Kılıçdaroğlu: Yaygın bir kamulaştırma düşüncemiz yok

0
21
Kemal Kılıçdaroğlu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Ekonomi Masası Değerlendirme Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Kamu özel işbirliği projeleri kamulaştırılacak mı?” sorusuna, “Kamu özel işbirliği projeleri devleti soyan projelerdir. Yaygın bir kamulaştırma öyle bir düşüncemiz yok tam tersine, özel sektörün yatırım yapması için planlı, planlı, programlı, öngörülebilir, sağlıklı tutarlı ihracata dönük yatırım yapması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz” dedi.

“Sorunun çözümünde önce bir stratejimizin olması lazım” diyen Kılıçdaroğlu, 4 aşamalı bir strateji oluşturmak zorunda olduklarını belirtti.

CHP’nin sorununun yaratılmış algı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “‘CHP gelirse memleketi yönetebilir mi?’ Hiç kimsenin endişesi olmasın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bizden daha iyi yönetecek ikinci bir kadro yoktur” diye konuştu.

“Kamu Özel İşbirliği projeleri kamulaştırılacak mı?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Kamu özel işbirliği projeleri devleti soyan projelerdir. Yaygın bir kamulaştırma öyle bir düşüncemiz yok tam tersine, özel sektörün yatırım yapması için planlı, planlı, programlı, öngörülebilir, sağlıklı tutarlı ihracata dönük yatırım yapması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Sorunun çözümünde önce bir stratejimizin olması lazım. 4 aşamalı bir strateji oluşturmak zorundayız. Birinci aşaması şu, bu ülkede yaşayan herkesin önce ihtiyaç duyduğu bir şey var. Can ve mal güvenliği. Bunun yolu katıksız demokrasi, yargı bağımsızlığı, medyanın özgürlüğü… Böylece yatırımcı önünü görecek.

İkinci aşamamız, Türkiye’nin her alan üretmesi lazım. Üniversiteler bilgi üretecek. Kültür, sanat, sanayi, tarım, esnaf, hizmet, her alanda Türkiye’nin üretmesi lazım. Bir üretim seferberliği başlatmamız gerekiyor. Devlette liyakatin çökmesi ile beraber devletin temel kurumları da çöktü. Ülkede sağlıklı, tutarlı yeni bir planlama hamlesi başlatmak zorundayız. Almanya’da aşı bulan kişi Türkiye’de üretebilirdi. Eğer bu ülkede gençler geleceğini yurtdışında arıyorsa bunun tek sorumlusu var siyaset kurumu.

Üçüncü ayağı, yarattığımız katma değeri hakça paylaşacağız. Herkesin işi, aşı olacak. Güçlü bir sosyal devleti inşa etmek zorundayız.

Dördüncü unsur, sürdürülebilirlik. Ekonomi süratle gelişiyor, Türkiye’nin en az 25-30-40 yıllık planlar yapması gerekiyor. Dünya nereye gidiyor, biz nereye gideceğiz? Buradan bütün iş dünyasına sesleniyorum, sizin dinamizminizi en iyi ben biliyorum.

CHP’nin sorunu yaratılmış olan algı. ‘CHP gelirse memleketi yönetebilir mi?’ Hiç kimsenin endişesi olmasın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bizden daha iyi yönetecek ikinci bir kadro yoktur, bunu da gayet açık gayet net söylüyorum.”

Kılıçdaroğlu, açıklamalarından sonra soruları yanıtladı. Sorular ve yanıtlar şöyle:

“KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ PROJELERİ DEVLETİ SOYAN PROJELERDİR”

>> Kaynak sorunu… Kamu Özel İşbirliği projeleri kamulaştırılacak mı? Türkiye’nin elektriğini dağıtan 17 şirket lobi haline gelmiş durumda, bu konuda daha kapsamlı bir değerlendirme olacak mı?

Kemal Kılıçdaroğlu: Kamu özel iş birliği projeleri devleti soyan projelerdir. Özel sektörün yatırım yapmasından yana hiçbir endişemiz yok. Özel sektörün dinamizminden hiçbir endişemiz yok ama maliyetini bilmediğimiz, kendilerine dolar endeksi garantilerin verildiği ve bütçe açısından bugün olmasa bile önümüzdeki en azından 2-3 yıl sonra büyük bir kara delik oluşturacağı bir yapıyı doğru kabul etmeyiz. Buna karşıya çıkan özel sektör var mıdır? Ülkesini düşünen, yatırım yapan, gelir elde eden, istihdam yaratan hiçbir özel sektör mensubunun buna karşı çıkacağına inanmıyorum. Çünkü ondan alacağım vergiyi 5 kişiye vereceğim. Yani yüz binlerce kişiden alacağım vergi 5 kişiye vereceğim. Bu adalet midir? Hayır. Kamulaştıracağız derken de şunu yapıyoruz, yani gidip de malına el koymayacağız. Bakacağız kaça mal ettiniz kardeşim sen bunu, yüze mal ettin. Makul bir kâr koyacağız… Ne kadar kâr, yüzde yirmi beş. Yüzde yirmi beşinde kârını vereceğiz, diyeceğiz ki ‘Al kardeşim maliyetini, kârını da al ben bunu kamulaştırıyorum.’ Yoldan geçerken eğer devlet bir para alacaksa o para doğrudan doğruya devletin geliri olacak, bir kişinin geliri olmayacak. Yaygın bir kamulaştırma öyle bir düşüncemiz yok tam tersine, özel sektörün yatırım yapması için planlı, planlı, programlı, öngörülebilir, sağlıklı tutarlı ihracata dönük yatırım yapması için elimizden gelen her türlü çabayı göstereceğiz. Elektrik altyapısı projeleri ile ilgili olarak şu anda herhangi bir özelleştirme düşüncemiz yok ama dediğim gibi ekonomiye zarar veren, kaynakların haksız yere belli bir kişiye, çok sınırlı bir kişi aktarılmasını öngören düzenlemeleri kabul etmiyoruz.

>> Merkez Bankası bağımsızlığı… Kağıt üzerinde bağımsızlığını istiyoruz demek kolay ama uygulamada zor olacak. İlk başta elindeki faiz aracını kullanabilmesi gerekecek. Buna ne kadar hazırsınız? Merkez Bankası’na destek olabilmek için neler yapacaksınız? Halka ne şekilde anlatacaksınız?

Selin Sayek Böke: Bugün Türkiye’de faizin yüksek olmasının temel sebebi aşırı risk olması. Birinci yapılması gereken güveni sağlayarak riski ortadan kaldırmak olacak. Bu da Merkez Bankası’nın atması gereken adımları halk açısından maliyetini yükseltmeden atma özgürlüğünü sağlayacak en temel adımı olacaktır.