Buldan: Tabelamızı bile vermeyeceğiz

0
47
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında konuştu. Buldan, “AKP-MHP iktidarı sürdükçe bu ülkede hiç kimse güvende değildir. Ne toplumun, ne kadınların, ne emekçilerin ne kimlik ve inançların bugünü ve yarını güvende değildir,” dedi. HDP’ye açılan kapatma davasına değinen Buldan, “Sizin kapatma davasıyla HDP’den koparabileceğiniz sadece tabeladır, tabelayı bile vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Buldan konuşmasına şöyle devam etti:

“Hep birlikte büyük kriz ve kırılmaların yaşandığı dönemden geçiyoruz, Türkiye böyle bir dönemden geçiyor. Tüm toplumu kuşatan, tekçi, faşizan bir yönetim anlayışının hukuksuzluğuyla ve krizleriyle karşı karşıyayız. AKP-MHP iktidarı sürdükçe bu ülkede hiç kimse güvende değildir. Ne toplumun, ne kadınların, ne emekçilerin ne kimlik ve inançların bugünü ve yarını güvende değildir.

KAPATMA DAVASI

İki ortak Saray’da bize karşı kurtlar sofrası kurdu. Kapatma davası kararını, iki yıl önce büyükşehir belediyelerini kaybettikleri 31 Mart seçimi akşamı verdiler. 23 Haziran akşamı da kapatma davasını planlayarak, takvime bağlayarak düğmeye bastılar. Bu bu nedenle bu dava siyasi bir intikam davasıdır. Bu dava hukuki değil, siyasi bir davadır. Küçük ortak davanın savcısı, büyük ortak başsavcısıdır. Seçim kazanmak için HDP’yi kapatmak istiyorlar. HDP öyle sandığınız gibi kolay lokma değildir. Boğazınızda kalır, tıkanırsınız. HDP’siz Türkiye, HDP’siz meclis hayali kurmayın. HDP, milyonların desteğiyle dünden daha fazla büyüyecektir. Sizin kapatma davasıyla HDP’den koparabileceğiniz parça sadece tabeladır, tabelamızı bile vermeyeceğiz.

Newroz fotoğraflarına bir kez daha bakın, milyonlar ne dedi bir daha bakın. O yüzden boş yere HDP’siz bir Türkiye, HDP’siz bir Meclis hayali kurmayın

Halkın sorunlarına çözüm üretmesi gereken parlamento üzerinde yürütmenin vesayetini kurdular. Meclis’in denetim yetkisini bu iktidar kaldırdı, kuvvetler ayrılığını sonlandırdılar. Yargıyı sarayın sopası haline getirdiler. Kurallar, anayasaya ve hukuka göre değil tek adamın iki dudağı arasından çıkacak fermana göre alınmaktadır. Milyonlarca kürdün iradesini yok sayarak HDP belediyelerini gasp ettiler. Bunun yarın yıl dönümü. Boğaziçi’ne kayyum atadılar, Gezi Parkı’na el koymak için bir kayyum atadıklarını bir kez daha gördük.

28 Şubatçılar gibi herkesi fişlediler. Bugün Meclis Genel Kurulu’na getirecekleri yeni güvenlik soruşturması yasası bir fişleme yasasıdır ve kamuya yönelik tasfiyenin hazırlığıdır. Halkın ekonomik kaynaklarını tükettiler, insanları işsiz sofraları ekmeksiz bıraktılar. Toplumsal değerlerin içini boşalttılar yalanı yol haritası yaptılar.

Günde en az 2 kadın katlediliyor. Çözümleri ise İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmak olmuştur. İşkence, çıplak arama ayyuka çıkmışken iktidarın bulduğu çözüm Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekilliğini düşürmektir. Cumartesi Anneleri adalet mücadelesi veriyor, iktidarın çözümü onları yargılamak hakikatleri karartmaktır. Halk iktidardan kurtulmak için seçim sandığını talep etmektedir. Çözüm erken seçimdedir.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Bu sözleşme kadınların yıllarca dişiyle tırnağıyla binbir emekle mücadeleyle elde ettikleri bir kazanımdır. Bundan sonra failin biri cinayeti işleyense diğeri de İstanbul Sözleşmesi’ni ortadan kaldırandır. Kadınları başının örtüsüne göre, diline ve inancına göre ayıran erkek iktidarı bilmelidir ki biz kadınlar erkek sömürüne karşı biriz. Bütün kadınlara çağrımdır: Kadın hakları ve kazanımları bir bütündür biri gasp edildiğinde sıra diğerine gelecektir. Tüm kazanımlara bir bütün olarak sahip çıkmalıyız. Sizin çekilmeniz gereken yer oturduğunu koltuktur, iktidardır. Ya çekilip gideceksiniz ya da kadınlar bu erkek saltanatını bitirerek sizi gönderecektir.

İMRALI MESAJI

Demokratik uzlaşı, özgür bir siyaset ve evrensel hukukun çözümün ana hatlarını olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Diyalog ve müzakere bu hattın harcıdır. Bunun yolu da İmralı tecridinin kaldırılmasından ve diyalog kanallarının açılmasından geçmektedir.

KÜRŞAT AYVATOĞLU YORUMU: BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI

Türkiye her alanda olduğu gibi ekonomi de de büyük çöküş yaşamaktadır. Umutsuzluktan, çaresizlikten intihar edenler, destek alamadığı için batan esnaf, tarlasını ekemeyen traktörü hacizli çiftçi, evine gramla meyve sebze alan vatandaş, iş yerinde iliğine kadar sömürülen işçi ve tümüyle umudunu kesmiş işsiz… Son günlerde sosyal medya görüntüleri yansıdı biliyorsunuz. O görüntüler haksız zenginleşmeyle halkı nasıl yoksullaştırdıklarının belgesidir. Çürüme daha da derinlerdedir. AKP’nin bir büro memuru ihale zengini oluyorsa tepedekilerin zenginliğini varın siz düşünün. Bu sadece buzdağının görünen kısmıdır.

Gençler işsizlikten kırılırken KHK’li doçent çalıştığı inşaatta vincin altında can verirken, cebinde 1 lirası olmayan öğrenci intihar ederken AKP ve yandaş azınlıkları korkunç bir zenginlik içerisinde yaşamakta. AKP’nin bir büro elemanı milyoner, ihale zengini oluyorsa, tepedekilerin zenginliğini varın siz düşünün. Sarayı ve AKP’yi adeta paralel Merkez Bankası yaptılar. Halkın parasını buralara aktardılar ve yandaşlarına dağıttılar. Devam ediyorlar. Yoksullaşmanın en büyük nedeni bu çürümedir. Üstüne üstük, ekmek parasını bulamayan insanlarla alay eder gibi yastık altındakileri bankalara getirin diyen AKP Genel Başkanı’dır.