Ankara “Artık Sisi’yi eleştirmeyin” dedi, Mısırlı muhalif kanallar dizi yayınlamaya başladı

0
31
Recep Tayyip Erdoğan Abdülfettah el Sisi

Türkiye, 2013’ten beri ilişkilerin kesildiği Mısır’la yeniden diplomatik ilişkiler kurmanın adımlarını atıyor. Bu adımlardan biri de, İstanbul’da Mısır’a muhalif yayınlar yapan kanalların eleştirilerine son vermesine yönelik talepti. Kanallar, Ankara’dan gelen talep sonrasında haberler ve canlı yayınlara sonra verdi, dizi ve dini programlar yayınlamaya başladı. Müslüman Kardeşler’den de Mısırlı muhalif kanallara Türkiye’nin taleplerine uyma çağrısı yapıldı.

Mısır Genelkurmay Başkanı Abdülfettah el Sisi komutasındaki Mısır silahlı kuvvetleri 3 Temmuz 2013’te darbeyle Muhammed Mursi yönetimini devirdi. Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler koparken, birçok muhalif Mısırlı Türkiye’ye sığındı. Gelenler arasında muhalif gazeteciler de vardı. O dönem Mısır’a yayın yapacak televizyonlar kurdular. Canlı yayınlar ve haberlerle Mısır yönetimini eleştiren televizyonlar yayınlarını bu zamana kadar sürdürdü.

Mısır ile Türkiye arasındaki diplomatik temaslar bu yıl yeniden başladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da 12 Mart’ta yaptığı açıklamada, Mısır’la ilişkilerin başladığını resmen açıklayarak, “Gönlümüz özellikle ister ki Mısır ile bu süreci çok daha güçlü bir şekilde devam ettirelim. İstihbari, diplomatik, siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra biz bunu çok daha ileri kademelere taşırız” dedi.

Hürriyet’te yer alan habere göre, bu gelişmeler üzerine İstanbul’dan Mısır’a yayın yapan muhalif kanallar canlı yayınlarına son verdi. Kanallarda eski televizyon dizileri ve dini içerikli programlar verilmeye başlandı. Kanal yöneticileri, bu konuda polisten uyarı aldıklarını iddia etti.

İHVAN’DAN TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİ YORUMU

Katar merkezli Al Jazeera Mubasher televizyonuna konuşan Müslüman Kardeşler (İhvan) Rehberlik Konseyi Başkan Vekili İbrahim Munir de, Mısırlı kanalların durumu hakkında ve Türkiye’nin yeniden kurmaya çalıştığı diplomatik ilişkilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile Mısır arasında bir yakınlaşma olması durumunda bazı İhvan yöneticilerinin Mısır’a teslim edilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkin soruyu Munir, “Türk yönetimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk halkı, siyasi mülteciye saygı duyuyor. Uluslararası kanunlar da buna (siyasi mültecilerin teslim edilmesine) karşı çıkıyor ve Türkiye de bu kanunlara bağlı. Biz de Türkiye’nin bu eğiliminin değişmeyeceğini iyi biliyoruz. Türkiye dürüst ve manevra yapmıyor” şeklinde yanıtladı.

“TÜRKİYE’NİN TALEPLERİNE UYUN” ÇAĞRISI

Türkiye’nin İhvan’a bağlı ya da ona yakın uydu kanallarını kapatıp kapatmayacağı konusunda ise Munir, kanalların kapatılmayacağını ancak Mısır’la ilgili siyasi söylemde ve üslupta değişim olması, bu bakımdan Türk basın yayın kurallarına uyulması gerektiğini ve Türkiye’nin bunu talep etme hakkı olduğunu söyledi.

Türkiye’deki Mısırlı muhalif basın çalışanlarına seslenen Munir, ev sahibi ülkenin taleplerine icabet edilmesi gerektiğini vurguladı.

“UZLAŞMAYA KARŞI ÇIKMIYORUZ”

İki ülke arasında yakınlaşma olması durumunda Türkiye’nin İhvan ile Mısır yönetimi arasında ara buluculuk yapma ihtimaline ilişkin de Munir, şunları kaydetti:

“Hayır işleyenin önünde durmayız. Türk yönetimi, Mısır’da çok büyük zulümler işlendiğini, tutuklamalar ve idamlar olduğunu biliyor. Gerçekleşecek bir uzlaşıda bunun göz ardı edilmesi söz konusu olamaz. Sonuç olarak rejimle yaşanan bu krizi çözecek olana teşekkür ederiz.”

Yakınlaşmanın, İhvan’ın, Mısır hükümetiyle uzlaşması için bir fırsat olup olmadığı sorusuna Munir, “Uzlaşıya karşı çıkmadıkları ancak kendilerinin de bazı hakları olduğu” cevabını verdi.

İhvan’ın Mısır’daki muhalefetin tamamını temsil etmediğini kaydeden Munir, rejimle uzlaşı kapısının açılması ve bunun tüm muhaliflere sunulması durumunda buna karşı çıkmayacaklarını, çıkarlarsa hata yapmış olacaklarını dile getirdi.

NE OLMUŞTU?

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 12 Mart’ta dış politikaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleştirilmesinde iki ülkenin de herhangi bir ön koşul öne sürüp sürmediğinin sorulması üzerine, şu yanıtı vermişti:

“Herhangi bir ön koşul Mısırlılardan gelmedi. Bizden de herhangi bir ön koşul şu anda gitmedi. Ama yıllarca bağlar kopuk olunca bir günde hiçbir şey olmamış gibi hareket etmek de o kadar kolay olmuyor. Yavaş yavaş görüşerek, bir yol haritası belirleyerek ve o konularda adım atarak oluşuyor.

Yıllardır ister istemez bu kadar kopukluk olunca bir güven eksikliği de oluyor. Bu normal, iki tarafta da olabilir. O nedenle belli bir strateji, yol haritası çerçevesinde görüşmeler oluyor, devam ediyor. Mısır ile hem istihbarat düzeyinde hem de dışişleri bakanlıkları düzeyinde temaslarımız var. Diplomatik düzeyde temaslarımız başladı.”

Mısırlı bir istihbarat yetkilisi de 12 Mart’ta, Türk istihbaratından, Kahire’de toplantı yapılması yününde talep aldıklarını ve bunu memnuniyetle karşıladıklarını söylemişti.