CHP’li Çakırözer: Ziyaret tam bir fiyasko

0
20
Utku Çakırözer

CHP Eskişehir Mebus Utku Çakırözer, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Amerika ziyaretine ait olarak, “Sonuca bakıyoruz umulanların hayata geçmediği bir ziyaret. Tam bir fiyasko” dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi, CHP Eskişehir Mebus Utku Çakırözer, TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyerek Erdoğan’ın New York ziyaretini değerlendirdi. Çakırözer, şunları söylemiş oldu:

“TAM BİR FİYASKO”

Türkiye Cumhuriyeti devletinin en tepesindeki Cumhurbaşkanının, Bakanların yurtdışına icra ettikleri ziyaretler daima mühim olmuştur. Bu ziyaretlerin değerlendirmesi Türkiye’nin milli çıkarlarına, güvenliğine istikrarına huzuruna katkı yapmış olup yapmamasıyla ölçülür. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan çok önemli bir kafileyle Amerika’ye gitti. Büyük diyorum hakkaten büyük. İki tayyare dolusu yüzlerle anlatılan sayıda kurul.. Bir de makam otomobillerini taşıyan A400 nakliye uçakları var. 5 gün sonrasında dün kurul döndü. Sonuca bakıyoruz umulanların hayata geçmediği bir ziyaret. Tam bir fiyasko.

“Amerika İLE SORUNLAR”

Amerika Başkanı Biden’ın ülkemize yönelik zamanı gerçeklerle bağdaşmayan hukuksuz soykırım iftirası hikayesinde Türkiye hala Devlet Başkanı düzeyinde tepkisini koymuş değil. Haziran ayında NATO’daki baş başa toplantıda ‘hamdolsun mevzu açılmadığı’ için reaksiyon verilmemişti. New York’ta da müzakere olmayınca yeniden reaksiyon verilmedi. Türkiye’nin ortağı olduğu F35 projesinde 1.4 milyar dolar doğrusu 13 milyar lira verdiğimiz F35 cenk uçaklarımıza Amerika yönetimi resmen el koydu. Bu haksızlık bu gezide giderilemedi. Türkiye F35 projesinden çıkarıldı. Eskişehir dahil birçok ilimizde müdafaa endüstri firmalarının milyar liralarla ölçülen sipariş iptalleri, zararları var. Bu mevzuda bir çözüm yok. Rusya’dan S400 hava müdafaa sistemi alındı. Amerika karşı diye kullanılamıyor. Bedeli 2.5 milyar dolar. Niye kullanmıyoruz? Madem kullanmayacaktık 20 milyar Türk lirasını bir kalemde iyi mi bu şekilde savurduk hala kimse anlamış değil. Suriye’de kurulmakta olan PKK devletine Amerika’nin desteği sürmekte. Bu mevzuda Türkiye’nin kaygısını giderecek hiç bir pozitif adım bu ziyarette de yok. 15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki adlar Amerika’de. İadesi hikayesinde en küçük bir adım yok.

“SORUNLU KONULARDA İLERLEME YOK”

Ziyarete baktığımızda sorunlu konulardan hiçbirinde ilerleme yok. İki tayyare dolusu Bakan, siyasetçi, koruma götürülmüş. Yetmemiş yeniden Cumhurbaşkanı ve kurul üyelerinin araçları Türkiye’den nakliye uçaklarıyla taşınmış. New York sokaklarında 34 plakalı makam araçlarıyla gezilmiş. Fakat Amerika ile hiç bir sorunumuz hallolmamış. Kısaca yenilip içilip geri dönülmüş. Daha vahimi bunların ele alınabileceği bir ikili buluşmanın yapılamamış olmasıdır. Liderler arası bir müzakere Erdoğan oldukca dilek etmesine karşın gerçekleşmemiştir. Bunun yerine seyahat öncesinde Dışişleri Bakan Yardımcılarının, seyahat esnasında da iki ülke dışişleri bakanlarının nezaket buluşması ile yetinilmiştir.

“ERKEN SEÇİM VURGUSU”

Fazlaca dilek edilen bu fotoğrafın verilememesi sayın Erdoğan’ın konuşmalarına bile yansımıştır. Bakın New York’a gittiği ilk gün Biden ile ne olursa olsun müzakere beklentisi var. O şekilde ki, Amerikan şirketlerinin yöneticilerine şunları diyor: ‘Türkiye ile Amerika iki kuvvetli ortak 70 senelik bağlaşık sağlam temele dayalı ilişki. Son dönemde ülkemiz arasındaki stratejik ortaklığın önemi değeri daha da arttı. Aramızda görüş ayrılığı olabilir. Fakat iki ülkede zorlukları aşma hikayesinde dirençli bir siyasal seka ve iade var. Kıymetli arkadaşım Biden ile Brüksel’de yaptığımız samimi ve kapsamlı toplantıda bu ortak irademizi teyit ettik.’ Bu şekilde diyor. Peki sonrasında ne oluyor. Biden görüşecekleriyle görüşüp New York’tan ayrılıyor. Erdoğan ile görüşmüyor. Bırakın görüşmeyi bir resim dahi yok. Bu sefer üç gün sonrasında dönüşte Erdoğan’ın üslubu değişiyor. Diyor ki: ‘Daha ilkin hiç bir Amerikan lideriyle bu durumu yaşamadım. Biden ile iyi başladık diyemem. Şu andaki gidiş hayra alamet değil. ABD dürüst davranmadı davranmıyor’ Evet bir reel var. O da şu: Bu beceriksiz ellerde, bu üç günde meydana getirilen ‘u’ dönüşleriyle Türk dış politikasının gidişi de hayra alamet değildir. Çıkış ekonomide, sağlıkta, dış politikada, eğitimde olsun her mevzuda Türkiye’nin bu beceriksiz kadrolardan kurtulmasıdır. Bunun yolu da yapılacak bir erken seçimdir

“İTİBARINIZ ARTMAZ”

Türk Evi’nin açılması kıvanç vericidir. Hikayesi 70’li yıllara dayanır, son zamanların Başbakanı Demirel, Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, Washington Büyükelçisi Melih Esenbel ve son zamanların New York Başkonsolosu Sıtkı Coşkun, Merkez Bankası Başkanı Cafer Tayyer Sadıklar ilk bina alımında alın terki dökenler. Hem onlara bununla birlikte şimdi Türkevi olarak hizmete oluşturulan binanın yapımında alın teri döken her insana teşekkür ederiz. Ülkemize hayırlı olsun. Fakat bir mevzuyu vurgulamak istiyorum. Ülkelere prestij, başarı kazandıran binalar değil, onların içinde olanların uyguladıkları politikalardır. Son New York ziyareti benzer biçimde plansız, programsız fiyasko geziler yapmış olursanız değil 34 kattan oluşan 134 kattan oluşan binanız olsa itibarınız artmaz

“PARİS İKLİM ANTLAŞMASINI ONAYLAMAK ÖNEMLİ”

Hepimiz senelerdir gönderin Meclis’e diyoruz. 197 ülke içinde 191 ‘i onaylamış. Altı ülke kalmış. Biri Türkiye. Bu ayıbı ortadan kaldırmak için iki tayyare dolusu adamla, uçaklar dolusu otomobille New York’a gitmeye gerek yoktu. Ek olarak onaylamak önemlidir. Fakat aslolan sorun onu uygulamaktır. Bugüne dek bu anlaşmada yüklenilen sorumluluğun iyi mi yerine getirileceği hikayesinde ne Erdoğan’ın ne de bakanlarının ağzından tek bir cümle çıkmamıştır.”