İYİ Parti: Türkiye’de zaten idam var

0
18
Lütfü Türkkan

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, idam tartışmasının yapay gündem yaratma çabası olduğunu belirterek “Türkiye’de zaten idam var. Demokrasi, hukuk, Türkiye’nin dış politikası, ekonomi ve Türk lirası idam edildi.” ifadelerini kullandı.

Türkkan, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, hükümetin, ekonomi ve koronavirüs salgını gibi konularının konuşulmasını engellemek için yapay gündemler oluşturduğunu belirtti.

Türkkan, “İktidar, toplumu susturmak için yapay gündemlerle gerçek gündemleri geçiştirmeye çalışıyor. Bunun için birçok şey denediler. En sonunda idam ipine sarıldılar. İktidarın küçük ortağının teklifiyle idamı gündeme taşıdılar. Vatandaş, ‘iş, aş adalet’ diyor. Bunlar idamı konuşuyor. Ama unuttukları bir şey var: Türkiye’de zaten idam var. Demokrasi, hukuk, Türkiye’nin dış politikası, ekonomi ve Türk lirası idam edildi.” diye konuştu.

TÜİK RAKAMLARINA ELEŞTİRİ

TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirten Türkkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“TÜİK’in Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlanmasını doğru bulmuyoruz. İşsizlik rakamları Türkiye’de yüzde 13,4 iken, Tanzanya’da bu rakam 9,7’dir. TÜİK biraz daha çalışsa Türkiye’deki işsizlik rakamlarını, Tanzanya seviyesine çekecek. Genç işsizlik yüzde 26,1’e çıkmış. İşsizlik gerçeği bu mu? Vallahi de billahi de gerçek bu değil. Gençler iş arama derdine düşecekleri için üniversiteyi bitirmeye korkuyor. Özel sektör istihdam alanı açamıyor. Bundan dolayı gençler kıblelerini kamuya çeviriyorlar. Kamu da o kadar dolu ki hantal bir devlet görüntüsü oluştu. Yapılan anketlere göre gençlerin yüzde 66,4’ü yurt dışında yaşamak istiyor. Gençlerin umutsuz olduğu bir ülke idare edilemez.”

Yılbaşından bugüne kadar doların artışıyla kamunun borcunun 150 milyar lira arttığını belirten Türkkan, bu parayla 17 İstanbul Havalimanı, 150’ye yakın şehir hastanesinin yapılabileceğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, sürekli “Bu ay bir sonraki aydan daha iyi olacak” dediğini ifade eden Türkkan, “Sayın Albayrak, temmuzda, ‘Ağustos artık Türkiye’nin sıçrama yapacağı bir dönem olacaktır’ dedi. Dolar ağustosta 7,30 lira oldu. En son 7,50 seviyelerine geldi. Türkiye’nin şu an Merkez Bankası döviz rezervi eksi 30 milyar dolar civarında. Bu, Türkiye’nin artık dövizi olmayan bir ülke olduğu anlamına geliyor. Gıda maddelerinin çok önemli bir kısmını ithal eden bir Türkiye’nin, artık açlıkla karşı karşıya gelmesi demektir. Döviziniz yoksa ithal edemeyeceksiniz, ithal edemeyeceksiniz vatandaşınınızı aç bırakacaksınız demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

KORONAVİRÜS İÇİN SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI

Türkkan, “koronavirüsün kontrol altında olmadığını” belirterek, “Pandemiyle mücadelede duvara toslamış durumdayız. Açıklanan rakamlara hiç kimse inanmıyor. Vaka sayılarının açıklanan rakamların en az 20-30 misli fazla olduğu söyleniyor. Bu durum, pandeminin Türkiye’yi esir aldığını gösteriyor. Salgının önlenmesi için aşı bulununcaya kadar mutlaka sokağa çıkma yasaklarının kısmi olarak uygulanması gerekir. Bu yasakların, en azından vakası artan illerde özellikle Ankara ve İstanbul’da uygulanmaya başlanması gerekir. Sokağa çıkma yasağı uygulanmazsa pandeminin ilk günlerinde İtalya ve İspanya’da olduğu gibi hastane koridorlarlarında can veren hasta fotoğraflarıyla karşı karşıya kalacağız. Sağlık Bakanlığını gereken tedbirleri almaya davet ediyorum. Özellikle Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde sokağa çıkma yasakları gündeme getirilmelidir.” diye konuştu.

Türkkan, yaklaşık 5 milyon öğrencinin Kredi Yurtlar Kurumu(KYK) borcu olduğunu, borcunu ödeyemeyen 300 bin öğrencinin icraya verildiğini ifade ederek, KYK borçlarının yeniden düzenlenmesini istedi.

Eğitim sistemini de eleştiren Türkkan, 2012’den bu yana 4 bin 22 okulun kapatıldığını, “4+4+4 sisteminin niteliksiz bir sistem” olduğunu belirtti.

Türkkan, 10 binin üzerinde öğrencinin Irak üzerinden İran ve Suriye’ye medrese eğitimi için gittiğini, Türkiye’de eğitim sorunun artık bir ulusal güvenlik sorunu haline geldiğini savundu.

İçişleri Bakanlığı genelgesiyle bazı kaymakam ve vali yardımcılarının, FETÖ’yle mücadele kapsamında görevlerinden alındığını anımsatan Türkkan, “Süleyman Soylu’ya soruyorum: Görevden alınan bu kaymakamları, vali yardımcılarını kim atadı?” dedi.