Kılıçdaroğlu: Asil’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini ve ailesini zora sokacak oldukca data var

0
16
Kemal Kılıçdaroğlu

FOX TV’de İsmail Küçükkaya‘nın canlı gösterim konuğu olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Küçükkaya’nın aktüel ve siyasi gelişmelere ait sorularını yanıtladı.

“Ortada bir şey yokken 17/25’e gönderme yapmış oldu Sayın Asil. Bakanların evlatlarının aldıkları rüşvetin para sayma makinalarını gündeme getirdi” diyen Kılıçdaroğlu, “Şu demek oluyor ki Erdoğan’a, ‘Ben 10 bin dolar rüşvet alanı biliyorum. Bana bir şey olursa azdan azca, çoktan oldukca masraf’ diyor. Şu demek oluyor ki aslolan senden masraf diyor” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyleki:

‘Bizler Marmara’yı bu hale getirdik’

  • “Keşke vaka bu noktaya gelmeseydi. Dünyanın bir tek bizde olan bir iç denizi, buranın gözümüz şeklinde korunması lazım. Bizler Marmara’yı bu hale getirdik. El birliğiyle bizler bu işi iyi mi temizleriz diye uğraşıyorlar. Fakat Tanrı aşkına şu Ergene Nehri’nin doğduğu kaynağa bakıyorsunuz, denize akmış olduğu yere bakıyorsunuz. Biri bembeyaz biri simsiyah. Belediye başkanlarımız hazır. Üstüne düşen görevleri meydana getirmeye hazırlar. Yeter ki merkezle yöresel içinde samimi ortaklaşa iş kurulsun.

‘O şirketlerin paralarını hiç ödemeyeceğiz’

  • Şayet Kanal İstanbul’a herhangi bir ülke kredi verirse iktidara geldiğimizde bizler o projeyi durduracağız, o ülkeyle de aramıza mesafe koyacağız. O şirketlerin hiç paralarını ödemeyeceğiz. Şundan dolayı Türkiye’ye asla kimsenin ihanet etmeye hakkı yoktur. Ne demek Kanal İstanbul? Fakat onlar kafaya takmışlar, yapacaklar. İstanbul’u rant alanına dönüştürmek istiyorlar. Kanal İstanbul’dan hükümetin ne hasılatı olacak? Stratejik olarak ne hasılatı olacak onu da bilmiyoruz. Olsa esasen Erdoğan ballandıra ballandıra bunu anlatır. Çevresinde binalar olacak.
  • Türkiye yönetilmiyor. Türkiye savruluyor. Kimin ne meydana getirdiği belli değil. Akdeniz’de bizim bir gemimize arama yapılacaktı. 4 saat Erdoğan’a kimse ulaşamıyor. 5 saat geçiyor, ya harp olsaydı ne olacaktı? Şundan dolayı Dışişleri Bakanlığı dönem dışı bırakılmış.  İbrahim Kalınca da konuşuyor. Niye Dışişleri Sözcüsü yok. Ulusal Müdafaa Bakanı da dış politikada etken geziyor.  Sistemde bir mesele değil oldukca mesele var. Tüm yetkilerin bir kişiye bağlanması. Resmi Gazete‘yi bile doğru dürüst çıkaramadı.

‘Gideceğiz seçime; bu sonbaharda, ne süre olursa’

