Erdoğan: Toplu taşımada ayakta yolcu alınmasına müsaade edilmeyecektir

0
20
Recep Tayyip Erdoğan

Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte soğukalgınlığı, grip gibi mevsim hastalıkların üzerimize binmeden günlük vaka sayılarını 100’ün altına, vefat sayılarını mümkünse sıfıra indirmeliyiz” dedi. Erdoğan açıklamasında, toplu taşımada ayakta yolcu alınmasına müsaade edilmeyeceğini söyledi.

Vaka ve vefat sayılarındaki yükselişten derin üzüntü duyduklarını velirten Erdoğan, “Kafe ve restaurantlar daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir” ifadelerini kullandı.

“Maske kullanımı başta olmak üzere kurallara uymayanlara kesilen cezalar muhakkak tahsil edilecektir” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Esnek ve kademeli mesaileri yaygın bir şekilde tatbiki sağlanacaktır” diye konuştu.

Erdoğan açıklamasında, “Ailelerin tercihlerine göre okul öncesi ve 1. sınıftan başlayarak okullarımızı eğitim öğretime açıyoruz. Bu uygulama salgının seyrine göre şehirlerimizde farklılık gösterecektir” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bugün kabinemizin 40. toplantısını gerçekleştirdik. Sağlıktan ekonomiye kadar tüm önceliklerini görüştüğümüz kabinelerde önümüzdeki dönemin yol haritasını çıkartıyoruz. Gündemimizin ilk konusu yine koronavirüs salgınıydı. Salgın tüm dünya ile birlikte ülkemizi tehdit etmeyi sürdürüyor. Dünyada 28 milyon vakaya yaklaşırken ölü sayısı 900 bini aştı. Yer kürede hiçbir yerin bu salgının etkisinden kurtulamadığı anlaşılıyor. Günlük vakaların 80 bini ölü sayılarının bini geçtiği ülkeler var.

Türkiye hem sağlık altyapısı hem aldığımız tedbirler sayesinde hamdolsun iyi noktada bulunuyor. Ancak mevcut durum bizim için kabul edilebilir değildir. Vaka ve vefat sayılarındaki kısmi yükselişten derin üzüntü duyuyoruz. Vatandaşlarımızdan ‘tamam’ diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına sıkı bir şekilde riayet etmelerini istiyoruz. Kafe ve restaurantlar daha sıkı şekilde denetlenecektir. Toplu taşımada ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.

Maske kullanımı başta olmak üzere kurallara uymayanlara kesilen cezalar muhakkak tahsil edilecektir. Esnek ve kademeli mesaileri yaygın bir şekilde tatbiki sağlanacaktır. Günlük vaka, vefat, yoğun bakım istatistikleri her akşam yayınlanıyor. Şeffaf yürüttüğümüz bu sürecin başarısı vatandaşlarımızın vereceği desteğe bağlıdır.

Koronavirüs henüz etkin ve kullanılabilir tedavisi bulunamamış bir hastalıktır. Bu durum her bireyin kendi tedbirini kendisinin almasını zorunlu kılıyor. Mart ayından sonra açtığımız çok sayıda yüksek kapasiteli hastanelerle teşhis ve tedavileri sürekli genişletiyoruz. Sağlık çalışanlarımız canla başla çalışıyor. Bu vesile ile doktorundan temizlik görevlisine kadar 1 milyon 100 bin sağlık ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Valisinden kaymakama, polisinden jandarmaya kadar bu sürece büyük destek veriyor. Vefa sosyal destek grupları toplamda 16 milyon talebi karşılayarak vatandaşlarımızın hizmetine koşmuştur.

İçişleri Bakanlığımız salgın tedbirlerini en etkin şekilde uygulamasını sağlamıştır. Tüm mülki idare teşkilatına, polis, jandarma, 112 personeline özellikle teşekkür ediyorum. Asıl iş vatandaşlarımızın kendinde bitiyor. Kalabalık etkinliklerden uzak durmadığımız, sokakta, işyerinde, hatta evde belirlenen kurallara uymadığımız sürece ne açtığımız hastaneler, ne cezai tedbirler tek başına bizi virüsten koruyabilir.

