Çevre Bakanı Müessese: Paris Anlaşması’yla alakalı nihai sonucu TBMM verecek

0
24
Murat Kurum

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP) Başkanı Alok Sharma ile bakanlıkta bir araya geldi.

Kurum ve Sharma, baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Kurum, Kasım ayında Glasgow’da yapılacak COP26 Konferansı öncesi COP Başkanı Sharma ile verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.

‘Bugün dünyada en önemli iki problemden biri iklim değişikliği diğeri de Kovid-19 salgını’

Kurum, Türkiye’nin Akdeniz havzasında yer alan ve iklim değişikliğinin etkilerini yoğun bir şekilde hisseden bir ülke olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

  • “Aşırı seller, heyelanlar, hortumlar ve salgın hastalıkla mücadele ediyoruz. Baktığınızda bugün dünyada en önemli iki problemden biri iklim değişikliği diğeri de Kovid-19 salgını. Ülkeler artık bu iki salgınla 2020 yılında çok ciddi mücadeleler verdi ve vermeye de devam ediyorlar.
  • Tabii Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi kuruluşlar dünyaya her geçen gün yeni teklifler sunmakta ve tüm coğrafyalara etkileyecek kararlar almakta. Bu kapsamda COP 26 Konferansı’nın da bütün dünyanın ilgi ile dikkatle takip edeceği bir konferans olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki burada güçlü bir irade ile iklim değişikliği ile ilgili mücadele noktasında kararlılık net bir şekilde ortaya konacaktır.”

‘Ülkemizin iklim finansmanına erişiminin bir an önce karara bağlanması gerekiyor’

COP26 Konferansı’nın dünya için çok daha önemli kararların alınacağı, eylemlerin gerçekleştirileceği bir konferans olmasını dileyen Bakan Kurum, açılamasının devamında, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tabii ülkemizin bu konferanstan beklentisi, iklim değişikliği ile mücadelede ülkemizin mevcut pozisyonu için eşitlikçi ve adil bir çözümün sunulmasıdır. Buna ilişkin iklim finansmanına ülkemizin erişim imkanlarının artırılması gerektiğini Sayın Bakana ifade ettik. Üllkemizin, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin ek-1 listesinden çıkarılma talebi var. Bu haklı talebimizi Sayın Bakana bir kez daha ifade ettik. Diğer taraftan iklim finansmanına erişim noktasında da 2018 yılında Arjantin’de liderlerimizin almış olduğu karar çerçevesinde yapılacak mutabakatla birlikte ülkemizin iklim finansmanına erişiminin bir an önce karara bağlanması gerekiyor. Bu konuda Sayın Bakan oldukça yapıcı, süreci hızlandırmaya yönelik adımlar atılacağını ve taraflar konferansı öncesinde de bu mutabakatın imzalanmasında tüm desteği vereceğini ifade etti.”

‘Son 2 yılda İstanbul’un 2 katı büyüklüğünde korunan alanımızı arttırdık’

Kurum, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması‘na imza atmamış olmasına rağmen üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini belirterek, “Atan diğer ülkelerden bile bir çoğundan daha fazla adımları atmaktadır. Bu konuda hem doğal kaynaklarımızı hem su kaynaklarımızı koruyor, korunan alan miktarlarımızı arttırıyoruz. Son 2 yılda İstanbul’un 2 katı büyüklüğünde korunan alanımızı arttırdık ve bu çerçevede iklim değişikliği eylem planlarımızı hazırladık” ifadelerini kullandı.

Konuk Bakanın iklim değişikliği ve Paris Anlaşması ile ilgili fikirlerini aldıklarını belirten Kurum, “Bu doğrultuda çalışmalarımızı eylemlerimizi güncelliyoruz. Biz Bakanlık olarak sahip olduğumuz bu bilgi ve tecrübe ışığında Meclisimize de gerekli katkıyı sağlıyoruz. Tabii ki bu noktada Paris Anlaşması ile ilgili alınacak karar var ve Sayın Bakan da bu kararın ivedilikle alınması noktasında taleplerini, beklentilerini aktardılar. Bu konuda TBMM’miz gerekli değerlendirmeleri yapacak ve nihai kararı verecektir” diye konuştu.

Sharma: Türkiye’nin azimli sıfır atık ve orman yetiştirme seferberliklerini de övgüyle karşılıyorum

COP Başkanı Sharma ise yeşil sanayi bölgeleri kurmak, yeşil tahvil çıkarmak ve döngüsel ekonomi faaliyet planı oluşturmak da dahil olmak üzere Türkiye’nin birçok reform paketi hazırladığını kaydetti. Sharma, şöyle konuştu:

“Ekonominizin bazı kısımlarında temiz enerji geçişinin mümkün olduğunu ve bunun yeşil işler ve temiz bir büyümeye yol açtığını gösteriyorsunuz. Ayrıca Türkiye’nin azimli sıfır atık ve orman yetiştirme seferberliklerini de övgüyle karşılıyorum. Türkiye araba üretimi için bir yatırım ülkesi ve bundan elektrikli araçlar açısından faydalanabilirsiniz ki Cumhurbaşkanı Erdoğan halihazırda yeni bir altyapı kurulumu da dahil yerli bir elektrikli araç üretim planlarını açıkladı. Uluslararası yatırımcılar ve işletmelerle yaptığım görüşmelerden biliyorum ki, tüm dünyada, yeşil teknolojiye, altyapıya ve işletmelere akmak için bekleyen bir para duvarı var ve Türkiye de iklim konusundaki azmini piyasalara açıkça gösterdiğinden, bundan faydalanacaktır.”