Erdoğan istese de artık gücü kalmadı

0
23
Erdoğan

7 Haziran sonrası oluşan koalisyon dağılırken hamle şansı daralan Saray diyeti günü kurtarma derdinde. Zayıfladıkça daha fazlaca bağıran iktidar ortaklarının 2023 hedefi, sürdürülebilir bir siyaset değil.

İSTİKRARLI PLANI YOK

Kitle desteğini kaybeden Saray yönetimi çareyi baskıyı artırmakta ve tabanda dar, köktencilik azınlığa yaslanmakta arıyor. Ayasofya’nın ibadete açılışından İstanbul Sözleşmesi’nin feshine, hazzı alkol yasaklarından müzik kısıtlamasına ve en son Beşiktaş’ta LGBT-İ’lara yönelik piknik saldırısına dek bir takım gelişmeyi koyu muhavazakar kesimlere jest olarak okumak olası. Öte taraftan İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e Rize’de meydana getirilen provokasyonu Cumhurbaşkanı Erdoğan, HDP’li Deniz Poyraz’ın katledilmesinin ise MHP Lideri Bahçeli tarafınca sahiplenilmesi akıllara 7 Haziran-1 Kasım arası kanlı dönemi getirdi.

Bugün 7 Haziran sonrası oluşan koalisyon hızla çözülürken iktidarın böylesi bir periyodu kaldırması olası görünmüyor. Yaşananları Saray’ın uzun vadeli, netice odaklı bir plandan fazlaca günü kurtarma çabası olarak değerlendirmek olası. Muhalefetin erken seçim çağrısına ısrarla karşı çıkan iktidar blokunun 2023’e kadar istikrarlı bir oyun planı yok. Bütün efkarı umumiye yoklamalarında kitle desteği düşmüş olduğu görülen Saray ittifakı için kuvvetli bir sosyal muhalefete karşısında baskı politikasını sürdürme şansı bulunmuyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL

Pandemiyle derinleşen kriz ekonomiyi yerle bir etti. Milyonlar temel geçim kaynaklarını bile karşılayamaz şekilde. İcra ve batkı dairelerine dosya yağıyor. Aylarca kepenk açamayan esnafa yardım paketi ise sunulmadı.

Hemen hemen tüm efkarı umumiye yoklamalarında Cumhur İttifakı’nın tabanının eridiği görülüyor. AKP yüzde 30’ların dibine düşerken MHP baraj altında kalıyor.
Dış politikada tekrar NATO ve Amerika eksenine kayan Ankara, istediği desteği alabilmiş değil. Amerika ve Batı ile S-400’lerden Libya ve Suriye’ye uzanan krizler var.

Ne mega projeler ne şaşalı kongreler halkın ilgisini çekmiyor. Erdoğan’ın anlatacak, inandırıcı bir hikayesi kalmadı. Kimse ekranlarda ifade edilen pembe yalanlara inanmıyor.

Mafya, devlet ve bürokrasi ilişkisi iktidarı kuşattı. Ülke asla olmadığı kadar karanlık bir döneme girdi.
Dışarıya ‘birlik’ pozu verilse de iktidar bloku parça parça durumda. Erdoğan hamle yapmak için suyun durulmasını bekliyor. Bakanlardan medya temsilcilerine kadar yaşanmış olan fırtına basit dinmeyecek.

***

Bu sistemde demokrasi olması olası değil

Türkiye Toplumsal Ekonomik Siyasi Araştırmalar Vakfı (TÜSES) yayımladığı raporda, Türkiye’de iktidar değişimine yönelik ittifak ve geçiş senaryolarını değerlendirdi. Demokrasiye Geçiş İçin İttifak ve Mutabakat Senaryoları başlıklı rapor Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile demokratik bir hukuk devletinin birbiriyle uyumsuzluğuna dikkat çekiyor. Bürokrasi bilimciler Murat Somer, Seren Selvin Korkmaz ve Edgar Şar’ın hazırladığı ve Türkiye’de son 20 yılda yaşanmış olan dönüşümü inceleyen raporda, demokratik gerileme şöyleki açıklanıyor: “Türkiye’de de son yirmi sene içerisinde demokrasinin, ilkin kademeli bir erozyon dönemi yaşadığını, bunun da ülkeyi demokratikleştirdiğini iddia eden seçilmiş iktidarlar yönetiminde gerçekleştiğini görüyoruz. Daha sonra ise hızlanan bir süreçle kuvvetler ayrılığı, yargının asgari bağımsızlığı, adil ve serbest seçimler benzer biçimde demokrasinin vazgeçilmez en az koşullarının da askıya alındığını görmekteyiz.”