Bahçeli: 104 emekli amiralin rütbeleri sökülmelidir

0
15
Devlet Bahçeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 104 emekli amiralin bildirisi hakkında, “104 emekli amiralin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları ellerinden alınmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Bildiriyle ilgili adli ve idari soruşturma derinleştirilerek tekemmül ettirilmelidir” açıklamasında bulundu.

Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

104 emekli amiralin, TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ilgili sözleri sonrası başlayan tartışmalara ve Deniz İkmal Komutanı Tuğamiral Mehmet Sarı’nın “takke ve cübbe” giydiği bir fotoğrafının basına yansımasına ilişkin ortak bir bildiri yayımlamasına değinen Bahçeli, “İbreti alem için, 104 emekli amiralin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları ellerinden alınmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Bildiriyle ilgili adli ve idari soruşturma derinleştirilerek tekemmül ettirilmelidir” dedi.

Bahçeli açıklamasında, “Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan Antlaşması’nın tamamlayıcı bir halkası, ayrılmaz bir parçasıdır. Aynı zamanda bizim kırmızı çizgimiz, Karadeniz’in barış ve istikrar güvencesidir” diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) de hedef alan Bahçeli, “Bu mahkemenin kapısına kilit vurularak yeniden yapılandırılması demokrasi sorumluluğudur. AYM’nin bir darbe mirası olduğu ortadadır” diye konuştu.

Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“1 yılı aşkın süredir beşeriyet vahim bir salgının pençesinde kıvranmaktadır. Covid-19 kaynaklı vaka ve vefat sayısında tedirgin edici bir artış gözlenmektedir. Sağlık her şeyin başıdır, bizlere düşen kontrollü ve tedbirli bir hayat planlamasıdır. Olumsuz tesirleri en aza çekmek maksadıyla devlet ve hükümetimiz yoğun çaba harcamaktadır. Maskeyi kola değil ağıza takmak, sosyal mesafeyi tutmak, hijyene titizlikle uymak virüsle savaşta en önemli kozumuzdur.

Aşılama çalışmaları memnuniyet verici düzeydedir. Dünya genelinde hala Covid-19’un tedavisinde kullanılan aşıya erişim sorunu varken, Türkiye’de aşılama sayısı 17 milyonu bulmuştur. Yerli aşı çalışmalarında ümit verici sonuçlar alınmıştır. Güç birliği yaparak, inanç birliği yaparak, kurallara uyarak musibeti yeneceğiz. Sağlık Bakanlığımıza, doktorlarımıza, hemşirelerimize tüm sağlık çalışanlarımıza kadar minnet duyuyor ve fedakarlıkları takdir ediyoruz. Bugünleri aşacağız. Türkiye haritası kırmızıya boyansa da umutsuzluğa kapılmayacağız.

126 eski büyükelçinin sorunlu bildirisi yayınlanmıştır. Montrö tartışmaları, Kanal İstanbul derken, Türkiye, 104 emekli amiralin bir nevi muhtırasıyla sarsılmıştır. Montrö, Lozan’ın tamamlayıcısıdır. Bizim kırmızı çizgimizdir. Hiç kimsenin Montrö’yü tartışmaya açtığı, feshedelim dediği de yoktur. Türkiye’nin kendi egemenlik sahasında denizyolu açmasının Montrö ile ne alakası vardır? 104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Mavi Vatanımızı bu çürüklerle nasıl savunacağız? Bu 104 emekli amiral bozuntusunu bir araya getiren, ortak bildiriye imza attıran asıl motivasyon nedir? İplerini tutan zihniyetin eşgali kimleri göstermektedir? Üzerinde durulması gereken bir diğer muamma ise; kokuşmuş bildiri ücretli midir? Bir tür kripto haberleşme midir? Bir süredir ülkemizin maruz kaldığı siyasal ve ekonomik sorunları aynı karanlık amaca, aynı kriz güzergahına ulaşma gayretidir. Bu 4 Nisan çıkışının detaylarıyla ele almak şarttır. Bunlar denizciliğin yüzkarasıdır.

Şimdi bu bildiriye imza atanların hesap verme vakti gelmiştir. İbreti alem için, 104 emekli amiralin rütbeleri sökülmelidir. Emeklilik hakları ellerinden alınmalı, emekli maaşları kesilmelidir. Bildiriyle ilgili adli ve idari soruşturma derinleştirilerek tekemmül ettirilmelidir.

