Halkın aleyhine hükümler iptal

0
43
Anayasa Mahkemesi

AYM, kamu idarelerinin büyük bölümü peşkeşle anılan projelerde mülkleri kamulaştırılan ya da kamulaştırmasız el konulan yurttaşların hak aramasını da engelleyen iki hükmü devlete güveni zedelediği gerekçesiyle iptal etti.

İptal başvurusunda, baraj inşası için yapılan kamulaştırmalarda, saha içinde kalan taşınmazlarını kullanamayan mal sahiplerinin dava açabilmek için valilik komisyonuna başvurması zorunluluğunun süren davalarda da uygulanmasını öngören hükmün Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürüldü.

AYM bu hükmü, “Temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sebeplere uygun ve ölçülü olmadığı, mülkiyet hakkı ile hak arama özgürlüğünü sınırladığı” gerekçesiyle iptal etti. Kararda, “Kuralın anayasal bağlamda meşru bir amacının bulunmadığı, anılan şekilde bir amacının bulunduğu kabul edilse bile kuralla getirilen sınırlamanın kişiye aşırı bir külfet yüklediği ve anılan haklara orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’ya aykırıdır” denildi.

KANUNDA OLMAYAN HÜKÜM YÖNETMELİKTE

İptale konu olan hüküm, AKP’nin kanun tanımazlığının yeni bir örneğini daha gösterdi. Süren kamulaştırma davalarında başlangıçta kanunda bulunmayan ancak yönetmeliğe konulan bir hüküm nedeniyle dava açabilmek için komisyona başvurmak zorunlu hale getirildi. Bu hüküm sonradan kanuna da eklendi ve geriye yönelik uygulanmak istendi.

KAMULAŞTIRMA OLMADAN EL KOYMA

AYM, mülklerine kamulaştırmasız el konulan yurttaşların zararını giderecek bedel ya da tazminatların ödenmesini sağlayabilmek için icra kararı aldırmasını engelleyici hükmü de iptal etti.

Yasalarda düzenlenen kamulaştırma usulü yerine kamulaştırmasız el atma yöntemine başvurulmasının idarelere haksız menfaatler sağladığı savunulan iptal gerekçesinde, “Hak sahiplerinin mağduriyetine yol açtığı, dava konusu kurallarla idarelerin hukuka aykırı davranmasının teşvik edildiği, haksız fiil niteliğindeki kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat alacaklarının geç ödenmesinin mülkiyet hakkına orantısız bir müdahale teşkil ettiği” belirtildi.

DEVLETE GÜVENİ ZEDELİYOR GEREKÇESİ

AYM kararında, icra yoluna başvurmak için mahkemenin kararının kesinleşmesini beklemenin bedel veya tazminata kavuşmayı geciktirerek yurttaşa aşırı bir külfet getireceği belirtildi.

Bu hükmün, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ölçüsüz biçimde sınırlandırılmasına neden olacağı ifade edilerek, “Alacağın tahsili sürecinin başlamasından sonra geçmişe etkili yasama tasarruflarıyla kararın uygulanma imkanını önemli oranda zorlaştırması yönüyle devlete olan güven duygusunu zedelemekte ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal etmektedir” denildi.