Bu gaz ‘Ayşe Teyze’nin faturasına yansımayacak: Umut pompalıyorlar

0
38
Büyük bir “şov”la takdim edilen “gaz keşfi”

Büyük bir “şov”la takdim edilen “gaz keşfi” ne yurttaşları ne uzmanları ne de piyasaları tatmin etti. Bu kez ‘şapkadan tavşan çıkaramayan’ iktidar eleştirileri “kıskançlık”la suçlarken, uzmanlar keşfin politik saiklerle alelacele ilan edildiği görüşünde.

Uzmanlar ise “müjde”nin ekonomiye etkisinin sınırlı olacağını, keşfin bir takım politik saiklerle alelacele ilan edildiğine dikkat çekti.

“MÜJDE”NİN BİLİMSEL YANI YOK

SiyasiPortal’akonuşan ekonomist Mustafa Sönmez “doğalgaz bulduk” açıklamasının AKP’nin kendi kitlesini konsolide etmek adına başvurduğu yöntemlerden birisi olduğuna dikkat çekerek, “AKP sahte umut yaratmaya çalışarak, bir yerlere tutunma çabası içerisinde hareket ediyor. Bu müjdenin bilimsel olarak ciddiye alınacak ve inanılacak bir tarafı yok” dedi. Erdoğan’ın “müjde” diyerek açıkladığı doğalgaz rezervinin tüm dünyanın sahip olduğu rezervlerin binde 1.6’sını oluşturduğunu kaydeden Sönmez, “Bu tüm dünyanın sahip olduğu rezerv miktarının yanında devede kulak kalır. Bulunan doğal gazın maliyeti, ithal edilen fiyatından yüksek olacak. Tümüyle propaganda kokan bir şov ile karşı karşıyayız. Zaten piyasalarda da olumlu bir hareketlilik olmadı. Muhalefet partisi CHP, bu hamlenin bir algı operasyonu olduğunu, ülkenin içerisinde yaşanan ekonomik krizin bir mizansenle kapatılmaya çalışıldığını anlatmak yerine, ‘ulusal’ bir mesele diyerek açıklamalarda bulundu. Bu ulusal bir kazanç değil” ifadelerini kullandı.

SİYASİLER BU TÜR MÜJDELERİ SEVER

Hemen hangi partiden olursa olsun, hangi düzeyde olursa olsun siyasilerin bu tür “mutlu haberleri” vermeyi sevdiklerini kaydeden Kadir Has Üniversitesi’nden Enerji Sistemleri Uzmanı Prof. Dr. Volkan Ediger “keşif” ilanının biraz hızlı ve erken olduğuna dikkat çekerek kuyunun henüz bitmediğini 200 metrenin sadece 100 metresinin delindiğini kaydetti. 320 milyar metreküpte kalınırsa bunun pek bir şey ifade etmeyeceğini söyleyen Ediger, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Uçağa binseniz, elinize ağır bir taş alsanız, pencereden atsanız, sondaj açsanız, oradan petrol çıkar. Petrol çıkmayan dünyada bir karış yer yok. Petrolün oluşumuna imkan veren iklimsel ortamlar hemen hemen her yerde olmuştur. Burada önemli olan şey ispatlanmış rezervdir. Yerin altından mevcut ekonomik ve teknolojik koşullarda çıkarıp satabileceğin net miktar önemlidir. Eğer yatırdığınız parayı fazlasıyla, faiziyle çıkaramıyorsanız, “Ben bu işte yokum” demeniz gerekir. Tükettiğimiz enerjinin yüzde 75’ini dışardan alıyoruz. Tüketici konumdan veya ithalatçı konumdan ihracatçı konuma geçebilir miyiz? Elbette geçemeyiz.”

PSİKOLOJİK ETKİ DIŞINDA FAYDASIZ

Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Şahinöz de benzer düşünenlerden. Doğalgaz müjdesinin ülke ekonomisine sadece kısmi psikolojik etki dışında bir faydası olmayacağını vurgulayan Şahinöz Mezopotamya Ajansı’na yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Ekonomide kısmi bir psikolojik etki yapar ama döviz kurları başta olmak üzere diğer alanlar üzerinde çok radikal bir değişiklik yapmaz. Uzmanlar bulunan doğalgazın, çıkarılması, üretilmesi ve işlenmesi sürecinin en az 5 yıl da olacağını söylüyor. Yani bugün bulanan doğalgaz hemen Ayşe teyzenin faturasına yansımayacak. Beş yıl sonra enerjide kısmi bir rahatlatma olabilir. Ama ne yazık ki başka alanlar üzerinde olumlu bir etki yapacağını söyleyemiyorum.”

40 MİLYARLIK REZERV EKONOMİYE İLAÇ OLMAZ

Uzun yıllara yayılmış 30-40 milyar dolarlık bir brüt rezervin ekonomiye olumlu etkisinin beklenemeyeceğini belirten Yeditepe Üniversitesi’nden Ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy da şöyle dedi: “Türkiye’nin son iki yılda küçülme ya da büyümemeden dolayı kaybı yaklaşık 80 milyar dolar. Yine turizmde gelir kaybı sadece bu yıl 20-35 milyar dolar iken, uzun yıllara sarih 30-40 milyar dolarlık brüt rezervin ekonomiye ilaç olmasını beklememek gerekir. Cari açık meselesinin enerji faturasıyla ilgisi yok. Özellikle de bizim gibi ülkelerde. Enerji faturası yükseldikçe, büyümeye verdiği katkı fatura maliyetinin çok üstünde olmaktadır.”

ALBAYRAK’A İKİ KEZ ÜST ÜSTE TEŞEKKÜR ETMESİ TESADÜF DEĞİL

Ekonomist Prof. Dr. Mustafa Durmuş’a göre Erdoğan tarafından verilen müjde bütün sıkışmışlığa rağmen piyasalar üzerinde olumlu etki yaratmazken, rezervlerin nasıl kullanılacağı sorusu açıkta kaldı. Durmuş, “Açıklamalardan bunu kimin nasıl işleteceğini görmedik. 2023 yılında doğal gazın sunulacağını açıkladı. Fakat 2023 yılı biliyorsunuz takıntılı bir yıl. Uzmanlar 7-10 yıl arası bir zaman alacağını söylüyor. Böyle bir teknolojiye sahip miyiz. O nedenle bu politik bir söylem olabilir. Buradan kitlelere yönelik ‘Biz bunları yapıyorsak siz de bize desteğinizi sürdürün ve 2023 yılında iktidarda olalım’ mesajı çıkıyor. Öte yandan var sayalım ki bu kaynak bulundu, işletildi, ekonomi de büyüdü. Bütün toplumsal sınıflara eşit derecede faydası olacak mı? Yoksa bundan birileri nemalanacak mı? Bunları sormak lazım. Erdoğan’ın konuşmaları sırasında Berat Albayrak’a iki kez üst üste teşekkür etmesi tesadüf değildi. Cumhurbaşkanı iki kez bakana teşekkür etti. ‘2017 yılında Enerji Bakanıydı onun sayesinde çalışmalar başlamıştı’ sözleriyle eleştiriler karşısında onu korumaya dönük çaba gibi kendisini gösterdi.”