Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’nin Türkiye kararlarına reaksiyon: Beklenilen ve ihtiyaç duyulan adımları içermekten uzak

0
22
Dışişleri Bakanlığı

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Donanması (AB) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde “Türkiye” başlığı altında önde gelen kararların “beklenilen ve ihtiyaç duyulan adımları içermekten uzak” bulunduğunu bildirdi.

Bakanlıktan, dün (24 Aralık) Brüksel’de meydana gelen AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde alınan kararlara ait yazılı izahat yapılmış oldu.

“AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde ‘Türkiye’ başlığı altında önde gelen kararlar, beklenilen ve ihtiyaç duyulan adımları içermekten uzaktır.” denilen açıklamada, Türkiye’nin gerginliğin düşürülmesi, diyalog ve iş birliğinin başlatılması bakımından üstüne düşeni “fazlasıyla” yerine getirmiş olduğu savunuldu.

Açıklamada, şu ifadelere işaret edildi:

“AB’nin, gerginliğin düştüğünü teslim edip, Gümrük Donanması’nin güncellenmesi dahil pozitif gündemi yapmaya yönelik somut kararlar almayı ertelemesi, bir oyalama taktiği, irade eksikliği ve bir iki üye ülkenin AB üyeliklerini kötüye kullanımı olarak görülmektedir. Metinde adaylık statümüze atıfta bulunulmasından kaçınılması da bu görüşümüzü teyit eder niteliktedir. AB, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında diyalog önermek yerine, katılım müzakerelerinin önünü açarak, 23. ve 24. fasıllarda vatanımızda daha süratli büyüme kaydedilmesinin zeminini oluşturabilecektir.”

‘DİYALOG ÖNERMEK YERİNE MÜZAKERELERİN ÖNÜNÜ AÇMALI’

Bildiride yer edinen “bizim ülkemizde hukukun üstünlüğü ve temel haklarla alakalı gelişmelerin kaygı deposu olduğu” değerlendirmesine de yer verilen açıklamada, şöyleki denildi:

“AB, hukukun üstünlüğü ve temel haklar alanlarında diyalog önermek yerine, katılım müzakerelerinin önünü açarak, 23. ve 24. fasıllarda vatanımızda daha süratli büyüme kaydedilmesinin zeminini oluşturabilecektir.”

YENİ MALİM YARDIM PAKETİ

Açıklamada tavsiye edilen yeni mali yardım paketine de işaret edilerek “Tavsiye edilen yeni mali yardım paketi Türkiye’ye değil, Suriyeli sığınmacılara yönelik olup, aslına bakarsanız AB’nin kendi refah ve güvenliğinin teminatı için atılacak bir adımdır. Göç iş birliğinin yalnız mali boyuta daha kolay ve yalın hale getirilmesi, büyük bir yanılgıdır. Bu alanda yakın iş donanması hedeflenmesi hepimiz için faydalı olacaktır” değerlendirmesi yapılmış oldu.

Zirvede Kıbrıs’a ait alınan kararların “her zamanki şeklinde Rum/Yunan ikilisinin görüşlerinin tekrarı” olduğu ifadelerine yer verilen açıklamada, AB’nin Kıbrıs Türklerini yok saydığı ve eşit haklarını görmezden geldiği aktarıldı.

AB’nin bu tutumu devam etmiş olduğu sürece Kıbrıs meselesine yapıcı bir katkıda bulunamayacağına işaret edilen açıklamada, “Bu vesileyle AB’yi bir kere daha Ada’daki gerçekleri artık görmeye, Kıbrıs Türklerini ve müktesep eşit haklarını tanımaya ve 2004’te verdiği lafları yerine getirmeye çağrı ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, yakalanan pozitif ivmenin sürdürülebilmesi ve Türkiye-AB ilişkilerinin katılım perspektifiyle ‘pozitif gündem’ üstünden ilerletilmesi için, 18 Mart Mutabakatı’nın bütün yönleriyle ve bütüncül bir anlayışla gözden geçirilerek günün gereksinimlerine ve ortak çıkarlara yanıt verecek biçimde işler hale getirilmesi gerektiği kaydedildi.