İktidarın son sığınağı ‘şiddet’

0
49
şiddet Hukuksuzluk polis bekçi

Krizi yönetemeyen iktidar her türlü hak arama mücadelesini şiddetle bastırıyor. Hukuksuzluğa karşı etkin soruşturma yürütülmemesi failleri cesaretlendirirken, polis ve bekçiler üzerine inşa edilen ‘güvenlik’ politikası ise rejimin köşe taşlarını döşüyor

Cezasızlık politikası cesaretlendiriyor

Son dönem kamuoyuna yansıyan sert müdahaleleri değerlendiren muhalefet, Türkiye’de polis şiddetinin bir soruşturmaya uğramadığını, uğrasa bile cezasız kaldığını vurguluyor. Yaşananları ‘bir dönem siyaseti’ olarak değerlendiren HDP Kadın Meclisi Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “İşkence yapılabiliyor, insanlar kötü müdahaleye maruz bırakılabiliyor, ama bu sorgulanamaz bir siyasetle yürütülüyor” dedi.

Suruç anmasındaki sert müdahale ile Pınar Gültekin’in katledilmesini protesto eden kadınların yerde sürüklenmesini hatırlatan Başaran, “Bunların hepsi bir siyaset olarak yapılıyor. Bunlar hiçbiri birbirinden bağımsız değil. Şiddete uğrayabilirsiniz, katledilebilirsiniz ama buna tepki göstermek istediğinizde de devlet şiddetiyle karşı karşıya kalırsınız. Maalesef devletin cezasızlık politikası toplumun en küçük hücresine kadar sirayet etmiş durumda. Bekçi şiddet uyguluyor, taciz ediyor ‘buna dokunamazsınız’ deniliyor. Polis, jandarma uyguluyor, ‘ona dokunamazsınız, görevini yaptı’ gibi söylemlerle üstü kapatılıyor” ifadelerini kullandı.

Yarattıkları yeni düzenin görüntüsü

Meclis’te konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise, Suruç anmasında yerde sürüklenen kadınların görüntülerini yayınladı. Polis şiddetine ilişkin AKP’lilerin hiçbirinin açıklama yapamayacağını belirten Tanrıkulu, “Bunlar, yeni yarattığınız düzenin görüntüleri farkında değilsiniz. Bu kürsüden şunu ifade ediyorum ‘mazlum’ olarak geldiniz zalim oldunuz. TBMM kürsüsünden de belirtiyorum, bu görüntüler açık kimlikleri belli olan kamu görevlileri hakkında açık suç duyurumdur” diye konuştu.

***

Soylu özerk davranıyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yaşananlar karşısında takındığı tutum failleri cesaretlendirirken, ‘başımıza bir şey gelmez’ düşüncesi de şiddet sarmalını perçinliyor.

Karakollardan yansıyan işkence görüntüleri, Suruç anması ve kadınlara yönelik müdahaleler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik baskıcı tutum, son dönem çokça tartışılan kamudaki atamalarla birlikte düşünüldüğünde hukukun askıya alındığı, özerk bir yapının inşa edildiğini gösteriyor.

***

Türkiye ‘ılımlı otokrasi’ye geriledi

Almanya’da Würzburg Üniversitesi’nden bilim insanlarının, dünya çapında demokrasilerin gelişimiyle ilgili yaptığı kapsamlı araştırmanın sonuçları, Türkiye’de demokrasinin gerilediğini gözler önüne serdi. Ülkelerin demokratiklik ölçeğinde sırasıyla “işleyen demokrasi”, “eksik demokrasi”, “melez rejimler”, “ılımlı otokrasi” ve “sert otokrasi” olarak sınıflandırıldığı araştırmada Türkiye “ılımlı otokrasiler” arasında yer aldı.

1900’lü yıllardan bu yana 175’i aşkın ülkedeki yönetim şekilleri ve demokrasi kalitesindeki değişimleri mercek altına alan “Demokrasi Matriksi”nin 2019 yılı verilerine göre Türkiye, 2012-2019 döneminde en sert düşüşü yaşayan ülkeler arasında gösterildi. 2012’de “eksik demokrasi” olarak sınıflandırılan Türkiye, 2019’da “ılımlı” otokrasi seviyesine geriledi. “Eksik” demokrasiden “ılımlı” otokrasiye gerileyen ülkeler arasında en belirgin örnekler olarak Türkiye’nin yanında Sırbistan, Macaristan, Brezilya ve Hindistan da gösterildi. Türkiye matrikste 179 ülke arasında 140’ıncı sırada yer aldı.