İçişleri ‘yok’ dedi, Akşener iddiasının arkasında durdu: Soylu çevresine dikkat etsin

0
16
Meral Akşener

İçişleri Bakanlığı’nın “İmamoğlu’na soruşturmada bölücülük suçlaması yok” açıklaması üzerine konuşan Akşener, iddiasının arkasında durdu, “Sayın Soylu’nun çevresine çok dikkat etsin” dedi.

Soruşturmayı duyururken İmamoğlu’na ‘bölücülük’ suçlamasının yönetildiğini söyleyen Akşener, İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmayla ilgili açıklamasına, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun kendisini ziyareti esnasında yanıt verdi.

İçişleri Bakanlığı, konuyla ilgili açıklamasında İmamoğlu’na ‘bölücük’ suçlamasının yönetilmediğini “İfade talep yazısında Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Kanal İstanbul Projesi’ne kişisel olarak karşı çıkması sorgulanmadığı gibi bölücülük suçlaması da bulunmamaktadır” ifadeleriyle öne sürmüştü.

Davutoğlu ile düzenlediği toplantıda İçişleri Bakanlığı’nın iddiasına yönelik yalanması sorulan Akşener, “27 yıldır aktif politika yapan Meral Akşener’in söylediği hiçbir konu tekzibe uğramamıştır” dedi.

“Bendeki bilgi ve belgeler benim söylediğim gibi” ifadelerini kullanan Akşener, “Sayın Soylu’nun çevresine çok dikkat etmesi gerektiğini söyleyeyim. Kendisine bir eski İçişleri Bakanı olarak, çevresine çok dikkat etmesi gerektiğini söyleyeyim buradan. Herkes anladığını anlasın” diye konuştu.

Akşener’in açıklamalarından diğer satır başları şöyle:

PARLAMENTER SİSTEM

“Bizim de Anayasa şekliyle değil parlamenter sistem dediğimiz güçlendirilmiş parlamenter sistem, adını ne koyarsak koyalım, parlamenter sisteminin tasarımına yönelik, vesayet sisteminin olmadığı, kurumların itibarının olduğu, kapsayıcı kurumların yer aldığı, hesap verilebilir ve şeffaflığın, liyakat sisteminin zorunluğu olduğu sistem tasarımı üzerinde de biz çalışıyorduk. İki çalışmayı bir araya getireceğiz ve uzlaşabilir noktalara bakacağız. Arkadaşlarımız bu konuda ortak çalışacaklar. Kendileri ile bu konuda mutabık kaldık. Ziyaretleri için teşekkür ediyorum.”

ÜMİT ÖZDAĞ’IN İHRACI

Bütün bunların her birine elbette çok üzülüyorum. Herhangi bir milletvekili arkadaşımızı bir kenara bırakın, normal bir üyemizin dahi istifa etmesi, partimizle yolunu ayırması bizleri üzen bir durumdur. Ama benim bir özelliğim var. Bu irade beyanında bulunmuş hiçbir arkadaşımızı incitecek herhangi bir söz kelime sarf etmedim. Aynı noktada durmaya devam edeceğim. Sayın Özdağ konusu ise, keşke böyle olmasaydı. Sayın Özdağ, beni partimizi, başkanlık divanının neredeyse yarısını ilzam eden, iftira boyutundaki pek çok söylemi nedeniyle kendisine merkez disiplin kurulu partiden ihraç etme kararı vermiştir. Bizim MDK’mızın özelliği şu, bütün yazışmaları ayrıdır, hem meclisteki arkadaşlarımızın hem de kongrede seçilen MDK’mızın bir araya gelip aldığı karardır. Şu anda ayrıntıları gerçekten bilmiyorum. Herkes için hayırlısı olsun, ama üzüldüğümü ifade etmek isterim.”