CHP’den Canan Kaftancıoğlu açıklaması

0
14
Canan Kaftancıoğlu

CHP’li Oğuz Kaan Salıcı, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun sözlerine ilişkin yaptığı açıklamada, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde Atatürk ile sorunu olan, Atatürk düşmanı olan, Atatürk düşmanlığı yapan, Atatürk tartışmaları içinde bulunan hiç kimse olmaz” dedi.

Sözcü Gazetesi yazarı Serpil Yılmaz köşe yazısında, internet ortamında yapılan Taksim Toplantıları’nın onur konuğu olan CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Atatürk’e atfen üç kez “Gazi Mustafa Kemal” ifadesini kullandığını yazmıştı.

Eski TBMM Başkanvekili Uluç Gürkan’ın, Kaftancıoğlu’na “Atatürk adını kullanmamak tercihiniz mi?” diye sorması üzerine Kaftancıoğlu’nun, “Kişilerin isimlerinden söz ederken, belirli alışkanlıklarla bunların özel atıflarla kategorize edilmesine karşıyım. Yıllardır kullandığım gibi bu şekilde ifade etmek, kendimi ait hissettiğim bir ifade olduğu için tercih ediyorum” yanıtını verdiğini aktarmıştı.

Kaftancıoğlu’nun ifadeleri üzerine CHP’li bazı isimler tepki göstermişti. Bunun üzerine sosyal medya hesabından açıklama yapan Kaftancıoğlu, Sözcü’nün haberine tepki göstererek, “Söz konusu yazının yayımlanmasıyla birlikte bugün sosyal medya üzerinden hakaret, küfür ve tehditlerle şahsıma saldıranlar, bu haberin yazılmasındaki asıl dert ve niyetin ne olduğunu açıkça ortaya koymuştur” demişti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) gündemine ilişkin düzenlediği basın toplantısında Canan Kaftancıoğlu’nun açıklamalarına yönelik gelen bir soruya yanıt verdi.

Salıcı, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde Atatürk ile sorunu olan, Atatürk düşmanı olan, Atatürk düşmanlığı yapan, Atatürk tartışmaları içinde bulunan hiç kimse olmaz. Olmaması çok normaldir çünkü burası Atatürk’ün kurduğu partidir” dedi.

“TÜRKİYE TARİHİNİN EN DÜŞÜK NOTU”

Salıcı, toplantıda gündeme yönelik değerlendirmelerde de bulundu. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in, Türkiye’nin kredi notunu ‘B1’den ‘B2’ye düşürmesi ve not görünümünü ‘negatif’ olarak belirlemesini değerlendiren Salıcı, “Bu seviye, Türkiye’nin 2001 krizindeki kredi notundan bile daha düşük bir not. Hatta bu, Türkiye tarihinin en düşük notu olarak kayıtlara geçti” diye konuştu.

Salıcı, uzaktan eğitimin sürdüğüne işaret ederek, Türkiye’de ne teknolojik altyapının ne de ailelerin refah düzeyinin uzaktan eğitim sistemine ayak uydurmasının mümkün olduğunu vurguladı.

“DUYARSIZ DAVRANAN İKTİDARLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Ordu’da ormanlık alan olarak geçen 9 bölge için altın arama ruhsatı verilmesinin gündemde olduğunu belirten Salıcı, bu bölgelerde altın arama ruhsatı verilmesi durumunda Ordu’daki ormanlık alanların üçte birinde maden arama faaliyeti gerçekleştirileceğini ifade etti.

Salıcı, bu konularda oldukça duyarsız davranan iktidarla karşı karşıya olunduğunu belirterek, Türkiye’nin özellikle Karadeniz bölgesinde iklim değişikliği, yanlış planlanmış hidroelektrik santralleri ve yanlış yapılaşmanın etkisiyle ağır bedeller ödediğini söyledi.

“DIŞ POLİTİKA, PARTİ POLİTİKASINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

CHP MYK’nin dün dış politika ve özellikle de Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere toplandığını hatırlatan Salıcı, AKP’nin devlet politikası olması gereken dış politikayı parti politikasına dönüştürdüğünü ifade etti.

Salıcı, dış politikayla ilgili bilgilendirme konusunda muhalefetin dışarıda bırakıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Cumhuriyet Halk Partisi olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’nin tüm basiretsiz dış politikasına rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve ülkemizin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını sonuna kadar savunacağımızın altını çiziyoruz. AKP gider, Kıbrıs kalır. AKP gider, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarları kalır ve Cumhuriyet Halk Partisi de o çıkarları sonuna kadar korumaya ve kollamaya devam eder.”

“SAYIN BAKAN’A GÜNAYDIN”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Salıcı, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, Yunanistan’ın adaları silahlandırmasına yönelik açıklamasına ilişkin soru üzerine Salıcı, “Günaydın, Sayın Bakan’a günaydın. Kendisi Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptı mı? Genelkurmay Başkanlığı yaptı mı? Şimdi de Milli Savunma Bakanı. Mensup olduğu siyasi parti 18 yıldır iktidarda. Defalarca söyledik, defalarca uyarıda bulunduk. Defalarca Türkiye’nin çıkarlarının yeterince korunmadığı, bu adaların silahsızlandırılması gerektiği konusunda uyarılarımız oldu. 18 yıldır neredeydiniz? Şimdi niye aklınıza geldi? Çok manidar bir durum. Bunu izah etmesi gereken Sayın Bakan’ın kendisi” değerlendirmesinde bulundu.

Salıcı, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Oruç Reis gemisinin Antalya açıklarında demirlemesi ve CHP’ye ilişkin açıklamalarına da değinerek, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Bakan ya da saraydaki tek adam, bir şey olduğunda koşa koşa Trump’ı arayıp bilgi veriyor mu? Putin’i arayıp bilgi veriyor mu? Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi ile Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Merkezi yürüyüşle 5 dakika. Bırakın telefon etmeyi falan, yürüyüşle 5 dakika. Milli dış politika, Putin’e, Trump’a, egemen güçlere bilgi vermeye, bu ülkenin ana muhalefet partisine, birkaç sene sonra onun oturduğu yerde oturacak Cumhuriyet Halk Partililere bilgi vermemeyi gerektiriyor. Bu mudur millilik? Bu mudur yerlilik? Bu nasıl dış politika, bu nasıl bir anlayış? Oruç Reis’i çekiyorsunuz ve ‘Rutin bir durum, tekrardan çıkaca.’ diyorsunuz. Takip edeceğiz.”

Bir soru üzerine, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘ekonominin pik yaptığına’ ilişkin açıklamasını da değerlendiren Salıcı, yurttaşların ekonomiye ve Türk lirasına karşı güven sorunu olduğunu vurguladı.

“BU YARGI DÜZENİNİ ONLAR YARATTILAR”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, Anayasa Mahkemesi’nin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan “Şehirler arası kara yollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez” hükmünü Anayasa’ya aykırı bulmasına ilişkin tepkisinin sorulması üzerine Salıcı, şunları söyledi:

“Bu düzeni onlar yarattı. Bu yargı düzenini onlar yarattı. Vatandaşın, ‘Tarafsız ve bağımsız yargı yoktur’ dediği, inanmadığı bu düzeni kendileri yarattı. Anayasa Mahkemesinden işlerine bir karar gelirse alkışlıyorlar, Anayasa Mahkemesi’nden işlerine gelmeyen bir karar çıkarsa çıkıp ağır eleştirilerde bulunuyorlar. Bunu bazen Soylu yapıyor ama çoğunlukla saraydaki tek adam yapıyor. Bu, doğru bir düzen değil, anlatmaya çalıştığımız bu.”