Davutoğlu AKP’nin son oy oranını açıkladı: Kaçan oylar var

0
21
Ahmet Davutoğlu Recep Tayyip Erdoğan

KRT TV’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Ahmet Davutoğlu, AKP’nin oy oranının da yüzde 34 seviyesine düştüğünü söyledi. Davutoğlu, Bahçeli ile ilgili olarak, “Siyasi akıl olarak AK Parti’den daha ileride seyreden bir akıl. Bu konuda da ayrılmadan önce Cumhurbaşkanı’nı uyarmıştım” dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli konusunda uyardığını da aktaran Davutoğlu, “Bahçeli’nin hedefi şu; ben görüyorum onu, siyasi akıl olarak AK Parti’den daha ileride seyreden bir akıl. Bu konuda da ayrılmadan önce Cumhurbaşkanı’nı uyarmıştım. Bu tür ittifaklarda açık ve net bir ittifak yapılmamışsa, yani koalisyon protokolüne benzer… İttifakın, hükümetin her hatasından Bahçeli bir pay almıyor. Hükümeti istediği zaman suçlayabiliyor” dedi.

Davutoğlu, erken seçim sorusuna ise, “Bu ülkede hiçbir siyasetçinin demokrasi kökleşene kadar erken seçim olmaz deme lüksü yok. Hukuken erken seçim zor. Bahçeli fiili olarak götürebilir. Meclis’te Cumhurbaşkanının çalışmasını bütçe yoluyla engeller. Erdoğan bunun için Bahçeli’nin ağzına bakmak zorunda. Bahçeli bunu ister mi, 2001 ‘de 2018’de nasıl dediyse şimdi de der. Sosyolojik ve ekonomik şartlar seçimi zorunlu kılıyor. 2021’de seçim muhtemeldir. 2022’de büyük ihtimaldir. 2023’e kalması ise bence küçük bir olasılıktır” yanıtını verdi.

Davutoğlu, Gelecek Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen özel yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli’nin, partisi için sarf ettiği ‘Siyasi artıklar’ sözü için, “Ben siyasete 2009 yılında bakan olduktan sonra girdim. Bahçeli 20 sene önce, 15 sene kadar Genel Başkanlık yaptı. Bahçeli aynaya bakmalı” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamaları şöyle:

‘AK PARTİ’NİN OY ORANI YÜZDE 34’LERE DÜŞTÜ’

“Bahçeli’nin hedefi şu; ben görüyorum onu, siyasi akıl olarak AK Parti’den daha ileride seyreden bir akıl. Bu konuda da ayrılmadan önce Cumhurbaşkanı’nı uyarmıştım. Bu tür ittifaklarda açık ve net bir ittifak yapılmamışsa, yani koalisyon protokolüne benzer… İttifakın, hükümetin her hatasından Bahçeli bir pay almıyor. Hükümeti istediği zaman suçlayabiliyor. Bahçeli bu konforla şunu yaptı. Bunun neticesini de aldı. 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra MHP’nin oyları düşmüş, Bahçeli MHP kitlesi nezdinde de itibarını kaybetmişti. İYİ Parti’yi doğuracak muhalefet hareketi başlamıştı. Son derece başarısız bir liderdi. Bu arada Bahçeli eğer bir ‘Siyasi fosil’ varsa, bana da ‘Siyasi artıklar’ dedi. Ben siyasete 2009 yılında Bakan olduktan sonra girdim. Bahçeli 20 sene, benden önce 15 sene kadar Genel Başkanlık yaptı. Bahçeli aynaya bakmalı.Bahçelinin hesabı şu; Tayyip Erdoğan ve AK parti iktidarın gücünü elinde tutsun ama gerçek gücü ben kullanayım. Onlar yıpransın. Onlardan kaçan oylar, MHP’ye aksın. Bu başarılı da oldu. MHP’nin oyları büyük ölçüde İYİ Parti’ye gitti. Ak Parti’den kaçan oylar ki şu an yüzde 15, 16 civarındadır. 49,5’dan 34’lere düştü. Bahçeli, yeni partilerin çıkmasından, özellikle de Gelecek Partisi’nden rahatsız. Bugün askıda ekmeğin bir sorumlusu Erdoğan ise ikinci sorumlusu Bahçeli’dir.

‘ERDOĞAN, BAHÇELİ’NİN AĞZINA BAKMAK ZORUNDADIR’

En büyük öğretmen pratiktir, tecrübedir. 1 Kasımın ertesi gün bir daha 4 yıl seçim olmayacak biz de 4 yıl reform yapacağız demiştim. Türkiye’de 4 yıl içinde siyaseti temizleyecektim. Başbakanlığıma mal olan budur. Yapısal reformlar açıklamıştım. Ama 6 ay sonra bana karşı parti içi bir darbe yapıldı. Bu ülkede hiçbir siyasetçinin demokrasi kökleşene kadar erken seçim olmaz deme lüksü yok. Hukuken erken seçim zor. Hukuken Cumhurbaşkanı erken seçime götürür. Bahçeli fiili olarak götürebilir. Meclis’te ittifakı bozar, Cumhurbaşkanı’nın çalışmasını bütçe yoluyla engeller. Bahçeli istemezse bütçe çıkmaz. O yüzden Erdoğan, Bahçeli’nin ağzına bakmak zorundadır. Bahçeli bunu ister mi, 2001 ‘de 2018’de nasıl dediyse şimdi de der. Hukuken zor ama sosyolojik ve ekonomik şartlar seçimi zorunlu kılıyor. Bu ekonomik şartlarda hiçbir demokratik ülkede bir iktidar ayakta kalamaz. 2023’ü kesinle görmeyecekleri kanaatindeyim. Ekonomik şartlar bunu zorlar. Bu yükü taşımak istemeyen Bahçeli bir gün Erdoğan ne derse desin ülkeyi seçime götürmek zorunda kalabilir. Ya da Erdoğan’nın kendisi artık ülkeyi taşınamaz bir yükle, enkazla karşı karşıya bıraktığını öngörerek seçime gitme zorunluluğu hisseder. Ama 2021’de seçim muhtemeldir. 2022’de büyük ihtimaldir. 2023’e kalması ise bence küçük bir olasılıktır.