Erdoğan: Hanıma yönelik şiddete karşı mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi’yle başlamadı

0
29
Recep Tayyip Erdoğan

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden resmen çekilmiş olduğu günde Hanıma Yönelik Şiddetle Savaşım programında konuştu. Erdoğan, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizi hanıma yönelik şiddetle mücadeleden geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor,” dedi.

Erdoğan, “Son günlerde birtakım çevreler 1 Temmuz itibariyle resmen çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi’yle alakalı hanıma yönelik şiddetle alakalı bir geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor. Bizim hanıma yönelik şiddetle mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi’yle başlamadığı şeklinde bitecek de değildir,” dedi.

“Öteki bütün ayrımlar, farklılıklar, bu ulvi sıfatın arkasında kalır. Camia ve aile müesseseleri de adam ve kadının ortaklaşa varlığı ile ortaya menfaat,” diyen Erdoğan şu şekilde devam etti:

“Eğer ortada bir problem yaşanıyorsa mevzunun bir tarafında adam bir tarafında hanımefendi vardır. Ailede hanımefendi ne kadar repertuvar sahibiyse erkek te aynı derecede sorumluluk sahibidir. Hanıma sertlik meselesinde ortada bir mağdur var ise bir de fail mevcut anlama gelir.

İktidara geldiğimiz günden beri, hanıma yönelik şiddetle savaşım öncelikli mevzularımız içinde yer verilmiştir. Atılan her adımı destekledim. Her sorunla bizzat ilgilendim. Bu duyarlı mevzunun çözümü için değişik politikalar geliştirdik ve uyguladık. Son günlerde birtakım çevreler bugün, kısaca 11 Temmuz’a doğru gidiyoruz, öncesinde 1 Temmuz itibarıyla çekildiğimiz İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizi hanıma yönelik şiddetten geriye gidiş olarak yansıtmaya çalışıyor. Bizim hanıma yönelik şiddetle mücadelemiz İstanbul Sözleşmesi’yle başlamadığı şeklinde bitecek de değildir.

Sözleşmeden istifa gerekçemizi esasen paylaştık. Bizim hanıma yönelik şiddetle savaşım çerçevesinde yaptığımız düzenlemelerin, uygulamaların bayanların haklarına, onurlarına haiz çıkmamızın tek sebebi insan sıfatıyla kendilerine olan saygımızdır.

“KADINA YÖNELİK ŞİDDET FARKLI DİNAMİKLERE SAHİP BİR OLGU”

Dün hanıma yönelik şiddetle, bayanların insan olarak haiz oldukları haklarını kullanabilmesi için iyi mi savaşım ediyorsak, bugün de yarın da aynı mücadeleyi sürdüreceğiz. Hanıma yönelik şiddetin tamamen ortadan kalkması bütün kesimlerin inancı ve çabasıyla mümkündür.

Hanıma yönelik sertlik pek oldukça faktörden etkilenen, genel şiddetten değişik dinamiklere haiz bir olgudur. Hanıma yönelik şiddetin ortaya çıkmasına yol açan faktörlerin incelenmesi ve bertaraf edilmesi gerekiyor. Bu vaziyet aile içerisinde vuku bulmuşsa, çocuklar da travmaya niçin olabiliyor. Sertliği bir alışkanlık şekli olarak öğrenen evlatların yarının mağduru ve faili olarak karşımıza çıkma ihtimali artıyor.

Sosyal neticeleri itibariyle sertlik depresyonun, kabahat oranlarının artmasına yol açıyor. Hanıma yönelik sertliği, salgınla mücadelede olduğu şeklinde siyasete araç-gereç etmeden objektif halde ele almamız gerekiyor. Hanıma yönelik sertlik bütün ülkelerin sorunudur. Bu küresel problemi bütün dünya şeklinde ikimiz de yasal düzenlemeler, önleme, koruma ve takibat alanlarında ihtisaslaşarak aşmaya çalışıyoruz. Toplumsal politikalarımızı alakalı bütün kesimlerin yardımıyla kararlılıkla sürdürüyoruz.

İlkini 2007 senesinde hazırlamış olduğumuz Milli Fiil Planımızı güncelleyerek bugüne dek getirdik. Sosyal, kültürel ve teknolojik değişiklikler çalışmaların geliştirilmesini icap ediyor. Bugün sizlerle 4’üncüsünü paylaşacağımız fiil planımızda yeni başlıklar bulunuyor.