CHP’Yİ HEDEF ALDI

CHP geçmişiyle müsemma tavrını yine sürdürmüştür. Darbeler tarihi bir bakıma CHP tarihidir. Darbelerle yüzleşmek CHP ile yüzleşmektir. Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz’a tiyatro demiş FETÖ’ye zeytin dalı uzatmıştır. Bu yandan çarklı 15 Temmuz gecesi korkakça tankların arasından sıyrılıp Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde soluğu almıştır. Kılıçdaroğlu yine şaşırtmamıştır. 4 Nisan bildirisinin neresi sahte gündemdir? Sahte olan sen misin, yoksa gündem midir? Soğan, patates, patlıcan kadar milli iradenin onuru yok mudur? Kılıçdaroğlu’nun iskelesi hasarlıdır, rotası savruktur, dümeni kırıktır, pusulası bozuktur, zihniyeti batıktır. CHP yönetimi bir kez daha demokrasiyle ters düşmüştür. Çapulcularla birleşmiştir. 4 Nisan’ın görülmeyen imzası Kılıçdaroğlu’na aittir.

CHP yönetimi demokrasi için ağır bir tehdittir, darbeci genetiğini, cuntacı özelliklerini saklamakta beis görmeyen faşist ve fuzuli bir zihniyettir.

AKŞENER’E ‘ZEVZEKLİK’ TEPKİSİ

Hıyarım var diyene tuz atıp koşan İP’in başı 104 emekli amirali zevzeklikle suçlamıştır. Bu ifade utanç vericidir. 104 şuursuz sadece gevezelik mi yapmıştır? İP’in başkanı zevzek arıyorsa etrafını kolaçan etmelidir. Parti yönetiminde bu zevzeklerden bol miktarda bulunmaktadır. Bu bildiriye zevzeklik demek, zevzekliktir. CHP ile İP tencere kapak misali yuvarlana yuvarlana birbirlerini bulmuşlardır. 4 Nisan bildirisine karşı duramayanlar zulmün karşısındadır.

HDP İDDİANAMESİNİN İADESİNE TEPKİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan, Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen HDP’nin temelli kapatılması hakkındaki iddianame eften püften bahanelerle iade edilmiştir. Terörle mücadele kararlılığının zirve yaptığı, kahraman güvenlik güçlerimizin mücadele ettiğisüreçe, Anayasa Mahkemesi’nin tutumu hükümsüzdür. Dağda elde edilen stratejik üstünlüğü TBMM’de kaybettirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. AYM adil bir karar vermemiştir. Bugün HDP’nin iddianamesini usul eksikleri varken iade eden zevat bir saatliğine de olsa dağda, ovada hainlerine karşısına çıkabilecek yürekliliği gösterebilecek midir? Biz millet ne diyorsa ona göre hareket ediyoruz. Biz azzi şehitlerimizin kemiklerini sızlatmama peşindeyiz.

“AYM’NİN KAPISINA KİLİT VURULARAK YENİDEN YAPILANDIRILMALI”

Halen AYM Başkanlığı’nı işgal eden şahsın, geçmişte Polis Akademisi başkanıyken, PKK açılımına nasıl evsahipliği yaptığını, 12 kötü adamı nasıl ağırladığını biz gayet iyi biliyoruz. O tarihlerde Polis Akademisi’nde sözde Kürt Çalıştayı düzenleyen zat AYM Başkanı’dır. Mahkeme başkanının tarafsızlığı söz konusu değildir. Bu mahkemenin kapısına kilit vurularak yeniden yapılandırılması demokrasi sorumluluğudur. AYM’nin bir darbe mirası olduğu ortadadır.

AYM ayet hükmü değildir. Yapısı değişebilecek, daha verimli çalışması sağlanabilecektir. Hiç kimse bize durum hatırlatması yapmasın. Bzi neyin ne olduğunun farkındayız. AYM bugünkü haliyle devam edemez, inandırıcılığından bahsedilemez. Türk milleti yeni ve tarihi özelliklerine uygun yeni bir yüksek mahkeme kurmaya muktedirdir.

AYM’nin kapatılmasıyla ilgili teklifi sulandırmaya çalışanları şaşkınlıkla izlediğimizi, alayının sözlerini not ettiğimizi, sırası geldiğinde önlerine koyacağımıza herkesin hatırlaması lazım. PKK’nın siyaset ayağı HDP kapatılmaldır. Bölücülüğe neşter vurulmaldır.”