değil mi? Ekonomi pik yapıyor lafı doğru mu? Bazıları için doğru. Kimler için doğru söyleyeyim. Dolarla ihale alanlar için doğru, dolarla devlete borç verenler için doğru. Bunlar kendini biz yerli ve milliyiz diye tanıtıyorlar değil mi? Bunu diyenler dolarla borçlanma konusunda tahvil çıkarırlar mı? Kendi parana güvenmiyorsun, kendi vatandaşına dolarla borç ver diyorsun. Bu sözüm sarayın bekçiliğini yapanlar için de geçerli. Dolarla mevduat hesabı olanlar için de ekonomi pik yapıyor. Dolar arttıkça onlar da rahatlar. Dolarla hazine garantisi alanlar için de ekonomi pik yaptı. Yandaş ve tefeciler için ekonomi mükemmel. Ama işçi için, dul için, emekçi için ekonomi ne yaptı? Pik değil dip yaptı. Dövizdeki artış her şeye yansıdı. Sudan peynire kadar her şeye zam geldi.

10 milyon 287 bin işsizimiz var. Cumhuriyet tarihinin en büyük işsizlik rakamları. İşsizlik sigortasından sadece 225 bin kişi faydalanıyor. Merkez Bankasının dolar rezervi eksi 54 milyar dolar. Bir de borç yapmışız. İnsanda biraz vicdan ve ahlak olur. Vatandaşa bari doğruyu söyleyin.Bankalardaki mevduatın yüzde 56,7’si dolar mevduatı. Vatandaşın parası var haklı olarak Türk Lirası’na güvenmediği için dolara yatırmış. Anket yapılmış soru şöyle: 100 liranız olsa paranızı TL mevduatı mı yoksa dolar mevduatı olarak mı tutarsınız? AKP seçmeninin yüzde 32’si, MHP seçmeninin yüzde 41’i dolar demiş. Rakamlar benden ya da CHP’den değil. Rakamlar TBMM adına denetim yapan Sayıştay’dan. Dolar kurundaki artış nedeniyle ödenen kur farkları. 2015 yılındaki 9 milyar 284 milyon lira fazla para ödemişiz. 2018’de 25 milyar 117 milyon lira kur farkı ödemişiz. 2014-2019 yılları arasında ödenen kur farkı 61 milyar 719 milyon lira ödemişiz. 83 milyon insan 5 kişiye çalışmış. Hem ana parayı hem de kur farkını alıyorsun. Bunlar için ekonomi pik yapıyor.

“MERCİMEĞİ BOSNA HERSEK’TEN ALIYORUZ”

Vatandaş belki sorabilir bu parayla ne yapılır diye. 14 tane Avrasya Tüneli, 12 tane Osmangazi Köprüsü, 8 tane Çanakkale Köprüsü yapmak mümkün. Bütün esnafa faizsiz kredi vermek, öğrencilerin kredi borçlarını silip hem de artıya geçmek mümkün. Böyle olunca çiftçi hakkı olan parayı alamıyor. Kanun çıkarmışsınız: Bütçeden ayrılacak kaynak GSHY’nin yüzde birinden az olamaz. Çiftçiye destek için. Bugüne kadar hiç uygulanmadı. Uygulanmadı ama 2020 yılında çiftçiye verilen desteğin önemli bir kısmı 2021 bütçesinde kesiliyor. Çünkü dışarıdan alıyoruz. Yozgat’ın dünyaca ünlü kokulu mercimeği var, biz mercimeği Bosna Hersek’ten alıyoruz. Çiftçi bunu hak ediyor mu?

