Babacan: Erdoğan iki seçenek arasında tercih yapmak zorunda kalacak

0
19
Ali Babacan

AKP hükümetlerinde uzun yıllar ekonomiyi yöneten DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Erdoğan iki seçenek arasında seçim yapmak zorunda kalacak: Kendi siyasi sermayesini harcayacak ya da Türkiye’nin ekonomik ve mali sistemini bozacak” dedi.

Reuters ile gerçekleştirdiği söyleşide, Erdoğan yönetiminin TL’deki değer kaybının ve rezervlerdeki kaybın önüne geçmek adına doğru stratejileri uygulayamadığını belirten Babacan, Türkiye’nin güveni yeniden tesis etmekten ve yatırım çekmekten başka bir şansı olmadığını belirtti.

Babacan “Siyasi çerçeve ışığında korkarım hükümet için sadece ekonomi yönetimindeki, TCMB’de veya bakanlıkta birkaç kişi değiştirerek işleri düzeltmesi çok zor olacak” dedi.

Cumhurbaşkanı’nın yeni ekonomi yönetimine faiz konusunda alan açıp açmadığını bilmediğini belirten Babacan, “Faiz oranları konusunda bir karar verseler bile bu, cumhurbaşkanının onayıyla olacak” dedi ve şöyle devam etti:

“Önümüzdeki hafta yapılacak para politikası toplantısı TCMB için önemli bir kredibilite testi olacak. Ama o zaman Erdoğan iki seçenek arasında seçim yapmak zorunda kalacak: Kendi siyasi sermayesini harcayacak ya da Türkiye’nin ekonomik ve mali sistemini bozacak.”

Babacan, “Merkez Bankası’nın faiz artırımı yapmasına izin verirse, siyasi sermayesi azalacak, çünkü muhalefet soracak; eğer bu doğruysa neden bu kadar uzun süre beklediniz ve ülke için büyük bir fırsata mal oldunuz. Ya da faiz artırımına izin vermezse, sonuçları kısa vadede biraz olumsuz olabilir. Göreceğiz” dedi.

KUR KRİZİ KAPIDA

Babacan, ekonomi konusunda “endişeli” olduğunu belirterek, “İşlerin gidişatı konusunda üzgünüz ve çok endişeliyiz; çünkü ülke için kaçırılan fırsattan ve Türkiye’nin içine girdiği durumdan dolayı üzgünüz, bu kötü delik, kötü yönetişim ve kötü yönetim yüzünden” dedi.

Bankacıların örtülü faiz artışı olarak da adlandırdığı TCMB faiz koridoru için “Olağandışı, ve belki tuhaf ama yine de şeffaf” diyen Babacan, “Ancak döviz müdahalelerine baktığınızda şeffaflık yok. Son iki yıldır devlet bankaları aracılığıyla büyük müdahaleler yapıldı ve bu çok korkutucu… 130 milyar doların üzerinde döviz müdahalesi yapıldı. Çok büyük bir bedel ama ne oldu? Hâlâ tekrar tekrar bir kur krizi. Yani bir rasyonellik eksikliği ve bir kişinin içgüdüleri, duyguları ve kişisel inançları var. Bu çok tehlikeli bir plan” şeklinde konuştu.