Hükümet iki arada bir derede kaldı

0
17
Tayyip Nato

Ankara, NATO içerisinde rol kapmaya çalışırken Moskova ile tansiyon tırmanıyor. Türkiye’nin dizgesel bir dış politikası olmadığına dikkat çeken uzmanlar, ülkenin Amerika ile Rusya içinde sıkıştığını vurguluyor.

Ankara’nın NATO ve Amerika eksenine yönelişi Moskova’da tepkilere niçin olurken, Ukrayna’ya satılan SİHA’lar, Ukrayna Başbakanı Zelenski’nin ziyareti, S-400 füzelerinin akıbeti şeklinde gerilimi tırmandıran temel başlıklar bulunuyor. Türkiye’nin Karadeniz geriliminde Batı’dan yana taraf olması, Amerika ile ilişkileri güçlendirmek için atılan bir adım olarak yorumlanırken Polonya ve Letonya’ya SİHA desteği de Rusya’da büyük taciz yarattı. Rusya’da gösterim icra eden Vpo Analytics’te piyasaya çıkan bir makalede, Polonya’nın satın almış olduğu Türk SİHA’larına ilişik “tehlikeli bir dostluk” yorumu yapılmış oldu.

2014’ten bu yana Baltık hava sahasının güvenliği hikayesinde Rusya’yı tehdit olarak kabul eden NATO ülkelerinin SİHA alımları, Saray’ın NATO içinde Rusya’ya karşı hava müdafaa hikayesinde vazife almaya istekli bulunduğunu gösteriyor. Bu satışların Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerini ne seviyede gerdiğini ise Kremlin’in tavrı belirleyecek. Rusya, 10 Haziran’dan itibaren 8 ülkeye uçuşları açacağını açıklarken bu ülkeler içinde Türkiye’nin yer almaması dikkat çekiyor.

Rusya’nın sert bir karşılığı olacaktır

SİHA satışlarının aslolan hedefinin Amerika ile yakınlaşmak bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İlhan Uzgel, “AKP, bunu stratejik hamle gibi gösteriyor NATO için önemliyim mesajı vermeye çalışıyor. Bu hamleler Amerika’nin de Rusya’ya karşı işine geliyor. Öte taraftan aslına bakarsan damat da tabanca satmış oluyor. Erdoğan yönetiminin zayıflığını Amerika ayrım etti, her türlü ödünü alabileceklerini biliyorlar. AKP de buna razı, buna benzer daha oldukça hamle görebiliriz” değerlendirmesini yapıyor. “Türkiye, Bulgaristan’dan Baltık’a kadar NATO ile hareket edeceğinin izlenimi veriyor diyen Uzgel, laflarını şöyleki sürdürüyor: “Rusya’nın Türkiye’ye bir karşılığı olacaktır. Bundan sonrasında her bir hamlenin bir karşılığı olur, Rusya toplu bir yaptırım da uygulayabilir, gezgin göndermeme, aksatma şeklinde adımlar da atabilir. İdlib’deki vaziyet eleştiri, burada bir cezalandırma olabilir. Türkiye, Amerika yaptırımlarından kaçacağım derken Rusya yaptırımlarına tutulabilir.”

Her istediklerini yapma şansları yok

Rusya uzmanı Hakan Aksay ise şu değerlendirmeyi yapıyor: “SİHA hikayesinde Türkiye’nin bir ihtimal abartılmış bir tabanca politikası var, internasyonal alanda bu şekilde bir şahlanış içine girmeye çalışıyor. Türkiye sistemli bir dış siyaset olmadığı için bir ihtimal burada bir yükseliş olur diye SİHA satışlarına odaklandı. Amerika ve Batı işine geldiği için Türkiye’nin önünü açtı. Rusya, Biden-Erdoğan görüşmesinde S-400 meselesi şeklinde tavizlere de bakacak. Rusya tayyare düşürme sonrası Türkiye’nin IŞİD ile petrol kaçırdığını bazı belge ve videolarla açıklayıp BM’ye başvurmuştu. Ama bu süreç Türkiye, Rusya’ya yaklaşınca durdu. Buna yeniden dönebiliriz. Türkiye’nin hem Amerika hem Rusya’yı birlikte götürecek bir dış politikası yok.”

***

Erdoğan, Biden ile bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Amerika Başkanı Joe Biden, 23 Nisan’da bitirdikleri telefon görüşmesinde uzlaştıkları suretiyle 14 Haziran’da Brüksel’de bir araya gelecek. Erdoğan, 26 Nisan ve 26 Mayıs’ta icra ettiği açıklamalarda, Biden ile görüşmesinin Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir sayfa açmasını umduğunu belirterek buluşmaya verdiği önemi dile getirmişti. Ankara’nın Washington’dan beklentisinin bu mesajın üstüne inşa edilmiş olduğu öngörülüyor. Diplomatik çevrelerde meydana getirilen değerlendirmelerde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 seçimlerine giden yolda Amerika ile kargaşa ve bunalımlı bir ilişki yerine siyasal ve ekonomik ortaklaşa iş ve diyaloğu öne çıkarmak istediği, mevcut sorunların derinleştirilmesinden oldukça çözüm yollarına odaklanılmasından yana olduğu kaydediliyor.