Sebepleri ve neticeleri itibariyle değerlendirdiğimizde hanıma yönelik şiddetle mücadelede oldukça yönlü ve bütüncül bir yaklaşıma gerekseme bulunduğunu görüyoruz. İlk yönetimsel ve somut adımı 2006 yılındaki başbakanlık genelgesiyle atmıştık. 3 milli fiil planını başarıyla uyguladık. Anayasal değişimlerle mücadelenin hukuki zeminini güçlendirdik.

Türkiye en kapsamlı ve mevzuata haiz ülkeler içinde ilk sıralara çıkmıştır. Kanunun çok büyük mesafeler kat etmemizi sağladığına işaret ediyor. Kanun; ırk, renk, dil, din, statü şeklinde ayrımlar gözetmeksizin şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesi bulunan hanımefendileri, evlatları, erkekleri korumayı amaçlıyor. Geniş yelpazesiyle kanun herkesi koruma kapsamına alıyor.

Kanunun yürürlüğe girmesinden sonrasında oldukça sayıda düzen yapılma, kurumsal yapı oluşturulmuştur. Bunlardan birisi de ŞÖNİM’lerin kurulmasıdır. 81 ilimizde hanıma yönelik şiddetle mücadelede önleyici katkıları olduğuna inanıyorum. Yeni fiil planımızda mücadeleyi daha da güçlendiriyoruz.

YENİ EYLEM PLANI

Yeni fiil planımız 2021-2025 yılları kapsamaktadır. Fiil planımızı amme kuruluşlarının, STK’ların, üniversitelerin, medya personellerinin ve alakalı bütün paydaşlarla hazırladık. Oldukca hacimli bir kitap olarak ortaya çıkan planı 5 ana hedef, 28 strateji olarak yapılandırdık. Bu bütüncül siyaset dokümanını sizlere sunuyoruz.

Hanıma yönelik şiddetle savaşım 4’üncü Milli Fiil planının ilk hedefi şiddetle savaşım fiil planının gözden geçirilmesi olarak belirledik. Gayemiz mağdurun adalete erişiminin kolaylaştırılması ve şiddetin orantılı halde cezalandırılmasın sağlamaktır.

Kurumlar arası işbirliğinin geliştirilmesi için Aile ve Toplumsal Hizmetler Bakanlığı’nın koordinasyonunda protokoller imzalandı. ŞÖNİM yönetmeliği kapsamında il koordinasyon seyretme ve değerlendirme komisyonları oluşturuldu. Her ilin kültürel, sosyolojik hanıma yönelik şiddetle savaşım il fiil planları 81 ilde yürütülüyor. Hanıma yönelik şiddetle savaşım teknik kurulu da oluşturularak faaliyetini sürdürmektedir.

TCK’daki kabahat tipleriyle, ısrarlı takip, siber sertlik, zorla evlendirme şeklinde sertlik türlerinin tekrar değerlendirilmesini planlıyoruz. Uyuşmazlıklarda haksız tahrik ve takdiri tenzilat kuruluşlarının iyi mi uygulandığının analizlerini yaparak, lüzumlu değişimler için harekete geçilecek.

İkinci hedef, bütün plan ve programlara yerleştirerek 5 strateji belirledik. Her düzeyde amme personeline tahsil verilmesi, ortaklaşa iş protokoller, işbirliğinin geliştirilmesi, komite ve komisyonlarının hedeflerinin artırılması şeklinde eylemler yer ediniyor.

Üçüncü hedef, koruyu hizmetlerin etken sağlanmasıdır. Olay bazlı hususi müdahale programların hayata geçirilmesi, kolluk programlarını tesirinin artırılması, sıhhat erişimine erişimin kolaylaştırılması, önleyici hizmetlerin hazırlanması stratejilerini uygulayacağız. Hayata geçireceğimiz etkinlik sayısı 65’i bulacaktır.

