Bu devran böyle sürmez

0
11
Bu devran böyle sürmez

Cumhurbaşkanı, Maliye Bakanı, Çalışma Bakanı ve diğer tüm AKP’liler ağız birliği etmiş, memlekette işlerin ne kadar güzel gittiğini anlatıyor. Büyük salonlarda, iddialı laflar ortalara dökülüyor. Yurttaş yaşadığı büyük çaresizliği unutsun diye her gün ‘cambaza bak’ oyunu sahneliyor. Aksaray’da yaşanan vicdansızlık, toplu intiharlar, büyük işçi kıyımları derken, her şey normalmiş gibi ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Hatta yeni düzenlemeler gündemine alarak ekonomik krizi konuşmayı bile yasaklamaya çalışıyor.

SİYASİLER GÜLEBİLİYOR

Bir haftada 4’er kişilik iki ailenin ‘geçim sıkıntısı’ nedeniyle yaşamına son vermesiyle artan yoksulluğun payından ve siyasi sorumluluktan bahsetmek kaçınılmaz hale geldi. TÜİK’in istatistiklerine göre 2002-2018 yılları arasında intihar nedeni, ‘geçim zorluğu’ olarak belirlenen insan sayısı 4 bin 481 kişi. Bu karanlık tablo karşısında ise iktidar kanadından yapılan açıklamalar skandal olarak tarihe geçti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Plan Bütçe Komisyonu sırasında 4 kardeşin ölümüyle ilgili soruya “Açlıktan, sefaletten, fakirlikten intihar şeklinde bir açıklama yapıldı. Bu doğru değildir” yanıtını verdi. Ardından, AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir, yine Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2002 yılında asgari ücretle bin 707 tane yumurta alınabildiğini 2019’da ise ekonomik şartların iyileşmesine bağlı olarak 4 bin 375 tane yumurta alınabildiğini kaydetti. Gülerek, “Elektriği, doğalgazı onları geçiyorum” ifadelerini kullanan vekile komisyonda yer alan milletvekillerinden bazıları “Elektriği de doğalgazı da söyle” diye tepki gösterdi. Aydemir’in yanıtı sadece yüksek sesle gülmeye devam etmek oldu.

► 6 milyon işsize ‘iş beğenmiyor’ diyorlar

CHP‘nin hazırladığı Gençlik Raporu’na göre, üniversite mezunu işsizler 15 yılda 10 kat arttı. Raporda, Her 100 üniversite mezunundan 26’sı işsiz olduğu Türkiye’de ne çalışan ne de okuyan 6 milyon gencin kayıp nesil olarak yetiştiği vurgulandı. AKP Konya Milletvekili Halil Etyemez ise, ülkede ekonomik kriz olmadığını, sorunun ‘insanların iş beğenmemesi’ olduğunu söyledi.

► İş cinayetlerin araştırılmasına bile izin vermiyorlar

İSİG Meclisi’nin verilerine göre ekim ayında ikisi çocuk yedisi kadın olmak üzere en az 155 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2019 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçi sayısı bin 477 oldu. 2018 yılında en az 73 işçi işyeri içinde ve işyeri dışında ise işe bağlı olarak intihar ederek yaşamını yitirdi. AKP döneminde, toplamda ise 22 bini aşkın işçi hayatını kaybetti. Buna karşın, her dönem meclise sunulan ‘iş cinayetleri ve işçi güvenliği’ önergeleri AKP’li vekillerin oylarıyla reddedildi.

► Zam üstüne zam…

Ekonomik krizin varlığını dahi kabul etmeyen iktidar, krizin yükünü halka taşıtmayı da iş edindi. Eylül 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğalgaz fiyatlarına yüzde 14,90 zam yapıldı. Bu zamla doğalgaz fiyatları iki ay içinde yaklaşık yüzde 30 oranında zamlanmış oldu. Zamlar sadece doğalgazla da sınırlı kalmadı. Elektrik fiyatlarına son bir yılda on kez zam yapıldı. Bu zamları ulaşıma, gıdaya, akaryakıta, iletişime, vergiye varana kadar her alandaki ‘değişiklik’ takip etti. Dijital Hizmet Vergisi, Değerli Konut Vergisi, Konaklama Vergisi gibi hayatımıza yeni vergi düzenlemeleri getirildi. 2020 bütçesinde ise 600 Ek Gösterge, Emeklilikte Yaşa Takılanlar, parasız eğitim, sağlık, sosyal yardım, kısacası asgari ücretli, sabit ve dar gelirli için olumlu hiçbir şey yer almadı.

► Kendi sofraları ballı, kaymaklı…

Vatandaş bunları yaşarken AKP’lilerin bir eli yağda diğeri balda. Sadece kendileri değil etraflarında olan herkes için de “Bal tutan parmağını yaladı” demek mümkün. Tasarruf yanlarına bile uğramadı. Devletin ‘itibarından tasarruf edilmez’ denilerek, ‘Saraylar, hanlar, yalılar, uçaklar, yüklü banka hesapları’ gündemden düşmez oldu.

TESLİM OLMAYALIM

Umut kıran gelişmeler yaşanırken, halk teslim olunsun isteniyor. İnsanlar suçu kendinde arasın, kendisiyle hesaplaşsın isteniyor. Medyanın yüzde 95’i görmese de muhalefet partileri anlamsız gündemlerle uğraşsalar da bu böyle gitmeyecek. Dünyanın her köşesinde yanan ateşe bakmak yeterli. Yok sayılanların sesi her zamankinden daha güçlü. Bizde de çok açık ki bıçak kemiğe dayandı. Sadece su akacağı yatağı arıyor.