Karamollaoğlu: Kılıçdaroğlu kendisi karar verir aday olur, ben ona ‘hayır sen olamazsın’ diyemem

0
19
Temel Karamollaoğlu

Mutluluk Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ulus İttifakı’nın tek aday çıkarıp çıkarmayacağına ait konuşmanın hemen hemen erken bulunduğunun altını çizerek, “Bizde bir tabir vardır, ‘doğmamış çocuğa don biçilmez’ derler. Ben bunların oldukca erken olduğu kanaatindeyim. Yeniden yine söyledim, ittifaklar seçime yakın kurulur, ortaya menfaat.Sayın Kılıçdaroğlu kendisi karar verir aday olur, ben ona ‘hayır sen olamazsın’ diyemem. Hepimiz kendisi ve kendi partisinin çizdiği istikamette siyaset belirleyecektir” dedi.

Partisinin genel merkezinde konuşan Karamollaoğlu, elektrik, naturel gaz ve LPG zamlarını eleştirerek, ülkede ‘ekonomik pandemi’ dönemine girildiğini belirtti.

Karamollaoğlu, emekli, işyar ve işçilerin enflasyon altında ezdirilmemesi icap ettiğini belirterek şu şekilde devam etti:

  • Bu bayramda çalışanlarımıza iktidardan bir müjde beklediğimizi anlatım etmek isterim. Bayram ikramiyesi bari 2 bin lira civarında bir tutar olmalı. Çalışanlarımıza yapılacak zamlar da enflasyonun altında olmamalı. Enflasyon yüzde 17’nin üstünde. Hal böyle olunca minimum yüzde 25-30 civarında bir ücret artışı sağlanmalı ki çiftçimiz de çalışanlarımız da emeklimiz de daha iyi bir konuma gelmiş olsun.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun “Adayımız Kılıçdaroğlu” ifadesini değerlendiren Karamollaoğlu,”Bu aşamada seçim sathı mahalline girmeden, bunlar doğal açıklamalardır diye görüyorum. CHP’nin kimi aday göstereceğini bilmem. Şu andaki açıklamalar hep spekülatif oluyor genel anlamda, onun için de bir yorum yapmayı doğru bulmuyorum.” dedi.

Son zamanlarda polis şiddetinde artış olduğu iddiasının sorulması üstüne Karamollaoğlu,bizim ülkemizde son zamanlarda polis şiddetinde bir artış kanaati hakim ve bu maalesef birazcık da pekiştiriliyor. Bir karı, bürokrat. Kendi fikrini birazcık yüksek sesle açıkladı diye gidip onu üstelik de ters kelepçeyle alıp tutuklamak bu doğru bir şey değil. Ben emniyet güçlerinin bu tip baskıların tamamen haricinde tutulmasının elzem olduğuna inanıyorum.” dedi.

Karamollaoğlu, bir gazetecinin Ulus İttifakı’nın tek aday çıkarıp çıkarmayacağı yönündeki sorusunu şöyle yanıtladı:

  • Bizde bir tabir vardır, ‘doğmamış çocuğa don biçilmez’ derler. Ben bunların oldukca erken olduğu kanaatindeyim. Yeniden yine söyledim, ittifaklar seçime yakın kurulur, ortaya menfaat. Onun için ittifakları oldukca fazla gündeme getirmeyi, kutuplaşmayı artırmaya yönelik bir çaba olarak mütalaa ediyorum, doğru bulmuyorum. Sayın Kılıçdaroğlu kendisi karar verir aday olur, ben ona ‘hayır’ sen olamazsın diyemem. Hepimiz kendisi ve kendi partisinin çizdiği istikamette siyaset belirleyecektir.
  • Seçime kadar şartlar değişmezse bir değişim olacağını düşünmüyorum fakat başka adaylar menfaat mı? Şu anda görünen görünüm sanki başka adayın değil, adayların çıkabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Şu anda bir düşünce beyan etmeyi doğru bulmuyorum, oldukca erken. Fakat insanoğlu, bloke etmek için veya müessir olmak için bu tip çıkışları yapabilirler, parti personelleri.

‘Bahçeli’nin Asil’ya haiz çıkmasını garipsemiyorum’

Karamollaoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, İçişleri Bakanı Süleyman Asil’ya yönelik sözlerinin hatırlatılması üstüne de şunları kaydetti:

  • Ben burada, Sayın Asil’nun kendisinin aklanması babında da ‘ya madem bu kadar iddianız var işte ben çekiliyorum, dışımda bir makam gelsin iddiaları araştırsın.’ demesini beklerdim şahsen. Demek ki kendisinin bu şekilde bir niyeti yok. Bahçeli’nin, Asil’ya haiz çıkmasını garipsemiyorum. Bahçeli, yerine bakılırsa mafya liderlerine sahipleniyor. O denli ileriye gidebildiğine bakılırsa şu andaki İçişleri Bakanına haiz çıkması pek de ilginç gelmez.

Seçim Kanunu’nda partilerin ittifak oluşturmaya zorlandığını belirten Karamollaoğlu, “Şu sebeple siz bir ittifakta yer almadığınız takdirde, baştan alacağınız oya nispetle çıkaracağınız mebus adeti düşük olacak manasına geliyor. Onun için bu bir zorlama, keşke olmasaydı. Keşke yüzde 10 barajı kalkmış olsa, oy dağılımında da ne düşüyorsa nasibi onu çıkarabilme… Türkiye daha sıhhatli bir ortama girmiş olurdu.” dedi.