Akşener’den ‘Aç olarak dolaşanları buyurun siz de doyuruverin’ diyen Erdoğan’a: Hay hay muhterem, kalk o sandalyeden

0
20
Meral Akşener

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, esnaf ziyaretleri kapsamında Zonguldak’ı ziyaret etti.

Akşener, “Safranbolu’da kahveci esnafı bana bir adet pankart verdi, ‘Açız… açız… açız…’ yazıyor. Ben de onlara laf verdim, (pankartı) Meclis’te göstereceğim dedim. Gösterdim, ağa kızdı… Fazlaca kızdı… Kahveci esnafına döndü dedi ki, ‘Nankörler…’ Döndü bana dedi ki, ‘Madem bunlar açsa sen doyur…’ Hay hay muhterem, kalk o sandalyeden. Devletin rolü açları tatmin etmek, çıplağı giydirmek, işsize iş vermektir” diye konuştu.

Akşener, şöyleki devam etti:

“Burada esnafla, dertli insanlarla konuşurken ben propaganda yapmıyorum o dükkanın içerisinde. Bir tek sizi konuşuyoruz, Meclis’e getiriyoruz ve çözümü için talepte bulunuyoruz. Fazlaca rahatsız oluyor ağalar… Bir şey daha görüyorum, benim haricinde gelen yok. Ağalar nerede? Hadi genel başkanları geçtik, milletvekilleri gelmiyor. Bürokrasi, seçmenin özne olduğu, velinimet olduğu bir görevdir. Unutuldunuz… Iyi mi alan kişi, esnafın velinimetiyse; siyasetçinin de velinimeti seçmendir. Ben, sizin velinimet olmanız için geziyorum. Anlatmaya çalıştığım şey şu: Reel dertlerden kaçmak için, bir defa size gelmiyorlar. Fakat size dönülüyor, deniliyor ki, ‘vah vah vah, şu şucuymuş; bu da bucuymuş…’ Size ne, bana ne… İşsiz gencimin derdine deva aramak varken, ‘şu şucu, bu bucu…’ Size ne? Ağaların işine yarıyor. Bundan sonrasında siz konuşulacaksınız. Oluşturmaya çalıştığım şey bu. Siz o oyu o denli değerli hale getirin ki, ağalar benim benzer biçimde kafayı diksin, size doğru baksın.”

Silahlı saldırıya uğrayan Yomra Belediye Başkanı hakkındaki izahat

Akşener, Gökçebey ziyaretini tamamladıktan sonrasında, programı takip eden basın mensuplarına bir izahat yapmış oldu ve arkasından gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin Trabzon Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’a meydana getirilen silahlı atak hakkındaki düşüncelerini sorması üstüne Akşener, şunları söylemiş oldu:

“Sabah Belediye Başkanımızla konuştuk Tanrı’tan bir şey yok. Tam olarak ne olduğuna dair kendisinin bir fikri yoktu fakat Türkiye’de bunlar fazlaca olağan hale geldi, aslolan sorgulanması ihtiyaç duyulan budur. Bu faillerin bulunup “neydi?”nin cevabının alınmadığı bir Türkiye’de yaşıyoruz. Benim evim basıldı, failleri beraat etti. Sayın Kılıçdaroğlu linçe uğradı faali berat etti bu şekilde bir Türkiye’de Yomra Belediye Başkanımızın kurşunla karşılaşması fazlaca fazlaca fazlaca vahim bir hadisedir. Tanrı korumuş canına bir şey olmamış.

‘Bu tür olayların önünün kesilmesi için yapanın yanına kar kalmaması gerek’

İYİ Parti Genel Başkanı olarak ve eski İçişleri Bakanı olarak söyleyeceğim şey şudur; hem savcıları hem hakimleri hem kolluk güçlerinin yöneticilerini, siyasilere sesleniyorum her bir vukuat linç baskın, haksızlık, hukuki olarak ortada bırakıldığı süre takipsizlik verildiği süre hiç bir süre hukuki ceza verilmediği süre yarın insanoğlu sokakta gezemez hale gelir, nitekim o şekilde. Bir başka şey daha olur, bu devran döndüğü süre bu mevzunun gerisinde durup hukuku işletmeyenler benzer durumlarla yüz yüze bırakılırlar Türkiye kabine devleti haline rotatif. Dolayısıyla devlet insanlığının devleti yönetmenin ciddiyetinin önde olması gerekiyor. Ben bugün Türkiye’yi yönetenlere sesleniyorum bu tür olayların önünün kesilmesi için yapanın yanına kar kalmaması gerekiyor.”

‘İstanbul’da bunun yapılmasına müsaade etmeyeceğiz’

Kanal İstanbul projesine 26 Haziran tarihinde başlanacağının hatırlatılması üstüne Akşener, şu açıklamayı yapmış oldu:

“İstanbul’a ihanettir pek fazlaca ihanet yapılmış oldu bu ülkenin doğasına, insanlarına sonrasında çıkılıp özür dilendi Tanrı’ım beni affet milletim beni affet fakat bu kanal İstanbul bu af dilemelerinin fazlaca ötesinde olur. Orada attığınız her adım geri dönülemeyecek derecede zarar verecektir. O nedenle çarşamba günkü öbek konuşmamda dediğim benzer biçimde bu ihaleye girecek yerli yabancı her insana sesleniyorum, bu iktidar sandıkta vatandaşın oylarıyla seçimle gidiyor dolayısıyla beş kuruş alamazsınız. Bu ihaleye girmemeleri gerekiyor. Bu İstanbul’a da ihanettir Türkiye’ye de ihanettir. İşte Marmara Denizinin şu anda müsilaj denilen korkulu bir tabiat sorunu ile yüz yüze kalması benzer biçimde. İstanbul’a bunun yapılmasını müsaade etmeyeceğiz.”

‘Hepimiz seçmenin sesiyiz, seçmen erken seçim istiyor’

Akşener, erken seçim hikayesinde değerlendirmelerinin sorulması üstüne şu cevabı verdi:

“Seçmen erken seçim istiyor. Kısaca bizler seçmenin sesiyiz karşıcılık böyle bir durum halkın avukatı demek. Hepimiz geliyoruz seçimlerde bizlere diyorlar ki, bizler sizi, avukatımız seçtik bekleyin bakalım. İktidara da diyorsunuz ki, hadi bizi yönetin. Hepimiz vatandaşın avukatı olarak bununla birlikte iktidarı denetleyen, yönlendiren size dair talepleri ileten bir pozisyondayız. Siz bana diyorsunuz ki, seçmen diyor ki, seçim isteyin dayanamıyoruz artık. Kulak üzerine yatılıyor, pek fazlaca iddia var, bugün benim kulağıma bir kadın eğildi dedi ki, Atilla Uras’ın kızını izlemiş, tankla otelin bahçesine girilmiş ve bir evim var ben şimdi onu gördüm birileri gelip de evimi elimden alırlar mı diye sordu bana. Bu şekilde bir sistemde Türkiye’yi yönetenler hukukuyla idaresiyle kesinlikle ve kesinlikle bu korkuların bu endişelerin hem müsebbiplerini kenara geçirmek zorundalar bununla birlikte bu endişelerin ortadan kalkması için somut hukuki adaletli adımlar atması lazım bunu yapmadıkları için yurttaş seçim istiyor, bizlere diyorlar ki, bunu seslendir.”