Temelini meydana getiren mağdurun korunması ve desteklenmesi ile kurumsal hizmetler daha da ehemmiyet kazanmaktadır. Önlemek, izlemek, ortadan kaldırmak doğru müdahaleyi gerçekleştirmek kurumsal yapılar ve programlarla mümkündür. ŞÖNİM’lerle birlikte hanımefendi misafir evlerinde kurumsal hizmetler yürütülüyor. Şiddetle Savaşım İrtibat Noktalarına mağdurların rahat ulaşabilmesini sağlıyoruz. Bu merkezlerde rehberlik ve danışmalık, hukuk, sıhhat, istihdam ile küçüklere burslarla yardımcı veriyoruz. Misafir evinden ayrıldıktan sonrasında psiko-sosyal yardımcı vererek, mesleki eğitimlerden faydalanmalarını temin ediyoruz.

Sertliği gerçekleşmeden durdurmayı biliyoruz. Bu doğrulta faillerin ve tatbik ihtimali olanların hiddet kontrollerinin sağlanması için eğitimlere başlıyoruz. Alkol ve madde bağımlılığından kurtulması için oldukça ciddi faydalar elde edeceğimize inanıyorum. Denetimli serbestlik, tutukluluk, teknik takiple yürütülmesini planlıyoruz.

Misafir evlerinde; 682 bini hanımefendi 54 bini adam, 96 bini çocuk olmak suretiyle 833 bin kişiye hizmet verildi. Önümüzdeki dönemde 7 ilimizde hanımefendi misafir evi daha açılacaktır. 9 ilimizdeki mevcut misafir evlerini dönüştürüyoruz. Hususi emniyet önlemleri alıyoruz. Barınma amacıyla kuruluşlarımıza başvuru eden hanımlarımıza ihtiyaç duyulan desteği veriyoruz. Hizmet standardını çoğaltmak amacıyla kılavuz hazırladık. İletişim teknolojilerini de faal bir halde kullanıyoruz. 183 yardımcı hattı bütün hanımefendi ve çocuklar için ruhsal, hukuki ve ekonomik haber alma hattı olarak hizmet veriyor.

Dördüncü hedef sosyal farkındalığın artırılması olarak belirlenmiştir. Şiddetsiz bir camia için farkındalık projeleri yürütülmesi, eğitimin bütün kademelerine şiddetle topyekun savaşım anlayışının yerleştirilmesi, hususi sektörün hanıma yönelik şiddetle mücadelede etken rol oynaması, medyanın görevli ve ahlaki yayıncılık anlayışı için emek harcamalar yürütülecektir. 77 faaliyeti önümüzdeki 5 sene içerisinde gerçekleştireceğiz.

Geleneksel ve yeni medyada, hususi tv kanallarına sertlik temelli bir duyarlılık geliştirilmesi teşvik edilecektir. İşyerinde sertlik ile işgücü sömürüsüne karşı emek harcamalar yapılması bekleniyor. Beyaz perdede şiddetle mücadeleyi teşvik eden yapımlar desteklenecektir.

Beşinci aşamada verilerin toplanması ve istatistiklerin yorumlanması olarak belirledik. Her bir risk faktörünü evvelinde belirlemek sertliği engellemede ehemmiyet arz ediyor. Mahalli düzeyde 81 ilde hanıma yönelik sertlik risk haritalarının tamamlanması stratejik hedefler içinde yer ediniyor. Veri bankasındaki bilgilerin yorumlanmasıyla failler ile hükümlüler için inceleme yapılması şeklinde 28 faaliyete yer verilmektedir. Elde edilmiş bilginin, bu veri analizlerinin STK’lar ve üniversitelerle yakın ortaklaşa iş geliştirilecektir.

Sizlerle içeriğine ilişik genel detayları paylaştığım 4’üncü Milli Fiil Planımızın bütün tarafların katkılarıyla hazırlandığının altını çiziyorum. Aslolan gaye topluluğun hanıma yönelik şiddete bakış açısını değiştirmeye yönelik bir farkındalık oluşturmaktır. Her kitleye yönelik eğitici emek harcamalar yürütmeyi hedefliyoruz.

Hanıma yönelik şiddetle savaşım her insanın iştirakiyle başarıya ulaşabilir. Görevli ve alakalı tarafların yardımcı vereceğine inanıyorum. Kadınlarımızın sertlik mevzusu başta olmak suretiyle her alandaki hak arama mücadelelerinde yanlarında olduk. Bundan sonrasında da yanlarında olacağız.

Hanıma yönelik şiddetle savaşım hem de her biri canımızdan bir parça olan annemizin, eşimizin, kızımızın hakkını, onurunu, hukukunu koruma mücadelesidir. Milletimizin vicdanına ve repertuvar duygusuna güveniyorum.”