  • Mafyanın Cumhur İttifakı’nın üçüncü ortağı olduğu kapalıydı, açıkça ortaya çıktı. Gideceğiz seçime. Vatandaşın hakemliği son aşama önemlidir. Bu sonbaharda, ne süre olursa. Geciktiğimiz her gün maliyet artıyor. Topluma maliyeti artıyor. Bir ihtimal yurttaş diyecek ki 128 milyar doları götürmüşler fakat bir 128 milyar dolar daha götürsünler deyip oy verecek. Merkez Bankası’nın şu anda net rezervi eksi 47 milyar 600 milyon dolar.  Merkez Bankası’nda 1 cent dahi yok. Bu para dışarıdan alınıp getirilip kasasına konan para. 47 milyar 600 milyon dolar var fakat başkasının parası. İktidar değişecek. Ben bu ülkede yaşayan insanların ferasetine inanıyorum. Bürokrasi kirlilikten arınacak, pak bir siyasetle yolumuza devam edeceğiz. Bir sürü paket açıkladılar hiçbirisi olmadı. Parlamentoya gelmiyor bunlar.
‘Savcı harekete geçse pislikler ortaya çıkacak’
  • Sedat Peker yer altı dünyasının aktörlerinden birisi. Bunların bir bölümü esasen daha ilkin anlatım edilmişti. Parlamento tutanaklarına geçmişti fakat bunlar iktidar partisi bunu muhalefetin suçlaması olarak sundu, böyle bir durum yoktur dedi fakat şimdi işin içerisinde olan bir fert ifade etti. O denli rahattı ki. ‘Erdoğan’ın dağıttığı kahveleri ben verdim’ dedi. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, parasını partinin ödemediği bir kahveyi alır dağıtırsa ne olur? Savcı yukarıdan direktif gelmediği için harekete geçmiyor. Savcı harekete geçse pislikler ortaya çıkacak. Savcı direktif olmaksızın direkt doğruya tahkikat açması lazım.
  • Verdiğimiz önergeler reddedildi. Araştırmayın, soruşturmayın anlama gelir bu. Olayın içerisinde olan fert konu alıyor. Yer veriyor, isim, süre veriyor. Her şeyi veriyor. Bunlar oldu diyor. Bakıyorsunuz, esasen bunlar doğru. Şayet suçluysak içinizde minimum suçlu olan benim diyor. Cumhur İttifakı’na bakar mısınız? Tüyü eksikleri olan yetimin hakkı olan 128 milyar doları buharlaştırdı bunlar. Devlet dediğimiz kurumun şeffaf olması lazım. Vatandaştan vergi alıyorsunuz. Vergiyi nereye harcadığınızı açıklayacaksınız. O da yok.
‘Bu siyasetçinin kim bulunduğunu hepimiz biliyor’
  • İçişleri Bakanı kalktı bir izahat yapmış oldu. Bir siyasetçiye her ay 10 bin dolar para veriliyor dedi. Şu demek oluyor ki rüşvet. Bir siyasetçiye, yer altı dünyasının bir aktörü niçin her ay para versin. Bu siyasetçiyi biliyoruz, gazeteler yazıyor. Erdoğan’ın sesi çıkıyor mu? Bu siyasetçinin AKP MKYK’nın üyesi bulunduğunu da hepimiz biliyor.
  • Peker, şunu söyler bunu söyler. Bu iddiayı icra eden İçişleri Bakanı. Güvenlik İstihbarat, Jandarma İstihbarat ona bağlı. Devletin televizyonunda bunu söylüyor. Bunu saklamak kabahat fakat saklıyor.

‘’Bana bir şey olursa azdan azca, çoktan oldukca masraf’ diyor’

  • Ortada bir şey yokken 17/25’e gönderme yapmış oldu Sayın Asil. Bakanların evlatlarının aldıkları rüşvetin para sayma makinalarını gündeme getirdi. Şu demek oluyor ki Erdoğan’a diyor ki ‘Ben 10 bin dolar rüşvet alanı biliyorum. Bana bir şey olursa azdan azca, çoktan oldukca masraf’ diyor. Şu demek oluyor ki aslolan senden masraf diyor.
  • Savcı harekete geçmedi. Asil’yu çağırıp da Erdoğan ‘Sen oldukca ciddi bir iddiada bulunuyorsun, bu fert kim? Bana söyle. Erdoğan Asil’yu çağırmadı. Çağıramaz ve konuşamaz. Rüşvet alan bir kişiyi büyükelçi icra eden bir fert. Onu da başka bir yere atayacak. Gönderilmiş olduğu direktif ‘Hiç bu mevzularda konuşmayacaksınız’.
  • Asil’nun elinde Erdoğan’ı, yakın çevresini, ailesini zora sokacak oldukca data var.”