Düzce valisi Atay, sel mağduru köyde CHP’li Tanal ile karşılaşınca bölgeyi terk etti

0
32
Düzce Akçakoca İlçesi Uğurlu Köyü

Düzce Valisi Cevdet Atay, araştırmalarda bulunmak için gittiği sel felaketi yaşanmış olan köyde CHP İstanbul Mebus Mahmut Tanal’la karşılaştı. Tanal’ın aktardığına bakılırsa Atay, Tanal’la yaşamış olduğu kısa diyaloğun arkasından köylüyü dinlemeden uzaklaştı.

CHP İstanbul Mebus Mahmut Tanal ve partililer, bugün; dün gece yoğun yağmurun yağdığı, köprülerin tahrip olduğu Düzce’nin Akçakoca İlçesi’ndeki Uğurlu Köyü’nü ziyaret etti. Tanal, Uğurlu’ya ulaştıktan ortalama beş dakika sonrasında, Düzce Valisi Cevdet Atay da köye geldi. Tanal ve Atay köy kahvesinde karşılaştı.

Tanal, 2019 senesinde yaşanmış olan sel felaketi sonrası hiç bir büyüme olmadığını Vali Atay’a söylemiş oldu. Köylüler de Vali Cevdet Atay’ı masaya çağrı etti.

GAZETECİLERİN GÖRÜNTÜ ALMASI ENGELLENMEK İSTENDİ

Vali Atay ise köylünün davetini geri çevirerek aracına doğru ilerlemeye başladı. O sırada köylüler davetlerini yineledi sadece Atay, “sonrasında konuşalım” diyerek makam aracına binip uzaklaştı. Ayrıca Vali’nin tarafındaki görevliler, gazetecilerin imaj almasını engellemeye çalıştı.

Valinin köyden ayrılmasının arkasından, birtakım köylülerin CHP’li Tanal’a “Sayın Vekilim, Vali bey sizin yüzünüzden gitti” dedikleri görüldü. Tanal ise “Düzce Valisi’nin köylünün dertlerini dinlemekten kaçtığını” söylemiş oldu.

Tanal, Düzce Valisi ile aralarında yaşanmış olan vakası şu şekilde söyledi:

“Bu sel felaketi sebebi ile Akçakoca ilçemize geldik. Sayın Akçakoca İlçe Başkanımız Tuğrul Bey ile beraber, dedi ki; ‘Bu selin yaşandığı bölgeye gidelim’. Takdir edersiniz, Esma Kadın köyüne gelmek için, birtakım yollar bu sel felaketi sebebiyle kapalı olduğundan Uğurlu köyü üstünden gelmek zorunda kaldık. Uğurlu köyüne hepimiz geldiğimizde, bizim doğal ki Vali’nin Uğurlu köyüne geleceğinden herhangi bir haberimiz yoktu. Hepimiz Validen bir iki dakika öncesi Uğurlu köyüne geldik. Köyde kahve vardı. Ben orada kahvede bulunan vatandaşlarla selamlaşıyordum, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Vali de Volvo 90’la, işte Volvo 90 herhalde yerli ve ulusal bir çalgı, 2 trilyonluk bir çalgı ve bu araçla beraber Uğurlu Köyü’ne geldi. Erişince orada Vali Bey’e de ‘geçmiş olsun’ dedik. Karşılıklı konuştuktan sonrasında ve şu konferans aramızda geçti; ‘Ya Vali Bey, burada kalıcı çözümler yapılmıyor. Doğrusu günü kurtarma adına yapılıyor.’ Bu elimdeki dosya işte 2019’daki yaşanmış olan felaketlerle alakalı o dönemdeki müracaatlarımız, raporlarımız şikayetlerimizin tamamı buradaydı.

‘VALİ RESMEN KAÇTI’

Doğal ki bunu verince, orada güya köylülerle hitabı ihtiyaç duyulan Vali, firar etti gitti resmen. ‘Ben’ dedi ‘Burada kalmıyorum’, çekip gitti. Çocuklar oyun rollendirirken ‘Ben oyunu terk ediyorum’ oyun bozuculuk yapar ya, orada köylü dinlemeden köylünün sorunlarının ne işe yaradığını dinlemeden, çekti gitti. Doğrusu bu devlet geleneğine, devlet adamına müsait bir vaka değil. Kaldı ki bir devlet adamının yapması ihtiyaç duyulan husus, orada oturup köylü vatandaşımızın derdi, problemi nelerdir, onu dinlemesi lazımdı. Ve ben Türkiye Büyük Ulus Meclisi’nde bir parlamenterim ve burada bana brifing de vermesi lazım. Halka da bu sorunları anlatması lazım. Dertlerini, çözümlerinin ne işe yaradığını anlatması lazım. Adeta kısaca orada baktı ki mevcut olan eksikleri yapmadı, günü kurtarma adına bitirdikleri için vatandaşın bu mağduriyetinin devamlı devam ettiğini görür görmez, söyleyecek söz kalmayınca vakası kaçmakta buldu.”