Hâkimden savcıya kirlilik diz boyu

0
85
Paramount

Peker’in iddialarıyla ortaya saçılan devlet, mafya, bürokrasi pis ilişki ağının öteki ayağı da hüküm erki. Paramount Otel’de kalan yargıç Toklu’dan savcı Önelge’ye iddialarda ismi geçenler kirliliğin göstergesi.

3 MİLYON DOLAR RÜŞVET

Peker, FETÖ Borsası ile alakalı iddialarda bulunurken Paramount Otel’in işletmecisi Cihan Ekşioğlu’nun, Savcı Hüseyin Önelge’ye 3 milyon dolar rüşvet verdiğini söylemiş oldu. Peker, dün icra ettiği paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “Cihan Ekşioğlu ile birlikte FETÖ borsası oluşturduğunu dediğim FETÖ’nün prenslerinden burak başlıların çıkar karşılığında hakkındaki takipsizlik kararını verdiğini dediğim Mesut Erdinç Bayhan isminde sayın savcının ismini yanlış yazmışım. Ek olarak kendisinin yakını bulunduğunu belirttiğim Murat Gür İbrahimoğlu isminde kişiden de dosyayı karıştırıp yanlışlıkla adını yazdığım için özür diler, helallik istiyorum. FETÖ’nün prensi olarak ismi geçen ‘burak başlılar’a 2015 senesindeki FETÖ soruşturması ile çıkar karşılığında takipsizlik sonucu verdiği iddia edilen savcının adı Hüseyin Önelge’dir.”

İSİMLERİ KARIŞTIRMIŞ

Peker, birkaç gün ilkin icra ettiği açıklamada Ekşioğlu’na şöyleki seslenmişti:

“Bu senin ilk parayı bulduğun FETÖ borsası işindi. Doğal olarak sonrasında Burak Başlılar’ı FETÖ’den kurtarman gerekiyordu. Dosyaya bakan İstanbul adliyesindeki terör savcısı Mesut Erdinç Bayhan ile görüşüp dosyayı kapattınız, lafda itirafçı yaptınız. Ben inanmak istemesem de bu karar karşılığında savcıya 3 milyon dolar verdiğinizi öğrendim. Ek olarak da terör savcısının yeğeni Murat Gür İbrahimoğlu’na Sultangazi Cebeci taş ocakları bölgesinden 1,5 milyar TL bütçeli döküm işi verdirdiniz. Terör savcısının şirketlerinin adı Şimal Marmara, Şimal İnşaat ve Bayburt Öbek…”

‘SAVCI YEĞENİ’NDEN YANIT

Peker’in açıklamasından ilkin savcı Bayhan’ın yeğeni olduğu ve kendisine 1,5 milyar TL’lik iş verildiğini iddia etmiş olduğu Gülibrahimoğlu da bir izahat yaparak kabahat örgütü elebaşına “Şimdi sana bu iftiraları attıranları ifşa etmen ve özür dilemen için 24 saat zaman veriyorum” diye seslendi.

OTELDE TATİL YAPAN HÂKİM

Peker’in iddialarında adı ilk ortaya atılan ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Esat Toklu oldu. Toklu, Peker’in, Sezgin Baran Korkmaz’ın Bodrum’daki The Paramount Otel’de kalmış olduğu iddialarını doğruladı. Toklu, Korkmaz’ı tanımadığını, yalnız otel lobisinde karşılaştığını, konaklama bedeli olarak da 35 bin TL ödediğini iddia etti.

Bu iddialar esnasında Toklu’nun, imara aykırılıklar sebebiyle hakkındaki hüküm periyodu olan Togo Kuleleri’nin müteahhidinin doğum gününe katılmış olduğu ortaya çıktı. Bu kutlamanın kulelerle alakalı mahkemeden derhal ilkin olması da dikkati çekti.

SORUMLULAR SESSİZ

İddialar tek tek ortaya dökülürken Hakkaniyet Bakanı Abdülhamit Gül ile Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ise suskunluğunu koruyor. “İddiaları araştıracak tek bir savcı yok mu?” soruları karşılığını bulmazken pis ilişkilerin aktörü oldukları ortaya çıkan hüküm personelleri ile alakalı bir tahkikat periyodu de yaşanmıyor.
Yargıyı yakalayan, yandaşları ve partilileri hakim ve savcı icra eden iktidar görevini oluşturmaya çalışan cumhuriyet savcılarını denetlemek için düzenlemeye gitti. TBMM’de önde gelen Dördüncü Hüküm Paketi ile “görevinin gereği şeklinde hareket etme olasılığı bulunan savcıların elini kolunu bağlamak” için başsavcılara geniş müdahale yetkileri verildi.

