Avrupa, İran’la yapılan nükleer anlaşmadaki İhtilaf Çözüm Mekanizması’nı işletecek

0
57
Avrupa, İran'la yapılan nükleer anlaşmadaki İhtilaf Çözüm Mekanizması'nı işletecek

E3 olarak bilinen İngiltere, Almanya ve Fransa Dışişleri Bakanlarının ortak açıklamasında, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini düzenleyen Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (JCPOA) korunmasının önemine değinildi.

Ancak İran’ın Mayıs 2019’da anlaşmanın bazı hükümlerini yerine getirmeyeceğini açıkladığı, çabalara rağmen Tahran’ın bu yöndeki adımlarının devam ettiği ve 5 Ocak’ta da uranyum zenginleştirmede kullanılan santrifüj sayısına getirilen sınırlamalarla ilgili yükümlülüklere de uymayacağını açıkladığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

“İran’ın eylemleri göz önüne alındığında, İran’ın JCPOA kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediği yönündeki endişelerimizi kayda geçirmek ve bu konuyu paragraf 36’da belirtilen İhtilaf Çözüm Mekanizması altındaki Ortak Komisyona taşımadan başka seçeneğimiz kalmadı.”

Bu adımın anlaşmayı korumak ve sorunu diplomatik yollarla çözmek amacıyla atıldığı ve E3’ün İran’a karşı ABD’nin “azami baskı uygulama” politikasına katılmadığı kaydedildi.

İhtilaf Çözüm Mekanizması, ilgili bakanlara herhangi bir sorunun çözümü için iki hafta süre tanıyor ancak tüm tarafların kabul etmesi durumunda bu süre uzatılabiliyor. Bir danışma kurulunun kurulmasına karar verilmesi durumunda ise 20 gün ek süre verilebiliyor.

Nükleer anlaşma

İran ile Çin, Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) arasında 2015’te Tahran’ın nükleer faaliyetlerinin düzenlendiği ve denetim altına alındığı bir anlaşma imzalanmıştı.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesinin ardından Washington, anlaşmadan tek taraflı çekilerek, İran’a yeniden yaptırım uygulamaya başlamıştı.

Anlaşmanın diğer taraflarından Washington’u durdurmasını isteyen ancak bunda başarılı olamayan İran, Temmuz 2019’da nükleer anlaşmanın bazı maddelerini, 5 Ocak’ta da anlaşmadan kaynaklanan tüm taahhütleri askıya aldığını açıklamıştı.

Tahran, yaptırımların kalkması ve menfaatlerin temin edilmesi halinde yeniden anlaşmaya dönmeye hazır olduğunu ifade etmişti.