Fahrettin Altun: İnternet gazeteciliği için hukuki düzenlemelere gereksinim var

0
33
Fahrettin Altun

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “İnternet gazeteciliği bağlamında bugün yeni hukuki düzenlemelere gereksinim duyulduğunu tamamımız biliyoruz. İnternet yayıncılığında yanlış uygulamaların ve eksiklerin giderilmesi çözüm yolları için önerilerde bulunulması ve niteliğinin artırılması elzemdir” dedi.

İletişim Başkanı Altun, çevrim içi olarak düzenlenen ‘İnternet Medyası ve Haberciliği Çalıştayı’na katılarak konferans yapmış oldu. Altun, web teknolojisindeki gelişmelerin kitle iletişimine de yeni ebat kazandırdığını belirterek, “Birçok alanda gün geçtikçe efkarı umumiye tarafınca daha çok kullanılan web teknolojileri asla kuşkusuz haberciliğin de ayrılmaz bir parçası haline geldi. Vatanımızda güçlenen demokrasi yardımıyla ve teknik anlamda yayıncılığın gelişmesi ile medyada bir taraftan fazlaca seslilik artı, bir taraftan süratli ve rahat erişim imkanı ile web haberciliği geniş kesimler tarafınca daha çok kabul görmeye başladı. Medya sektöründeki dönüşüme işaret eden bu tablo habere erişim ve anlatım özgürlüğü bakımından da normal olarak pozitif bir büyüme” dedi.

‘MEDYA MENSUPLARIMIZA ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR’

İletişim Başkanı Altun, web gazeteciliğinin mesleki standartlarını ortaya geçirmek, bu alanı rasyonel ve saydam olarak tanzim etmek için çalışmalara devam edeceklerini belirterek, “Topluluğun ülke ve hayattaki gelişmeler ile alakalı reel, doğru ve güvenli haberlere yetişmesi sıhhatli bir demokrasi için olmazsa olmaz bir unsurdur. Dolayısıyla hakikate dayalı habercilik demokrasiyi güçlendirirken, çarpıtma ve gerçek dışı üstüne kurulu tahrif haberciliği demokrasiye büyük zararlar vermektedir. Bu aşamada hakikat temsilcisi olan gazeteciler mühim bir sorumluluğu da yüklenmiş durumdadır. Bireylerin ve topluluğun sıhhatli eksiksiz ve gerçekliğe dayalı biçimde bilgilendirilmesi ve danışma hakkının korunması noktasında medya çalışanlarının tehlikeli sonuç bir fonksiyon icra ettiklerine inanıyorum. Normal olarak ülkemize karşı milli ve internasyonal boyutta dezenformasyon girişimlerinde mücadelede medya mensuplarımıza da mühim görevler düşüyor” diye konuştu.

DEDİKODULARLA SUİSTİMAL

Konvansiyonel ve dijital mecralarda meydana getirilen haberciliğin tek amacının, hakikat bulunduğunun altını çizen İletişim Başkanı Altun, ‘habercilik’ ismi altında idrak operasyonu veya tetikçilik yapılabildiğini gördüklerini söylemiş oldu. Altun, etik ve siyasal ilkelerden mahrum şekilde gerçek dışı siyaseti gerçek dışı haberlerle destekleyecek tezgah işletildiğini de belirterek, şunları kaydetti:

“Ne yazık ki bu aşamada web medyası da ideolojik tahkimat aracı olarak kullanılabiliyor. Bu insanoğlunun bilme açlığını tahrif edilmiş haberlerle dedikodularla istismar etmekten başka bir şey değildir. Hakikatin çarptırılmasının son örneğini geçtiğimiz birkaç günde ‘Katarlılara Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi’ ve ‘Kız talebe yurdundan çıkan silahlar’ başlıklı gerçek dışı haberlerde gördük. ilk başlarda bir web sitesinde gösterilen ve tamamen gerçek dışı olan ‘Katarlı öğrencilere lafda sınavsız tıp eğitimi’ başlıklı haberin kamuoyunu yanlış yönlendirme ve üniversite sınavına girecek gençleri hükümetimize karşı kışkırtma amacı taşımış olduğu fazlaca açıktır. İnternetin doğası gereği bu gerçek dışı hızla yayıldı. Başka birçok web sitesi bu provokatif içinde ne olduğu olduğu benzer biçimde kopyalayıp kullandı. Ana muhalefetin genel başkanı da bu yalanın peşine takıldı hatta bayraktarlığını yapmış oldu. Haberin mutlaka reel olmadığını derhal ortaya koyduk. Bunu ortaya koymamıza karşın haberi icra eden web sitesi sadece 27 saat sonrasında döndü ve ‘Hepimiz yanlış yapmışız, özür diliyoruz’ dedi. Dahası ‘Bizim haberimizi referans alarak izahat yapanlardan da özür diliyoruz’ dedi ama 27 saat geçmişti ve esasen idrak operasyonu tamamlanmıştı; fakat bu yalanın parçası hatta merkezi olan karşıcılık çalışanları hakikat ortaya çıkmasına karşın hiç bir biçimde özür dilemeyerek, kafalarını kuma gömmeyi sürdürdü.”

‘BASİT HATA OLARAK GÖREMEYİZ’

İletişim Başkanı Altun, bir haber sitesinde yer edinen ‘Kız talebe yurdundan çıkan silahlar’ başlıklı haberi anımsatarak, şöyleki konuştu:

“Bu gerçek dışı haber icra eden web sitesi de yalandan ne kadar ileri gidebileceğini bizlere gösterdi. Medya tarihinde böylesi örnekler yoktur. Bir belgesel çekiminde kullanılan imitasyon silahları reel tabanca olarak sunup kamuoyunda infial yaratmayı amaçlayan bu çarpıtma haber de tam anlamıyla bir medya terör örneğidir. Asılsız habere dayanan bu kara intizam sosyal huzurumuzu açıkça tehlike arzettiği benzer biçimde bir milli emniyet problemi olarak görülmelidir. Bayağı bir hata olarak göremeyiz. Dizgesel yalanlarla kamuoyunu yanlış izleyeceği yolu göstermeye ve vatandaşlarımızı kışkırtmaya çalışanlar normal olarak işledikleri cürümler dolayısıyla hukuki olarak karşılık ödeyeceklerdir. Hakkaniyet sistemimiz bu cürümlerin hesabını normal olarak sormuş olacaktır.”

‘HUKUKİ DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR’

İnternet haberciliğinde 3 haberden 1’inin tıklanma odaklı olacak biçimde üretildiğini, yanıt ve düzeltme hakkının da web medyasında noksan kaldığını söyleyen Altun, “İnternet gazeteciliği bağlamında bugün yeni hukuki düzenlemelere gereksinim duyulduğunu da tamamımız biliyoruz. ilk başlarda web gazetecilerinin yasal statüsünün ne olması gerektiğinden başlayarak, web gazeteciliğinin mesleki standartlarının belirlenmesi, müsait emek harcama ortamının sağlanması ve mutlak surette çalışanların haklarının korunmasına yönelik çerçevenin çizilmesi son aşama önemlidir. Dolayısıyla web yayıncılığında yanlış uygulamaların ve eksiklerin giderilmesi çözüm yolları için önerilerde bulunulması ve niteliğinin artırılması elzemdir” dedi.