***

Bağımsız olması ihtiyaç duyulan hüküm siyasallaştı

İlhan Cihaner Eski Cumhuriyet Savcısı:

AKP, Türkiye’deki en büyük tahribatı hüküm eliyle yapmış oldu. İki büyük travma yaratıldı Türkiye’de. 2010 yılından sonrasında yargıya FETÖ’cüler yerleştirildi. Kadrolaşma mevzusu ise epey geriye gidiyor. Kadrolaşma sonrası davaların görülme periyodu, mahkemelerin görülmesi, yargıyı soluk kesen derecede tahrip etti. İnsanların yargıya itimatı nerede ise sıfıra indi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alnı secdeye değenden zarar gelmez” diyerek oldukça aleni bir kadrolaşma işareti verdi. FETÖ’cülerin ayıklanması sürecinde ise iktidar, adil, faal ve bereketli bir süreç yönetmediği şeklinde, hüküm içerisinde kendisine mesele olarak görmüş olduğu başka hakim ve savcı gruplarını da mühim seviyede tasfiye etti. Hüküm siyasallaştı, hatta giderek bürokrasi yargılaştı.

2005’te hakkaniyet sisteminde köklü değişikliklere gittiler. Bu değişikliklerin hiçbirisi yansız hüküm inşa etmek için yapılmadı. Atılan her adım yargıyı geriye götürdü. Cumhuriyet Savcılığı kurumunu mühim seviyede zayıflattılar. Bağımsız olması ihtiyaç duyulan, siyaset içerisinde addedilmemesi ihtiyaç duyulan Cumhuriyet Savcıları, direkt doğruya yönetimsel denetim altında bir işyar olarak kabul edilmeye başlandı.

Peker’in iddiaları resen soruşturulması ihtiyaç duyulan iddialardır. Hukukumuzda, “Cumhuriyet savcısı kabahat işlendiği izlenimini edinirse hemen o kabahat iddiasının gerçekliğini araştırmak zorundadır” der. Bu hükme karşın Cumhuriyet Savcıları harekete geçmiyor. Yargıda kadrolaşma, yargılama kültürünü geriye götürdü. Son yasa değişikliğiyle Cumhuriyet Başsavcılarının Cumhuriyet Savcıları üstündeki kontrol yetkisini kanuni kontrol yapabilecek biçimde genişlettiler. Bu değişim, faal tahkikat meydana getirecek savcıların önünde çok önemli bir mani teşkil etmiş oldu.

***

Ekşioğlu’na koruma iddiasını İstanbul Valiliği doğruladı

İstanbul Valiliği, Sedat Peker’in ‘FETÖ borsası’nı kurduğunu iddia etmiş olduğu Cihan Ekşioğlu’na koruma verildiğini doğruladı. Valilik açıklamasında, “C.E. isminde şahsın 07.11.2016 tarihinde koruma talebiyle Valiliğimize müracaatta bulunmuş olduğu, 14.12.2016 tarihinde (1) personel ile yakın koruma verildiği, 14.02.2017 tarihindeki İl Koruma Komisyonunda koruma kararının devamının müsait görüldüğü tespit edilmiştir” denildi. 14 Şubat 2018’de verilen koruma tedbirinin kaldırıldığını belirten Valilik, buna karşın Ekşioğlu’nun 26 Mart’ta icra ettiği itiraz üstüne koruma tedbirine bir müddet daha devam edildiğini ve sonucunda 31 Ocak 2019’da koruma tedbirine son verildiğini kaydetti.

Ekşioğlu Güvenlik’ten hangi ihaleleri aldı?

CHP Mebus Yüksel Mansur Kılınç, Sedat Peker’in iddialarıyla gündeme gelen EKBA Tüm ortaklık Idare Kurulu Başkanı Cihan Ekşioğlu’na yönelik TBMM Başkanlığı’na yazılı sual önergesi verdi. Ekşioğlu’nun sahibi olduğu EKBA Tüm ortaklık’in, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Güvenlik Genel Müdürlüğü (EGM) ile iş icra ettiği iddialarını hatırlatan Kılınç, Müdafaa Sanayii Başkanı Prof. İsmail Demir’in, Müdafaa Sanayii alanında şirketleri bulunan, Cihan Ekşioğlu’nun hissedarı ve işletmecisi olduğu sırada, Paramount Hotel’de dinlence yapması rastlantı müdür? diye sordu.

***

Mansimov’un ev hapsi sona erdi

Sedat Peker’in iddialarıyla, Mehmet Ağar’ın tehdidiyle Yalıkavak Marina’nın hisselerini sattığı ileri sürülen Azerbaycanlı iş insanı Mübariz Mansimov’un ev hapsinin İstanbul sınırı dışına çıkmamak kaydıyla kaldırıldığı iddia edildi. KRT’nin haberine gore Mansimov’a yakınlığıyla malum gazeteci Seyfullah Türksoy, Mansimov’la telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ve ev hapsinin kaldırılacağını dediğini aktardı. Palmali Öbek isimli şirketinde oldukça sayıda gemisi olan Mansimov, 15 Temmuz 2020’de “FETÖ üyeliği” iddiasıyla tutuklanmış, 1 yıla yakın cezaevinde kalmıştı. Mansimov 5 sene hapis cezası aldıktan sonrasında tutuklu bulunmuş olduğu zaman göz önüne alınarak tahliye edilmişti.