‘Ekonomide reform yapacağız diyor’ Sayın Erdoğan. ‘Gerekirse acı reçeteyi milletin önüne koyacağız’ diyor. Soru şu: 18 yıldır ne yaptın arkadaş? Ne oldu da 18 yılın sonunda milletin önüne acı reçeteyi koyuyorsun? Ne istediysen yaptın kardeşim. El kaldır deyince blok halde el kaldırıyorlar. Hiçkimse çıkıp sana “bu yanlıştır” deme cesaretine bile sahip değil. O zaman 18 yılda ne istediysen yaptın kardeşim. Sarayda israfa devam ediyor.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE TEPKİ

AK Parti’li kardeşlerimin dikkatle dinlemesini isterim. Sayın Bahçeli’yle beraber Kıbrıs’a gittiler. Ama nasıl gittiler? Biz oraya piknik yapmaya gideceğiz dediler. Devletin itibarına bakar mısınız? Onlar Cumhuriyet Bayramı kutluyor, beyler Maraş’ta piknik yapmaya gidiyor. Bir uçak Erdoğan için, bir başka uçak Bahçeli için, bir başka uçak bakanlar ve heyetler için, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu için ayrı bir uçak, iki uçak da korumalar… “Ayranı yok içmeye” diye bir atasözü var ya bizde…

Bunu yaparken bu ülkede konteynerlerden beslenen milyonlar hiç aklınıza gelmiyor mu sizin ya? Ya sizde vicdan, ahlak var mı? Adalet duygusu var mı? Ekonomi anlayışı var mı? Nedir bu savurganlık. Bütün dünyaya alay malzemesi oldunuz. Gittiler oraya Rauf Denktaş’ın mezarını ziyaret etmediler. Sen oraya pikniğe gidiyorsan unutma, onu sana sağlayan kişi Bülent Ecevit’tir. Ecevit’in adını ağzına almıyor, alamaz. İyi ki almıyor. Milliyetçilik nedir deseniz, yerliyiz ve milliyiz diyecekler.

Hukukta reform yapma konusunda Erdoğan ne kadar samimi? Adalet kurumuna güven kalmadığını o da görüyor. Hakimlerin, savcıların belli odaklardan talimat almadan karar vermedikleri o da biliyor, biz de biliyoruz, dünya da biliyor. Adalet Bakanı o da konuşmuş, “Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun”. Günaydın beyefendi. Bu konuda adım atacak kim, sizsiniz kardeşim.

“RTÜK TAM BİR BAŞ BELASI”

RTÜK tam bir baş belası. Havuz medyası her türlü şeyi yazar tık yok. Özgür medyada bütün gözü. Acaba bir yerden bir şey bulup bunlara ceza yazabilir miyim, ekranlarını karartabilir miyim? RTÜK bundan vazgeçecek mi?

“BAHÇELİ’YE BAZI SÖZLERİM VAR”

Şu kürsüden yaptığımız konuşmaları suç sayıp hakkımızda fezleke düzenleyen savcılar… Bunlar için fezleke düzenlenmez. Pek çok yargı kararı da var. Muhbir milletvekilleri bu kürsülerden yaptığımız konuşmaları şikayet ediyor. Savcı derhal fezleke düzenleyip gönderiyor. Bahçeli’ye bazı sözlerim var. Çok sık eleştiriyor CHP’yi, ona o görev verilmiş çünkü. Bekçilik görevi yaptığı için o görev verilmiş.

Birbirimize saygı göstermek zorundayız. CHP’nin bir özelliği var, biz bütün siyasi partilerle görüşen tek partiyiz. Çünkü biz demokrasiyi savunan tek partiyiz. Oy veren vatandaşlarımıza saygılıyız. Biz kendimizi hakim, savcı yerine koyamayız. HDP’ye kızıyorlar, kızabilirsin. Ama bir suç örgütü gibi görüyorlar. HDP’li başkanvekili Meclis’i yönetiyor. HDP Meclis’i yönettiği zaman gelme Meclis’e.”

İMAMOĞLU’NA SORUŞTURMA

İstanbul’daki bütün konutların depreme dayanıklı hale gelmesi lazım. ‘Afişleri kaldırcaksın’ talimatı veriyorlar. Niye kaldırayım; ya kanal ya İstanbul. Yatırım yapacaksan Yozgat, Denizli, Uçak, Çanakkale, Elazığ, Tunceli, Sivas duruyor. Niye buraya yapıyorsun? Bu, devlet politikasıymış. MGK’da görüşüldü mü? Özel bir yasa çıktı mı? Niye devlet politikası? Çünkü bir kişinin kararı devlet politikası sayılıyor. Bekçilik yapan yer, CHP’liler yemez. Belediye başkanları konuşmayacakmış, niçin doğruları duymaya tahammül edemiyorlar.”