“GÜNLÜK VAKA SAYILARINI 100’ÜN ALTINA İNDİRMELİYİZ”

Aile büyüklerimizin, sevdiklerimizin, evlatlarımızın sağlığı için seferberlik ruhuyla herkesi bu sürece destek vermeye davet ediyorum. Sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte soğukalgınlığı, grip gibi mevsim hastalıkların üzerimize binmeden günlük vaka sayılarını 100’ün altına, vefat sayılarını mümkünse sıfıra indirmeliyiz.

Önemli olan ülke ve millet olarak salgından korunma yöntemlerini en ideal düzeyde uygulamamızdır. Tedbiri hakkıyla aldıktan sonra takdiri rabbimize bırakacağız. Salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabırlar, halen tedavi altında olan vatandaşlarımıza şifalar diliyorum.

“ÜRETİM ÇARKLARININ DURMAMASI İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALDIK”

Üretim çarklarının durmaması için her türlü tedbiri aldık. İstihdamı ve gelir seviyesi düşük vatandaşlarımızı desteklemeye yönelik çok sayıda programı hayata geçirdik. Covid-19 tedavisi yapan hastanelere hasta başına 666 TL ödeme yapıyoruz. Yoğun bakımda bu miktar iki katına çıkıyor. Kısa çalışma, işsizlik ödeneği gibi başlıklar altında çalışanlarımıza ve vatandaşlarımıza yaklaşık 34 milyar liralık karşılıksız kaynak aktardık. Fesih kısıtlamasını iki ay daha uzattık. Kısa çalışma ödeneğine 31 Ekim’e kadar devam edeceğiz. 2,3 milyon kişi için kısa çalışma ödeneğinin uzatılma talebinde bulunulmaması işyerlerimizin normal çalışma düzeyine geçtiğini gösteriyor. 3 aya kadar asgari ücret üzerinden sigorta prim desteği veriyoruz.

Yılın ikince çeyreğinde bir küçülme yaşamış olsak da dünyadaki pekçok devletten daha iyi olduğumuz bir gerçek. Tüm veriler üçüncü çeyrekte güçlü bir toparlanma yaşayacağımıza işaret ediyor.

“UYGULAMA SALGININ SEYRİNE GÖRE ŞEHİRLERİMİZDE FARKLILIK GÖSTERECEK”

Ailelerin tercihlerine göre okul öncesi ve 1. sınıftan başlayarak okullarımızı eğitim öğretime açıyoruz. Bu uygulama salgının seyrine göre şehirlerimizde farklılık gösterecektir. Çocuklarımızın eğitim hayatının aksamadan devam etmesi tek gayemizdir.

Salgından en menfi etkilenen sektör şüphesiz turizm oldu. Ülkemiz için önemli istihdam ve gelir kaynağı olan sektörün kısmen de olsa sezonu kurtarabilmesi için çok gayret gösterdik. Kurduğumuz sistem sayesinde 10 milyon turist rakamını geride bırakmaya başardığımız ortada. İnşallah yıl sonuna kadar bu rakamı çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız. Salgının tetiklediği siyasi ve ekonomik yeniden yapılanma sürecinden inşallah ülkemizin en kârlı şekilde çıkmasını temin edeceğiz.

Akdeniz’de emrivaki yapmaya çalışanlar eninde sonunda bu gerçeği kabullenecektir. Vatandaşlarının güvenini tehlikeye atma pahasına Türkiye üzerine dikilenler anı geldiğinde korkarım ki bedelini ağır ödemezler. Her fırsatta görüşme, konuşma, müzakereden yana olduğumuzu söylüyoruz. Bizimle masaya oturmak yerine kırık dökük askeri güçleriyle efelenenlere tarihi bir kenara bırakıyorum, son 4 yıldır diplomasi çalışmalarımızı ve askeri harekatlarımızı iyi incelemelerini tavsiye ediyorum.

Bu konuda kör taassubla ülkemize karşı tavır alanları hakkaniyete ve sağduyuya davet ediyorum. Kıbrıs, Suriye ve Libya’da iyi bir sınav veremeyen Avrupa ülkelerinin hiç değilse Doğu Akdeniz’de tutarlı bir çizgi izlemelerini bekliyoruz. Türkiye, Doğu Akdeniz’de kararlı ve aktif bir şekilde mücadelesini sürdürecektir.”